• $7,5345
  • €8,9837
  • 411.286
  • 1541.98
04 Kasım 2010 Perşembe

Kim takar Türk liberallerini


'Taksim'deki terör saldırısını öğrendiğim anda, 'PKK ile ilişkilendirileceğini', çatışmacı dil ve 'savaş ortamı'nın bundan besleneceğini aklıma getirmiştim. 'İmralı trafiği'nin içeriğini bir nebze bilen ve Murat Karayılan'ın Ertuğrul Mavioğlu'na yaptığı ve Radikal'de yayımlanan açıklamaları doğru okuyan ve yorumlayanlar açısından söz konusu terör eyleminin PKK tarafından yapılmasının bir mantığı olamazdı.'

Vay be...
Uzman diye baş tacı ettiğimiz, kanal kanal dolaşıp duran ve görüşlerine çok kıymetli muamelesi yapılan Cengiz Çandar'a bakın.
Bu iddialı analizinin üzerinden daha 24 saat geçmeden, yazının yayımlandığı 2 Kasım akşamı saldırganın kimliği belirlendi. Ve 2004 yılında PKK'ya katılan, üç ay önce Habur'dan Türkiye'ye giren Vedat Acar olduğu ortaya çıktı.

Hatırlarsanız, Cengiz Çandar'ın ideolojik 'ruh ikizi' Hasan Cemal de 2009 yılında Tokat'ta öldürülen askerlerimizin sorumlusunun PKK olamayacağını söylemişti! Hasan Cemal de malum 'Kürtler' kitabını yazdığından beri konunun uzmanı.

Ne garip değil mi bu Türk liberallerinin PKK'ya inanmaları, PKK'ya kaynağı belirsiz bir güven duymaları.

Üstelik ikisinin de tek dayanağı röportajlar... Hasan Cemal, bizzat Karayılan'la röportaj yapmıştı. Cengiz Çandar da yine bir röportajı kaynak gösteriyor...

Bu kadar sığ, bu kadar basit işliyor mantıkları demek ki. Galiba ikisi de derinlemesine okuma yapamıyor, derslerini çalışmıyor ve 'uzman' kesildikleri konularda bile böyle çuvallıyor.
PKK konusunda böyle yanıldılar da, ABD'deki siyaset konusunda haklı mı çıktılar sanki? Hayır, önceki günkü ara seçim sonuçlarına baktığımızda Türk liberallerinin Obama sevgisinin bir kez daha duvara tosladığını anlamak mümkün.

'Amerika'da değişim ve 'devrim' heyecanı kapıyı çaldı... Obama'yla daha iyi bir gelecek umudu...' cümlesini yazan kişi Hasan Cemal!
Amerikan halkına devrim de değişim de getiremediği için ara seçimde yenilgiye uğrayan da Barack Obama!
Geçenlerde verdiği söyleşide Mehmet Barlas siyaset ve toplum üzerine tahminleri tutmayan, yorumları yanlış çıkan gazetecilerin tasfiye edilmesi gerektiğini ima ediyordu.
Acaba bu tasfiye yıllardır yanılan ve yanıltan 'yol arkadaşlarını' da kapsıyor mu?
Pek umudum yok doğrusu. Zira Barlas'ın Otağtepe'den komşusu Birand 1991 yılında 'Kesin olarak söylüyorum, Irak Savaşı çıkmayacak' demişti ekrana çıkıp. Savaştan bir gün önce!
Yazık değil mi Türkiye'ye; bunca fikir kirliliği ve akıl tutulması fazla değil mi hepimize...
Her şeyi geçtim, tasfiyeyi falan... Sadece hala bu adamlara neden bu kadar değer veriliyor onu anlamıyorum. Yazdıkları ortada işte.


Momofuku'nun sırrı

Öncekİ akşam New York'ta birkaç yıldır devam eden Momofuku fenomenini anlamak için Quora adlı arama motoruna bir soru yazdım... Pek çok kişinin de Momofuku'nun neden böyle moda olduğunu merak ettiğini gördüm.
New York'ta bütün trendlerde olduğu gibi gıda konusunda da moda kulaktan kulağa yayılır. Genellikle moda olan beklentileri karşılamayabilir, ya da aynı ürünü daha iyi yapan bir yer illa ki vardır. Ama bir kıvılcım insanları bu noktaya çeker ve önünde kuyrukların oluştuğunu görebilirsiniz.
'Seinfeld'de de bahsedilen 'Soup Nazi' bunun en net örneği mesela... Daha iyi çorbacı yok mu? İlla ki var, ama moda olan burasıydı.
Neyse, Momofuku'nun da böyle gelip geçici bir yer olduğunu düşünüyordum.

