• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
01 Şubat 2014 Cumartesi

ABD'de yargı: Hikmet 'Cüppe'de değil!

New Orleans'a yolculuğumuzdan önce, Baton Rouge'da Southern Üniversitesi Hukuk Okulu Rektörü (Chancellor) Freddie Pitcher ile akşam yemeğindeyiz.
Yargıçların seçimi ve denetimi hakkında konuşuyoruz.
Louisiana dahil olmak üzere eyaletlerin büyük çoğunluğunda tüm kademe hakimlerinin seçimle işbaşına geldiğini anlatıyor.
Kendisi Louisiana'da seçimle gelen ilk siyahi hakim.
Hakimliğe adaylığını koyabilmek için, en az beş yıl avukatlık yapmış olmak gerekiyor. Seçim süresi mahkemesine ve eyalete göre ortalama 6 ila 12 yıl arasında değişiyor. Yeniden seçilmek mümkün. Emekliliğe kadar hakimlik sadece birkaç eyalette (Massachusetts, New Hampshire) gözlemlenebiliyor. Bunları da ya parlamento ya da vali doğrudan doğruya atıyor. Pek çok eyalette seçimlere parti listesinden giriliyor. Yani cumhuriyetçi veya demokrat hakim adayları yarışıyor.
Kısaca hakimlik denilen şey, aslında seçime girmiş ve belli bir süreliğine hakimlik yapma hakkını kazanmış avukatların üstlendikleri bir görevden başka bir şey değil.
Disiplin işlerini ise baro üstlenmiş durumda. Baro yaptığı soruşturmanın ardından yargıcın disiplin suçu işlediğine kanaat getirirse, dosya temyiz/istinaf mahkemesine gidiyor, onlar da uygun disiplin cezasını veriyor.
Federal Mahkeme hakimlerinin tamamı yürütmenin başı olan ABD Başkanı tarafından atanıyor. Ancak göreve başlamaları için, bunun yasama organının bir kanadı olan Senato tarafından onaylanması gerekiyor.
Ayrıca hukuk okumak için daha önce bir lisans eğitimini tamamlamış olma şartı var. Yani hayatın başka bir alanına dair iyi bir bilgiye sahip olmak gerekiyor. Bizdeki gibi 18 yaşında hukuk okumak, 22 yaşında da insanların kişisel veya siyasi kaderi hakkında karar vermek mümkün değil.
En az beş yıl başarılı bir avukat olarak çalışmalı ki, sonrasında seçimlere aday olabilsin ve bu seçimlerde propagandasını yapabilecek bir müktesebatı olsun.
Genel anlamda hayata dair ve özel olarak da hukuk uygulamasına dair iyi bir birikime sahip olmadıkça ABD'de hakimlik yapabilme imkanı pek yoktur.
Başsavcı (General Attorney) seçimle geliyor, ancak alt savcıları tamamen kendisi belirliyor.
Pitcher'in son sözü ise şöyle: ABD'de hakimler pek çok hata yapıyor. Özellikle davanın sanıklarının renklerine göre adaletin terazisinin şaştığı durumlar çok nadir değil. Buna rağmen yargının tarafsızlığı konusunda genel bir güven duygusu hakim. Nedenini de, hakimlerin iyi teori bilgisine sahip olmasında değil, aksine, kimin hakim olacağına vatandaşların karar verebiliyor olmasında aramak gerekir!
Bunları dinledikten sonra bizdeki sistemi anlattım. Hakimlik mesleğini, HSYK'yı, Anayasa Mahkemesi'ni ve Yüksek Yargı’yı, Adalet Bakanlığı ile ilişkilerini, Meclis'in bu konudaki "olmayan" yetkilerini...
"Tuhaf!" dedi...
Koca bir sistemin koca bir yalanı örtmek için yetmediğini fark ettiğinden olsa gerek. Neden olmasın ki!
ABD Anayasası "Biz, Birleşik Devletler halkı..." diye başlar. Ama anayasada egemenliğin halka ait olduğuna ilişkin bir ifade yok.
ABD'liler bunun teorisini yapmıyor, egemenlik sadece lafta değil gerçekte de halka ait. Sadece yürütmeyi veya yasamayı değil, yargıyı da seçimler ve denetim mekanizmalarıyla halka ait kılmışlar.
Onların kurdukları hukuk düzeninde kutsiyet yok, iddialı ve ağdalı laflar yok.
Tek ilke şu: Hangi kamu görevi olursa olsun, meşruiyetin ve buna bağlı olarak "saygınlığın" tek ölçütü halka ait kılınabiliyor olmaktır. Yani hikmet "cüppe" giyiyor olmada değil, seçilebiliyor, denetlenebiliyor ve hesap verebiliyor olmadadır.
Güzelim memleketimin tüm anayasalarında "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" denir.
Büyük laflar konusunda üstümüze yoktur. Egemenlik millete aittir, şüphesiz!
Ama yargıda "cüppe"nin hikmetinde!
Bazen de "hizmet"inde...

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 28. yılında kabri başında anılıyor

Yerli ve milli imkanlarla geliştirildi! TSK'ya teslimatları sürüyor

Belgrad Ormanı'ndaki devasa çukur şaşkına çevirdi