• $7,5422
  • €9,0323
  • 411.169
  • 1538.04
24 Ocak 2021 Pazar

Bağımlılıkla göbek bağımız: Ebeveynler

Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Dinle
YAZARIN SAYFASI

Yolculuklar hazırlık dönemleri ile şekillenen süreçlerdir sevgili okurlarım. Her yolculuğun kalite ve yüksek iyilik hali yolda karşımıza çıkabilecek engellerden etkilendiği gibi, yolculuğun hazırlık safhaları ile de yakından ilişkilidir. İnsan hayatının da bir yolculuk olduğunu tahayyül edersek pek de yanılmış sayılmayız. Ve bu yolculuğun dünyadaki ilk durağı da aziz annelerimizin bedenleridir. Bizi bir damladan ve en güzel surette halk eden Rabbimiz, bizleri annemizle aynı bedende buluşturur. Bu bakış açısıyla, sağlıklı bir insan hayatının ikame ve idamesinde annelere ve tabii ki de babalara büyük sorumluluklar düştüğü aşikardır.

Saygın Tıp Dergilerinden biri olan Toxicological Sciences’ta yayınlanan bilimsel bir çalışmada (Toxicol Sci. 2020. PMID: 32766841) ortaya konulan gerçekler bakınız meseleyi nasıl da ilmi bir perspektiften bizlere sunuyor:

“Gebelikte sigara içimi erken doğum, gebelik kayıpları, bebekte gelişme geriliği, düşük doğum ağırlığı ve ani bebek ölümleri ile ilişkili bulunmuştur. Anne gebelikte sigara içimini bıraktığında bu sonuçlarda önemli bir iyileşme olmaktadır. Nikotin artık nöroteratojen olarak düşünülmekte ve beyin gelişiminin olduğu dönemde nikotine maruz kalınması beyinde morfolojik ve fonksiyonel değişiklikler oluşturmaktadır. Gebelikte sigara içen annelerin çocuklarında dil öğrenmede zorluklar, düşük IQ, anksiyete, dikkat eksikliği ve hiperaktivite sendromu bildirilmiştir. Annenin günlük içtiği sigara sayısı arttıkça dikkat eksikliği ve hiperaktivite sendromunun şiddeti de artmaktadır.

Gebelikte sigara içimi bebekte metabolik bozukluklara da yol açmakta, obezite, diyabet ve hipertansiyon riskini arttırmaktadır. Bu çocuklarda solunum yolu hastalıkları da artmakta, alt ve üst solunum yolu enfeksiyonları, bronşit, astım daha sık izlenmektedir. Akciğerler anne karnında gelişim evresinde nikotine maruz kaldığında akciğer hacmi ve büyüklüğü kısıtlanmakta, oksijen alımının sağlandığı alveolar yüzey azalmaktadır.

Anne karnındaki bebeğin nikotine maruz kalmasının uzun dönem sonuçlarından en trajik olanı da çocukluk çağı kanserleridir. Beyin tümörü, hepatoblastom, lösemi ve lenfoma riski bu çocuklarda daha çok görülmekle birlikte, genler üzerine toksik etkisiyle erişkin yaşamda dahi tümör riskini arttırmaktadır. Özellikle genetik ve epigenetik değişikliklerle tümor supresör genlerde ve DNA üzerinde hasarlar yaparak tümör gelişimine yol açmaktadır.”

Hani meşhur bir söz vardır ya “her koyun kendi bacağından asılır” diye! Maalesef tütün kullananlar, sadece kendi bacağıyla asılmakla kalmamakta kuzularını da vahim bir sürece sürüklemektedirler.

İnsan, özellikle de ebeveynler anne karnından yetişkinlik dönemlerine kadar evlatlarının üzerlerine her konuda titrerler. Ama bazen bu hassasiyet, gözden kaçan sorumsuzluklarla gözümüzün nuru evlatlarımızın aleyhinde sonuçlar doğurabilir. Sağlıklı beslenmek bir yana, sağlıksız ve yasaklı maddeleri tüketen ebeveynler (anne baba) ve aynı ortamı paylaşan yakınları olarak direkt veya dolaylı yollarla çocuklarını da bu tüketime ortak etmekte ve büyütmek için hayaller kurdukları çocuklarını adeta tüketmektedirler. Sorumluluk duygusunun belki de en fıtri ve insani zemini olan ebeveyn-çocuk ilişkileri; hem yüksek refah ve sağlıklı yaşam koşullarının; faydalı ve istendik hallerin devamlılığının sahası olmakta ve hem de hiç arzu etmediğimiz bedensel, ruhsal; içtimai ve kişisel travmaların devamı olabilmektedir. Sigara vb. tütün mamulleri, alkol, uyuşturucu gibi melanetler adeta genetik bir miras gibi ebeveynlerden çocuklara geçmektedirler. Hamilelik döneminde annesinin içtiği sigara veya nargile, elektronik sigaralar dahil tüm diğer tütün ürünleri bebekleri olumsuz etkilediği gibi, annenin etrafındakilerin (baba, yakın akraba) bu ürünleri kullanması bebekleri pasif içicilik ile karşı karşıya bırakmaktadır. Yukarıda paylaştığım bilimsel gerçekler de bunun göstergesidir. Daha anne karnında bedenen bir tahribatla tanışan bebek, doğum ile ayrıca bir bağımlılığın içinde yaşamaya maruz kalmaktadır.

Mukaddes değerlerimizle perçinlenen insan hayatının önemi nasıl olur da onu en çok koruyup kollaması beklenen insanlar (anne ve babaları) tarafından ihlal edilir, hep birlikte okuduk. Bugüne kadar bu sürece bilerek veya bilmeyerek olumsuz katkı yapmış olanlara çağrıda bulunuyorum. Bundan sonra yapmamak mümkündür ve elinizdedir.

Her zaman ifade ettiğim gibi, zararlı alışkanlıkları bırakmanın en kolay yolu hiç başlamamaktır. Ama bırakmak için de en doğru gün bugün, en doğru an bu andır! Değişim bir kişi ile başlayacak ve o kişi de sizsiniz. Biz olumlu yönde değiştikçe sevdiklerimiz de mutlu, sağlıklı, umutlu olacaktır. Bizim attığımız adımları takip eden nesiller için, yolumuza sağlıklı olarak devam etmek gibi bir sorumluluğumuz vardır. Nargile dahil tüm tütün ve tütün ürünleri sadece kullananlar için değil, doğmamış çocuklarınızın da felaketinin müsebbibi olabilir. Bebeklerimiz, çocuklarımız bunu hiç hak etmiyor, unutmayalım/unutturmayalım... 

<p>İnsanların, hayatı boyunca kilosunu sağlıklı bir düzeyde tutabilmesi kalbin de ilerleyen yaşlarda

Kalp hastaları dikkat! Fazla kilolar kalp sağlığımızı nasıl etkiliyor?

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi