• $8,5116
  • €10,2952
  • 498.466
  • 1441.33
10 Mart 2011 Perşembe

Komplonun gizli kodları

Bu bir kaset olayı değildir. Bu bir komplodur. Komplo hukuk dışı, ahlak dışı bir tertip demektir... Önümüzdeki komployu gerçekleştirenler bunu sapık oldukları için, ya ticari kazanç saplamak için veya şantaj yapmak için düzenlememişlerdir. Siyaset yapmak için düzenlemişlerdir... Bu komplonun hedefi sadece ben değilim aynı zamanda CHP'dir. CHP de bu kirli tezgahlar karşısında yolunu seçmek zorundadır.
Bunlar Deniz Baykal'ın geçen seneki istifa konuşmasındaki cümleleri. Dün bu konuşmayı yeniden dinledim. Çünkü bu konuşma bugünün de öngörülü bir özeti.
Ana muhalefet partisi bir senedir yeniden tasarlanmaya çalışılıyor, bu ortada.
İlk olarak Deniz Baykal'a kaset komplosu geldi. Bir milattı bu. Ve komplo sistemli bir şekilde işlemeye, perde perde yeni olaylarla CHP'yi vurmaya devam etti.
Öncelikle odatv.com'a yapılan operasyonun tam da Halk TV'yle pazarlıklara denk gelmesi... Ardından, odatv.com soruşturmasının sadece CHP'yi hedef alır bir eksene oturtulması, basına CHP aleyhinde kullanılacak haberlerin servis edilmesi... Ve son olarak 'terör suçlaması' dosyası içinden uyduruk bir taciz iddiasının cımbızla seçilip kamuoyunun kafasının karıştırılması...
Psikolojik harp yürürlükte. Önce Baykal'ı istifa ettirdiler. Şimdi CHP'yi kıstırmaya çalışıyorlar.
Deniz Baykal yılların siyasetçisi, darbeler, hapisler görmüş bir isim. Kurulan tezgahları, oynanan oyunları önceden kestirmiş. Kendisinin tuzağa düşürülmek istendiğini de hemen anlamış, tedbirini ona göre almış zaten.
Mayıs ayında da partisini uyarmış zaten: 'Bu komplonun hedefi sadece ben değilim, aynı zamanda CHP'dir.'
Ne yazık ki bu süreçte CHP çok ciddi hatalar yaptı. Komployu aydınlatmak yerine halının altına süpürmeyi tercih etti. Zannettiler ki yeni bir lider, yeni bir ekip gelince Deniz Baykal'a düzenlenen operasyon da önemini yitirecek. Dahası, çok yanlış bir okumayla kaset olayını Deniz Baykal'a indirgediler.
Halbuki bu kaset sadece Baykal'ın meselesi değildi, CHP'nin kasetiydi. Göremediler.
Baykal'ı dışlayarak, ön plana çıkarmayarak oy toplayabileceklerini bile düşündüler. Muhafazakarlaşan Anadolu'da Baykal'la ilintili görüntü vermek istemediler.
Ayrıntıyı okuyamayan bir öngörüsüzlük.
CHP nasıl son operasyonlarda nitelikli bir muhalefet sergilemek yerine boynu bükük, kavruk çıkışlar yaptıysa aynı kompleksi Baykal'a kaset tezgahı sırasında da gösterdi. Kemal Kılıçdaroğlu seçildi, karambolde bu komplonun üzerine gitme zorunluluğu unutuldu.
Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi artık bilmelidir ki bu kadar korkak davrandıkça o korku bulutunun arasında kaybolacaktır. Kendisinin bile arkasında duramayan, kendisini bile savunamayanın daha fazla üzerine geleceklerdir.
CHP yok edilmek isteniyor.
Nasıl asker yok edilmek istendiyse, nasıl yargı, üniversiteler ele geçirildiyse, nasıl Türkiye'nin bütün kurumları toptan değişimden geçtiyse bundan Cumhuriyet Halk Partisi de nasibini alıyor.
İlk aşama kaset olayıydı. Bu ikinci operasyon haziran ayında Deniz Baykal'ın muhtemel bir geri dönme ihtimaline karşılık önünü kesme amacı da taşıyor belli ki. Hem seçim öncesi CHP'yi karıştırıp dağıtacaklar hem de seçim sonrası iç bölünme ve hiziplerle toparlanmasına fırsat vermeyecekler.
'Bu bir kaset olayı değildir. Bu bir komplodur.'
Gördük ki bu uğurda gazeteciler, siyasetçiler de kullanılıyor, tuzağa düşürülüyor.
Deniz Baykal bugünleri öngördü.
Tek bir şeyi hesap edemedi ama. Bence o istifa konuşmasında samimiyetine inandığını belirttiklerini yeniden bir gözden geçirsin.

