• $9,603
  • €11,2051
  • 553.488
  • 1479.93
8 Ocak 2014 Çarşamba

Bir veda, bir merhaba ve bir teklif

Yargı camiası içinden konuşanlar, HSYK bildirisi ve elbette dünkü kararı, Danıştay kararı vs. hepsi aynı dili kullanıyor, her biri bir diğerini kutsuyor.

Yargıç cübbeyi giyip, çatık kaşıyla, “filanca kanunun falanca maddesine göre” diye söze başladığında, “hukuk devleti”, “hukukun üstünlüğü” ve “yargı bağımsızlığı” şablonları devreye giriyor ve herkes sussun, “kanun konuşuyor” oluveriyoruz.
Burada da bir sıkıntı yok mu?
Bir yerlerde birileri bir şeylere abartılı değer atfediyor, yahut şeyleri kutsuyorlarsa, bir şeyler yolunda gitmiyor hissine kapılmamak mümkün mü?
Bir arıza yok mu?
Var!
Cübbe giydi diye, kimse bilge olmuyor.
Çok iyi hukuk bilgisine sahip kanunun filanca maddesiyle söze başlamakla kimse “adalet tanrısı/tanrıçası” olmuyor.
Onu da biliyoruz.
Bir teklifim var:
Almanya, İsviçre veya Fransa, yahut İskandinav ülkeleriyle anlaşalım.
Anayasaları derseniz, hepsinin anayasaları demokratik, özgürlükçü ve katılımcı. Yani meşruiyetinde sorun yok. Meşru. Darbeler veya tek parti diktatörlükleri tarafından üretilmemiş.
Yasaları hakeza. Tamamı o ülkelerin tarihsel mirasından süzülerek gelmiş ve meclislerince yasaya dönüşmüş kurallardan oluşmakta. Böyle olduğu için de pek çok ülke, Türkiye dahil, tercüme edip kendi ülkelerinde uygulamaya çalışıyor.
Yani hukukun üstünlüğü ilkesi tam yerleşmiş vaziyette.
Peki yargı?
Muhteşem. “Berlin’de yargıçlar vardır!” sözü herkesin dilinde dolaşır. Sadece orada değil, burada da “Berlin’de yargıçlar vardır” diyor, memleketim insanı, akademisyeni, yazarı, çizeri, entelektüeli...
Almanlardan duyamadığınız sıklıkta,üstelik.
Bağımsızlığından kuşku yok. Tarafsızlığı hakeza.
Türkiye dahil, Brezilya, Kore, Meksika, İspanya gibi pek çok ülke, her gün Alman, Fransa veya İsviçre yüksek mahkemelerinin web sitelerine bakıp, “acaba bugün nasıl bir karar verdi?” diye merak ediyor ve örnek alıyor. Dil bilen yargıçlarımız bu şekilde pozisyonlarını güçlendiriyor, avukatlarımız sitelerine bu bilgileri aktarmak suretiyle rekabete kalite katıyor. Hukukçu akademisyenlerimiz de diğer meslektaşlarına karşı avantaj sağlıyor. İyi de ediyorlar.
Evet onların yargısı böyle...
Teklifim şu:
Yargıyı feshedelim. O ülkelerle ile bir sözleşme yapalım. Bizim hukuki uyuşmazlıklarının tamamını onların yargısı halletsin.
Hukukun üstünlüğü konusunda hiç kimse itiraz edemez. Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı derseniz, daha iyisini bulabileceğiniz bir yer yok. Oralarda yargı kurumları güven endeksinde en üst sıralarda...
Devredelim gitsin!
...
İçinizde bir yerlerde bir ses “tamam iyi, tutarlı, da, bu tutarlılık yarama merhem olacak gibi değil!” der.
Haksız da değilsiniz.
Arıza şurada: O yargı bu millete ait değil. Bu milletin denetiminde değil, yetkisini ondan almıyor. Dolayısıyla, hukukun üstünlüğü ilkesine riayet etse de, bağımsız ve tarafsız da olsa, bu milletin adalet beklentilerine cevap verme garantisi yok. Olmayınca en iyi tepki şu olur:
“Bana ne elin yargısından!”
“Sömürge yargısı” diyenler de çıkabilir.
Mesela anlaşılıyor mı?
...
Hukuk ve yargı...
Halka ait olmadıkları, halk tarafından üretilmedikleri, halk tarafından denetlenmedikleri sürece hukuksuzluğun ve karakuşiliğin imkanına dönüşür.
Kutsandıkça, karanlık iradelerin manivelası olur.
Toplumsal alanda cereyan etmesi gereken iktidar savaşlarının devletin içine taşınmasının yolu olur.
Karakter suikastlarını meşrulaştırır.
Bir hile, bir şike anlamına gelir. Oyunun kurallarını bozar zira.
Ahlak adına ahlaksızlık; kutsal adına kirlilik yaratır.
Millete ait egemenlik yetkisinin gaspından başka bir şey olmaz.
Yargı ile demokrasi ve demokratik meşruiyet arasında ilişki kurulmazsa, karargâh yargısı olur, sömürge yargısı olur, cemaat yargısı olur ama milletin yargısı olmaz.
Bu böyle biline...
Üç yılı aşkın süredir yazdığım Star Gazetesi’ne veda, AKŞAM Gazetesi’ne merhaba derken ilk mesajım da bu olsun.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi