• $7,3132
  • €8,7824
  • 404.052
  • 1531.82
30 Kasım 2010 Salı

WikiLeaks yoksa Devrimci Karargah Örgütü üyesi mi?

Arkadaşlar ne diyordu Ergenekon soruşturması boyunca: 'Kayıtların yasadışı olup olmaması önemli değil, içeriğe bakalım.' Diyelim ki bir arkadaşınızla telefonda konuşuyorsunuz, 'Öldüreceğim onu' diye birinin adı geçiyor. Onların mantığına göre tutuklanmanız gerek! 'Minority Report'tan fazlaca etkilenenler şimdi fena yakalandılar. Çünkü o bumerang döndü dolaştı, onları da vurmaya başladı.

WikiLeaks, Türkiye saatiyle pazar gece yarısı diplomasi tarihinin en büyük sızdırma operasyonunu başlattı. ABD'nin dünyanın çeşitli ülkelerindeki konsolosluk ve büyükelçiliklerinin yazışmaları ortaya çıktı.
Bilindiği gibi en fazla belge sızan ikinci yer Ankara. Doğal olarak Türk siyasetini, günümüz Türk siyasetinin etkin figürlerini etkileyen çok önemli bilgiler, iddialar var.

Ancak ilk olarak WikiLeaks'i yıpratma kampanyası başlatıldı. Başbakan 'Güvenilir değil' dedi bu site için.

Ancak ABD belgelerin varlığını, yazışma dilini kabul etti.
Kaldı ki WikiLeaks herhangi bir yorum yapmıyor, herhangi bir çarpıtmaya girişmiyor. Hükümetin de kabul ettiği belgeleri herhangi bir tartışma yaratmayacak şekilde yayınlıyor. Bir aracı kısacası.
Dünden beri bu belgelerle ilgili kopan fırtınaya bakıyorum. Basın sadece belgelerden AKP'yi ve Erdoğan'ın övüldüğü kısımları büyütüyor.
Bir de WikiLeaks'in güvenilirliği tartışılıyor. Komplo teorileri üretiliyor. Herkes fikir beyan ediyor, yorum yapıyor.

Her devlet arasında kurumlar çatışır ve devlet içerisinde de bir savaş varsa bu gibi belgeler sızar. Çeşitli nedenleri olabilir. Ama şimdi bir 'düşünce kirliliği' yaratılarak sanki WikiLeaks'teki iddiaların tartışılması engellenmeye çalışılıyor.

Gelin şu yorumları bir kenara bırakalım da, Ergenekon soruşturmasında bazı arkadaşların dediği gibi 'içeriğe' bakalım.
Zira iddialar görmezden gelinecek gibi değil:

- Faruk Özak üzerinden Trabzonspor'a örtülü ödenekten para aktarıldığı konuşuluyor... 
- Başbakan Erdoğan'ın İsviçre'de sekiz banka hesabının bulunduğu...
- Cemaat'in AKP'de kaç üyesi olduğu...
- Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in Londra'da 'Doğan Grubu hisselerini satın, onlar gidici' dediği...

Liste uzar da uzar... Ben sadece birkaç başlık sundum şimdilik. Dahası bu yazı yazılırken Wikileaks henüz 251 binden fazla belgenin sadece yüzde 1'ine yakın bir kısmını açıklamıştı. Kim bilir başka neler ortaya dökülecek...
Var mısınız iddiaları konuşmaya?

Gerçi bizim basının da, hükümetin de 'iddiaları' tartışmak pek işine gelmez.
Bunu daha yakın zamanda Hanefi Avcı'nın kitabında görmedik mi? Wikileaks belgelerinde 'Sıkı Cemaat'çi' olarak adı geçen Avcı'nın Fethullah Gülen ve Cemaat'i deşifre eden açıklamalarının kimse üzerine gitmedi. Adres ettiği delilleri kimse araştırmadı, basın bir süre bu kitabı görmezden geldi.

İsimsiz mektupları delil kabul eden savcılar, bu kitabın yazdıkları üzerine harekete geçmediler.

Onun yerine Hanefi Avcı'ya yönelik toplu linç kampanyası başlatıldı. İtibarsızlaştırılması için harekete geçildi. İçerik değil, yazan hedefe oturtuldu.

Sonunda da tarihin en tuhaf suçlamasıyla tutuklandı: Yılların muhafazakarı Hanefi Avcı bir anda solcu Devrimci Karargah Örgütü üyesi olmuş meğerse!
WikiLeaks kurucusu Julian Assange'ı susturmak için çeşitli ülkeler tedbir almaya çalışıyor. İsveç, bir taciz davasından dolayı hakkında soruşturma açtı.