Yazık, hep yazık
Ben kendisiyle bu kadar ağır bir derdi olduğunu bilmiyordum Can Ataklı'nın, üzüldüm. Meğerse Sabah gazetesinde köşe yazarlığına başladığında hiç kimse tarafından ciddiye alınmaması, adını Ankara'da anlamı 'Allah Sağlık Para Aşk Versin Amin' cümlesinin baş harflerinden oluşan bir kebapçıdan alan köşesinde yazdığı yazılarla yıllarca dalga geçilmesi üzerinden yıllardır atamadığı bir travmaymış.
Ne bileyim hala geçmişinin intikamını almaya çalıştığını.
'O zamanlar havadan sudan yazardı' dediğim için dün bana eskiden de ne büyük yazar olduğunu anlatıyor. Kusarak. Kompleksin bu dozundan korkarım ben.
Hiç onu yermek, bu travmasına dokunmak gibi bir niyetim de yoktu üstelik. Vallahi bozuldum. Saf saf onu övmüştüm oysaki.
Ne yazık ki Can Ataklı hiçbir zaman ciddiye alınan bir gazeteci değildi. 'Aspava' da uyduruk bir köşeydi... Adından belli değil mi zaten?
Ama buna rağmen 28 Şubat'ta çok düzgün bir tavır aldı... Dün de alkışladım, bugün de alkışlarım.
***
Maalesef, bana yazdığı yazıyı görünce o kişilikli tavrın bir ömre yayılmadığını anladım; herhalde o dönem tesadüfen öyle denk geldi.
Keşke önce okuduğunu anlasa, kendisini samimiyetle övüp alkışladığımı algılayabilseydi. Şu hayatında bir kere övgü aldı, ona da 'okuduğunu anlama' kabiliyeti yetmedi. Yazık... Ama Can Ataklı hep adını yazık'la andığımız bir ağabeyimizdir zaten.

Ergenekon kumpanyası
Farkında mısınız, dört yıldır devam eden Ergenekon davasında hayatımıza ne kadar 'tuhaf' karakterler girdi. Yabancıların 'freak' diye tabir ettiği türden garip, kibarca 'nevi şahsına münhasır' insanlar diyelim...
Mesela çakma haham Tuncay Güney...
Şu son çıkan sarışın gazeteci...
Kıyafetiyle, aksesuarlarıyla, tekerlekli sandalyesiyle bir enstalasyona benzeyen Arif Doğan...
Kendisini Kayseri Hava İndirme Tugayı'nda memur olarak tanıtan, halbuki TSK'yla hiçbir ilgisi olmadığı ortaya çıkan, yerel bir gazetede yazarlık yapan Fatma Cengiz...
'Akli dengesi yerinde değildir' raporlu İbrahim Şahin...
Daha kimler kimler... Hepsini toplarsanız bir meczuplar kumpanyası, bir sirk bile kurabilirsiniz. Bir 'freak show' ya da...
Keşke Reha Muhtar hala televizyon programı yapsaydı, bu sirkteki aslan terbiyecisi rolü en çok ona yakışırdı...
Peki merak ettiğim Ergenekon davasıyla tanıdığımız bu karakterler seçmece mi? Özel olarak mı bulunuyor? Kim keşfediyor?
Nasıl oluyor da içlerinden bir tane 'Tamam oturaklı, inandırıcı, doğru düzgün biri' dediğimiz biri çıkmıyor.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı