• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
12 Kasım 2014 Çarşamba

Balyoz Davası’nın gidişatı

Anayasa Mahkemesi’nin verdiği ihlal kararının neticesinde Balyoz Davası’yla ilgili yeniden yargılama süreci başladı.

Olağan durumlarda AYM’nin verdiği kararın davanın sonucunu belirlediğini söylemek her zaman mümkün olmayabilir. Ancak burada durum farklı gözüküyor.
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Balyoz davası ile ilgili karar gerekçesine bakalım;
“Anayasa’daki hakların etkili bir biçimde korunması için, davaya bakan mahkemelerin Anayasa’nın 36. maddesine göre “tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerini etkili bir biçimde inceleme görevi” vardır. AİHM içtihatlarına göre bir mahkemenin davaya yaklaşımı, başvurucuların iddialarına yanıt vermekten ve başvurucuların temel şikayetlerini incelemekten kaçınmalarına neden olması halinde Sözleşme’nin 6. maddesi davanın düzgün bir biçimde incelenmesi hakkı bakımından ihlal edilmiş olur.”
AYM kararların gerekçeli oluşunu adil yargılama hakkının kapsamının belirlenmesi için önemli görmektedir. Elbette bu kriter, AYM için de geçerlidir. Mahkemenin bu konuda çok özenli olmadığı bilinmektedir.
Yine Anayasa Mahkemesi doğru bir tespit ile delillerin değerlendirilmesinde açıkça keyfilik söz konusu olmadığı sürece derece mahkemelerinin geniş takdir hakkına sahip olduğunu not etmektedir. Ancak davada ileri sunulan iddia ve savunmaların davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması durumunda, bu hususlara mahkemenin yeterli gerekçe ile karşılık vermiş olmasını şart koşmaktadır.
Bu çok önemli, çünkü kişiler suçlandıkları ve cezalandırıldıkları zaman, gerçekte bunu hangi eylemleriyle hak ettiklerini bilmeleri, hukuk düzenine güven ve bireysel özgürlüklerin korunması açısından da önemli.
Anayasa Mahkemesi bu gereksinimleri karşılamayan bir mahkeme kararının adil yargılama hakkını ihlal edeceğini tespit etmektedir.
Anayasa Mahkemesi Eskişehir’de ele geçirilen flash disk ile Gölcük Donanma Komutanlığı’nda CD’ler ile ilgili olarak,“savunmaların dayanağını oluşturan ve dijital verilerin güvenilirliğine ilişkin ciddi kuşkular uyanmasına neden olan bilirkişi raporları ve uzman mütalaaları gözetildiğinde, önemli ölçüde, dijital veri ve içeriklerine dayanan İlk Derece Mahkemesi’nce verilen kararın gerekçesi, adalet gereksinimini giderecek ölçü ve nitelikte, yeterli ve makul olarak değerlendirilemez” diyerek “gerekçeli karar hakkı” ve dolayısıyla silahların eşitliği hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
AYM ayrıca davanın Genelkurmay ve Kara Kuvvetler Komutanlığınca darbe teşebbüsünden haberdar olunduğu kabulünden hareket etmesi nedeniyle her iki komutanın dinlenmesi davanın esasına etkili olduğunu belirtmiştir. Mahkemeye göre bu iki komutanın dinlenmesi tanıklıktan öte “kanıt” mahiyetindedir.
AYM’nin ifadesiyle “Belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisi kural olarak yargılamayı yürüten mahkemeye ait olmakla birlikte, somut olayda yargılama konusu suç, sanıkların durumu, isnat edilen suçun işleniş biçimi, suç eylemleri, tanıkların konumu ve diğer delillerin niteliği dikkate alındığında, dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ın tanık olarak dinlenmeleri taleplerinin reddi yargılamanın bütünü yönünden adil yargılanma hakkını ihlal eder niteliktedir.”
İhlal kararının niteliğine bakıldığında bu davanın esasının çöktüğünü söylemek mümkündür.
İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bu davada iki komutan dinlendi ve verdikleri ifadeler çok önemli bir “delil”in çöktüğünü gösteriyor.
İkinci olarak da AYM’nin ihlal kararı doğrultusunda söz konusu delillerin bilirkişi incelemesine gönderilmesine karar verilmiş durumda. Bunun sonucunun da değişmesi beklentisi yüksek değil.
Hukuk düzeni alarm verirken, bir yandan da direniyor. Sağlıklı bir hukuk düzeni, kapsamlı bir sistem reformuyla mümkündür.

<p>Sosyal medyada viral olmuş haftanın en eğlenceli videolarını 'GÖRMELİSİN'!<br></p>

En Zor Çocuk Oyununu 'Görmelisin'!

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!