• $8,6601
  • €10,1388
  • 491.776
  • 1407.46
22 Eylül 2013 Pazar

Sıra dışı şef, Enzo Scocchia!

Türk damak tadına dünyada en uygun lezzetler şüphesiz İtalyan mutfağından çıkar. Bunu bilen yatırımcılar, 90’lı yılların başından bu yana açtıkları restoranlarda bu konsepti uygulayarak daha az risk alırlar. İstanbul’un turizm için bir çekim merkezi haline gelmesi ve yeme-içme sektörünün büyümesiyle, iyi markalar diğerlerinin arasından sıyrıldı. Bu markalardan biri de Nişantaşı’ndaki Cento Per Cento…

Abdi İpekçi Caddesi’nin ortasında bulunan mekân, konumunun dışında mutfağıyla bölgede ki restoranların önüne geçti. Burada aslan payı, mutfak şefi Enzo Scocchia’nın. Aşçı, mutfak şefi tanımlaması yaparken masaya assolist edasıyla gelen, sopa yutmuş gibi durup, ellerini ovuşturan bir profil hayal edersiniz. Enzo bunun tamamen dışında! İtalyanca-İngilizce ve Türkçeyi karıştırarak konuşup masalarla bire bir iletişime geçiyor. İtalyan mutfağında bir uzman olmasıyla mutfağa kendini sıkıştırmak yerine her masayla işletmeci gibi ilgileniyor. Restoran müdürü Selcan Güven ile sürekli konuşmasıyla mutfak-salon uyumunu kusursuz hâle getiriyor. Enzo’nun bu kadar rahat yeteneklerini sergilemesindeki büyük şansı ise sektörün en rafine zevklerine sahip patronu Erol Kaynar ile çalışması. 

MÖNÜYE BAĞLI KALMIYOR

Mekânın, Türkiye’deki İtalyan restoranları arasında en kapsamlı mönülerden birine sahip olmasına rağmen Enzo size “Menu is boring”(mönü sıkıcı) diyebilecek kadar samimi. Müşterilerle kurduğu iletişimle seçimleri eğlenceli hâle getirip, güvendiği tatlara yönlendiriyor…

HER ŞEYDEN BİRAZ

Bu samimiyet sizi her şeyden tadacağınız seçeneklere yönlendirecektir. Bu konuda ise patlıcan seven biri olarak favorim melanzane, kuşkonmaz scamorza ve Arancini (risotto topları) diyebilirim. Kuru et, krema ve ançüez ile yapılan Vitello Tonato, İtalya’daki emsallerinden bile daha güzel uygulanmış. Balık mevsimi olunca yine italyan usülü yapılan fesleğinle taze Tuna balığınıda mutlaka tadın. Kilo probleminiz yoksa ardından mutlaka karışık tatlı tabağı istemelisiniz. Tabaktaki mini tramisunun bağımlısı olacağınızı garanti edebilirim. 

ASMALI RUHU CANLANIYOR!

Mimari yapısı, tarihi ve kendine has mekânlarıyla bir dönem İstanbul gece hayatına yön veren Asmalımescit eski günlerinden çok uzakta. Masa-sandalye yasağı, gezi olayları derken buradaki işletmelerin çoğu eski sinerjisini yitirmiş durumda. Yıllardır birbirleriyle rekabet eden bu mekânlar birlik beraberlik kararı alarak Asmalımescit Günleri adı altında bir etkinlik düzenliyor. 26-27-28 Eylül’de gerçekleştirilecek bu etkinliğin ‘Asmalı ruhunu’ tekrar canlandıracağına inanıyorum. Ama bu iş bir etkinlikle çözülecek bir iş değil. Bence Asmalımescit işletmecilerinin şapkalarını önlerine koyma vakti geldi. Yapılan hatalar iyi süzülmeli. Asmalımescit tarihi, mimarisi ve ruhuyla eşsiz bir konuma sahip. Bölgeye en büyük zararı buralarda müdavim olanlar yaptı. Kendi düşünce yapısı ve tarzlarını mekânlara empoze ederek kendilerini ötekileştirdiler. Asmalımescit’i sahiplenen yazarlar bile ‘Bizim Asmalımescitimize bizden başkası gelmesin’ tarzında destek oldular. Standartları tutturmuş olan işletmeciler bu gerçeği görmekten kaçıyorlar. Asmalımescit kimsenin tekelinde değil. Mekânların güçlerini birleştirme kararı alması çok olumlu yansıyacaktır. Sorunlar iyi irdelenip, çözülürse bu yılın Asmalımescit’in dirilişi olacağına eminim…

İSTANBULUMUZUN 'MEGAYAT' SORUNSALI

Her yazıma başlarken mutlaka ülkemizin turizmde kazandığı ivmeden bahsederim. İvmenin olumlu yönde ilerlemesine rağmen hâlâ yeteri kadar tesise sahip olmadığımız bir gerçek. Geçtiğimiz hafta milyarder Abdullah Al Futtaim’in dillere destan 110 metrelik megayatı ‘Radiant’ın İstanbul’da olduğunu gördüm. Bu ihtişamlı tekneyi yakından incelemek için nerede demirlediğini soruşturduk. Hangi marinadadır acaba derken Sarayburnu’nun ıssız bir köşesinde olduğunu gördüm. Böyle ihtişamlı bir teknenin neden ücra bir yerde olduğunu merak ettiğimde sürpriz olmayan bir cevap ile karşılaştım! İstanbul gibi dört bir yanı denizlerle çevrili turistik bir şehirde 50 metrenin üzerindeki megayatların yanaşacağı bir marina yok! Karaköy’deki Cruise limanına bile 3 gemi yanaşınca Boğaz’da trafik alt-üst oluyor! Megayatlar ve Cruise gemilerle gelen turistlerin ülkemizde ciddi para harcama potansiyeli var. “Dünyada kaç tane megayat var?” demeyin. Onlara sahip olan isimlerin bu şehre katacağı değerler sayılarından çok daha fazla!

KUVEYT'E APLİKASYON İHRAÇ EDECEK

Eğlence dünyasını teknolojiyle tanıştıran isimlerin başında gelen Kalust Şalcıoğlu’nun uygulamaları arasında en dikkat çekeni işletmeciliğini yaptığı Richie’ye aplikasyon yaptırmasıydı. Türkiye’de böyle bir sistemi ilk kez uygulayan Şalcıoğlu’nun Kuveytli yatırımcıların dikkatini çektiğini duydum. Ortadoğu ve Asya’da yeme-içme operasyonlarında çok etkin olan bu Kuveyt şirketleri Kalust Bey’e “restoranlarımızın aplikasyonlarını yap” teklifi getirmiş. Telefonla kendisine bunu sorduğumda bunu doğrulasa da prensip gereği firma ismi vermekten kaçındı. Kendi markalarımızı yavaş yavaş pazarladığımız şu dönemde bu tip uygulamalarımızın da değer bulması entertainment turizmimiz için sevindirici…

<p>Araçlar çukura düşüyor. Sürücüler  yollardaki tuzaklara isyan ediyordu. Üstelik tek isyan eden sü

CHP'nin çukur siyaseti

Bodrum'un suyunu karşılayan Mumcular Barajı yüzde 10'luk seviyenin altına düştü

İETT tarihinin aynı hatta çalışan ilk şoför çifti

Van Gölü'nde binlerce yıllık mikrobiyalitler görüntülendi