Doğrusu, ilk açıldığında gitmiş ve pek de bir özelliğini görmemiştim. Ardından Momofuku'nun yemek kitabından başkalarının da ilk ziyaretinde nefret ettiğini öğrendim. Asya mutfağının epey deneysel örneklerini sunan bu restoranı ya çok seviyorsunuz, ya da nefret ediyorsunuz zaten.
Neyse...

Bir şans daha verdim. Ve iyi ki de vermişim. Momofuku'nun 'Ko' dışındaki bütün şubelerinde yedim: Noodle Bar, Ssam Bar, MaPeche... Hepsi de birbirinden ilginç tecrübeler oldu. Son ikisi özellikle etkileyiciydi.
Quora'daki kullanıcılardan birinin yaptığı yoruma gelirsek: 'New York'ta her yer birbirinin benzeri yiyecekler yapıyor, buranın başarıya ulaşmasındaki sebep de her anlamda yeni ve ilginç olmasıydı' diyor. Bence de haklı...
Momofuku'yu bir türlü tarif edemiyorum... Oysa Buddakan için mesela 'Hakkasan gibi' diyebilirim. Ama burası tam anlamıyla kendine özgü. Dahası her şey de yemek üzerine kurulu: Şaşaalı bir dekor yok, saatlerce oturacağınız ve etrafa bakacağınız bir ortam da değil. Sadece iyi yemek yemeğe gidilir.

Ne yazık ki Türk tatilcilerinin en paralılarının bile yurtdışında böyle bir damak tadı peşinde koştuğuna pek rastlamadım. 'Piyasa ve ortam' yemekten daha önemli onlar için.
Bu yüzden de İstanbul'da bir Momofuku açılmıyor zaten. Ortalama, vasat yemeğe teslim olup bir de üzerine servet ödüyoruz.


Günün özeti

- Cumhuriyet gazetesinin reklam ajansını çok beğeniyorum. Her zaman iyi bir fikir buluyorlar. Türban kampanyası, 'Tehlikenin farkında mısınız', beyaz sayfa derken şimdi 'Pencere'nin 10. Köy'e açılması' fikri çok hoşuma gitti... Tebrikler... Bekir Coşkun'a da hayırlı olsun...

- Radikal'in tirajı bu hafta yanlış açıklandı. Hemen bir panikle düzeltildi, o kadar az satmadığı anlaşılsın diye: 'PO ve D&R'lardaki gazeteleri hesaplamamışlar herhalde' dedim. Bu kötü espriyi yapmamazlık edemedim.

- Ertuğrul Özkök yine şaşırttı beni... Geçen ay Kings of Leon'un albümünün çıkacağını öğrenmiştim. Daha ben satın almadan dünkü köşesinde Özkök'ün çoktan dinlediğini ve beğendiğini gördüm. Ona yetişmek mümkün değil.

- Vasat olduğu fragmanından belli olan bir filme başyapıt muamelesi yapmak: Mahsun Kırmızıgül'ün yeni filmi... En çok Gülben Ergen'in 'kibar' yorumunu sevdim: 'Filmi beğendim ama bir dahaki sefere senaryoyu profesyonellere teslim etse!' 

- Clinton St. Bakery'nin yemek kitabı çıktı. Lower East Side'daki bu küçücük cafe'nin kahvaltıları için önünde yıllardır kuyruk olur. Yemek kitabı da en az yemekleri kadar güzel. Bir de her tarifin sonunda 'Elde kalan malzemeyle ne yapayım' sorusuna yanıt var. Malum, artıklara ve çöplere savaş açmamız gerekiyor.

<p>Samsun'da eski eşi E.M.'yi sokak ortasında 5 yaşındaki kızlarının önünde öldüresiye döven İbrahim

Samsun'daki caninin ifadesi ortaya çıktı: Bir anda gözüm döndü ve sinir krizi geçirdim

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı

Başkan Erdoğan, Mavi Vatan 2021 Taktik Tatbikatı'na canlı bağlantıyla katıldı