Çok yakında Türkiye'de de hakkında bir tutuklama kararı çıkarsa şaşırmayın. Bir bakmışsınız o da Devrimci Karargah Örgütü üyesi çıkmış...

Sutopçular için bir açık mektup
Sayın Atilla Doğudan,
DO&CO'nun patronu olarak Türk Hava Yolları'nı iyi yemekle tanıştıran kişisiniz. Ayrıca bu yemekleri 'seri üretim bantlarından' çıkaran, her bir tabağı özenle bir restorandaki gibi hazırlatacak kadar da duyarlısınız.
Bilindiği gibi, epey bir zaman önce yanan Gaziosmanpaşa Ortaokulu'nu çok özel bir otele dönüştürmek için çalışıyorsunuz. Büyük ihtimalle İstanbul'un önemli ve kaliteli bir seyahat noktası olacak.

Ancak buranın bir otele dönüşmesi benim gibi pek çok kişinin hala canını sıkıyor. Gerçi, siz burayı otel yapmasanız birisi alıp illa ki başka bir şey yapacaktı. Türkiye yanan binaları dönüştürmekte usta bir ülke maalesef...
Kaldı ki hayalet bir bina olarak otopark mafyasına hizmet etmesindense iyi bir otele dönüşmesi daha iyi.

Ben 'Keşke okul olarak kalsaydı' diyenlerdenim.
Cumhuriyet neden en kıymetli arazileri okullara tahsis etti biliyor musunuz? Eğitime, gelecek kuşaklara, aydınlık beyinlere verdiği önemi göstermek için. Gaziosmanpaşa Ortaokulu bu zihniyetin simgesiydi... Ne yazık ki yok oldu... Ve artık geri dönüş yok...

Benimki ütopik bir özlem sadece... Biliyorum.
Ancak bir konu daha var.

Otel yapacağınız alana Yüzme İhtisas Kulübü de dahil edildi ve burada antrenman yapan sutopu takımı ortada kaldı. Geçenlerde gazetelere de yansıdı... Bu çocuklar uluslararası yarışmalara katılacak ama antrenman yapacak havuz bulamıyorlar.

Atilla Bey,
Bu sorunu çözün. Bunu çözmek size yakışır. Devlete, bürokrasiye bırakmadan bu konuyu halledin. Gerekirse DO&CO olarak sutopu takımına sponsor olun.
Entelektüel ve duyarlı bir işadamısınız, bu konuda da mağdur olan gençleri düşüneceğinizi bilerek size bu mektubu yazıyorum.
Size yakışan budur.

Fazıl Say'a vurma modası
Kendi gözlerimle Fazıl Say'ın dünyada nasıl karşılandığını görmesem... Yoldan geçerken bir kiosk'ta dergilere kapak olduğuna tanık olmasam... Tokyo'dan Paris'e sadece yabancı dolu salonlarda ayakta alkışlandığında, dört-beş kere bis yaptığı esnada bizzat orada bulunmasam...
Tabii biraz cahil olsam, yabancı dil bilmesem, dünyayı tanımasam, yabancı yayın organlarını takip etmesem...

Belki Murat Bardakçı'nın Fazıl Say'a yönelik 'BBC'nin 'CD Review' dergisinde hakkında neler yazıldığını yorumlayacağım' lafından biraz kıllanırdım... Bu açık tehdidin üzerine 'Vay be' derdim...

Ama Fazıl Say öyle 'Hollywood'da film çekeceğim, Grammy kazanacağım, bütün Olympia beni ayakta alkışladı' diye yalan satan biri değil ki... Edirne'nin dışında hiçbir şey olamayıp Türklere propaganda yapan bir Abdurrahman Çelebi hiç değil...

Bilakis, adını önce yurtdışında duyuran, hala yılda dünyanın çeşitli şehirlerinde 150'ye yakın konser veren, ayakta alkışlanan bir isim.
Diyeceğim o ki onu başkalarıyla karıştırmayalım... Kendi küçük dünyamızdaki küçük isimlerle bir tutmayalım... Onu böyle kötü polemiklerin içine çekmeye çalışmayalım...
Murat Bardakçı'ya da yakışmıyor.

<h3>ÇALIŞANLAR İSTİFA METNİ YAZARKEN DİKKAT!</h3><p>'Kısa Çalışma Ödeneği'nin biteceğinin açıklanmas

Kısa çalışma sonrası çalışanlar nelere dikkat etmeli?

Çorum'da 7 bin 291 litre sahte içki ele geçirildi

İstanbul'da yüzde 50 kapasiteyle kafe ve restoranlar ilk müşterilerini aldı

Yeni normalleşme süreciyle okullarda yüz yüze eğitim başlandı! İşte ilk kareler