• $8,3377
  • €10,185
  • 500.903
  • 1463.35
29 Ocak 2014 Çarşamba

Yargı ve siyaset

ABD'de Supreme Court, yani Anayasa Mahkemesi gibi de çalışan Yüksek Mahkeme'nin en yaşlı üyesinin (Justice Ginsburg) bir ifadesi oldukça ilginç. 80 yaşına gelmiş, üstelik kanser tedavisi görmüş bu yargıç, “şimdi emekli olmazsa, bir cumhuriyetçi başkan, ondan boşalacak yere yargıç atama şansı elde edecek; Ginsburg çekilmeli ve Obama'yı demokrat bir yargıç atama fırsatından mahrum bırakmamalı” şeklindeki çağrıları reddediyor.
Almanya'da Hıristiyan Demokrat Parti, Sosyal Demokratların Anayasa Mahkemesi üyeliği için önerdikleri kişiyi (Grimm) işkence konusunda yazdığı bir makale nedeniyle yoğun bir şekilde eleştirince, Sosyal Demokratlar başka bir ismi (Vosskuhle) aday göstermiş ve bu şekilde Meclis'te seçilmesini sağlamış.
HSYK eksenli tartışmalarda yazar çizer takımının tepkileri, “paralel” bir dünyada yaşadıklarının göstergesi gibi duruyor.
Tüm siyasal müktesebatı siyaset kurumunu bürokratik ritüeller, kurallar, gelenekler ve yargılar karşısında kötüleme üzerine kurulu olanlarını geçiyorum.
Liberal” ya da “muhafazakâr liberal” etiketleriyle yıllardır vesayete karşı çıktığını düşündüğümüz bildik tanıdık isimlere ne demeli?
HSYK'ya meclis üye seçsin dendiğinde akılları tuhaf bir şekilde çalışıyor. “Meclis seçsin” önerisini “iktidar partisi seçsin” olarak anlayıp vaveyla koparıyorlar. RTÜK Modeli denince siyasilerin yargı konusunda belirleyici olmasının yargı bağımsızlığını tehlikeye atacağını iddia ediyorlar. Hoş, RTÜK modeli savunulacak gibi değil, ancak onların da itirazı sadece buna değil, Meclis'teki siyasi partilerin üye seçimine katılımını kastediyor ve bunu sorun olarak görüyorlar.
Aslında sorun olarak gördükleri şey siyasetin kendisi.
Siyasi partilerin olmadığı bir siyaset mümkün mü? Değil. Günümüz demokrasileri, “partiler demokrasisi” olarak adlandırılıyor.
Eğer siyasi partilerin yüksek yargının seçiminde devre dışı bırakılması gerektiğini düşünüyorlarsa, yargının çoğulculaştırılması şeklindeki sözlerinin anlamı da kalmaz. Zira parlamento, partiler demek. Parlamento atama veya seçimde söz sahibi değilse, yargıda çoğulculuk da mümkün değil. Bu durumda itirazları aslında parlamentoya, sonuç olarak da çoğulcu bir sistemin kurulmasına yönelik. Bu açık!
Bunu, Türkiye'de siyasete yönelik içselleştirilmiş vesayetçi aşağılık kompleksinin bir yansıması olarak okumak mümkün. Üstelik siyasi aktörler dahi bunun pek dışında değil.
Batı, çoğulculuğu, parlamentoyu ve demokratik siyasal kurumları işin içine dahil etmekle sağladı. İspanya Frankocu, Almanya da Nazi yargısından bu şekilde kurtuldu.
Yargıya güven endeksinin en yüksek olduğu orta ve kuzey Avrupa ülkelerinin tamamında demokratik siyasal kurumlar yargıda seçimi belirlemekte. Daha da ilginci bunların çoğunda yargıçlar aynı zamanda siyasi parti üyesi.
Böyle olduğu için de ABD'de Yargıç Ginsburg, Demokrat Obama'nın demokrat bir yargıcı Supreme Court'a seçmesi tartışmalarının merkezinde yer alabiliyor. Sosyal Demokrat Grimm ve yine aynı Partiyle ilişkili Vosskuhle Anayasa Mahkemesi üyeliği bağlamında tartışmaların konusuna dönüşebiliyor. Ama bu ülkelerde tartışma, yargıçların şu veya bu partiye yakın olup olmadığıyla ilgili değil. Hiç kimsenin aklına da bu kişiler bir siyasi partiye üye veya yakın olduğu için adalet dağıtamayacağı, tarafsız olamayacağı düşüncesi gelmiyor.
Zira bu ülkelerde siyaset, Türkiye'de olduğu gibi nefret objesi değil. Demokratik siyaset eleştirilse bile, sahip çıkılan en temel kurum. Biliyorlar ki demokratik siyasetin belirleyici olmadığı bir ülkede, egemenlik siyasal elitlerin kontrolündedir. Yozlaşma kaçınılmazdır.
Ve biliyorlar ki, hem demokratik siyasetin belirleyiciliğine karşı çıkıp, hem de “demokrat” veya “liberal” olunmuyor!

<p>Piyasalar haftaya nasıl başladı? Altın fiyatları neden  yükselişte? Kademeli  normalleşmenin ekon

Kademeli normalleşmenin ekonomiye etkisi nasıl olacak?

Belediye ekipleri Marmara Deniz'indeki deniz salyasını temizlemeye başladı

ASELSAN'ın mikro insansız hava aracı ''Saka'' kanatlandı

Kulağa mandal sıkıştırmanın faydalarını bir bilseniz