• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
10 Ocak 2011 Pazartesi

Cezayir Lokantası'nda vicdan gecesi

Galatasaray Lisesi'nin hemen arkasına denk düşen sokakta yer alan Cezayir Lokantası... Sol sosyetenin ve Cihangir entelektüellerinin uğrak yeri... O akşam bir salon kapatılmıştı. Cezayir'de bu sefer 'Elif mi Orhan mı daha ünlü', 'Tomris'le konuşalım, Ergenekon'u dizi yapalım' veya 'Eski Radikal mi daha iyiydi yoksa yenisi mi' gibi geyik muhabbetlerinin yerine 'Balyoz' konuşulacaktı.
Kamuoyunda 'Balyoz Paşası' olarak bilinen Çetin Doğan'ın kızı Pınar Doğan ve ekonomist eşi Dani Rodrik aylar süren çalışmaları sonucu soruşturmada buldukları açıkları paylaşacaklardı.
Doğan-Rodrik çifti bir savcı titizliğiyle bütün iddianameyi okumuş, pek çok çarpıklık bulmuş ve bunu kitap haline getirmişti.
Buldukları tarihi soruşturmanın niteliğine gölge düşürecek fabrikasyon eklemelerdi. 2003'te hazırlandığı söylenen 11. CD'den çıkan belgelerde 2006 ve 2008 yıllarına ait dernek, şirket ve kurum bilgilerine rastladılar. (Daha ayrıntılı bilgi için dünkü Radikal'de Ezgi Başaran'ın hazırladığı 'Balyoz haritası'na bakabilirsiniz.)
Rodrik ve Doğan çifti ne zamandır eskiden çok yakın oldukları bazı 'liberal' köşe yazarlarına dertlerini anlatamıyorlardı. Bu gece iyi bir fırsattı.
Powerpoint dosyalarından sunumlar hazırladılar, projeksiyon kurdular, Cezayir Restoran'da davetlileri beklemeye koyuldular.
Ahmet İnsel, Amberin Zaman, Aslı Aydıntaşbaş, Kadri Gürsel, Ayşe Buğra, Hakan Altınay geldi...
Davetli oldukları halde Hasan Cemal, Şahin Alpay, Mustafa Karaalioğlu, Eyüp Can Sağlık, İsmet Berkan, Umur Talu, Alper Görmüş, Ali Bayramoğlu ve Kürşat Bumin ise gelmedi. Kim bilir ne mazeretleri vardı...
Ne ilginç değil mi? Balyoz hakkında sürekli yazan, haber yapan bu gazeteciler 'öteki tarafın' kanıtlarla ortaya döktüğü bilgileri almak istemediler. Ezberlerinin bozulmasını, bildiklerinin yanlış olabileceğinin ortaya çıkmasını kabullenmek istemediler galiba.
Dikkatinizi çekmiş olmalı davet edilenlerin neredeyse hepsi medyada 'liberal' olarak bilinen kalemler...
Ancak gelenler ve gelmeyenler ayrımına baktığımız zaman medyadaki liberallerin de artık monoblok, homojen olmadığı anlaşılıyor. Balyoz, nasıl Türkiye'yi ikiye böldüyse bu davada yaşanan çarpıklıklar liberalleri de ikiye bölmüş anlaşılan.
Çünkü bu iş artık bir politik görüşün bayraktarlığını yapıp yapmamayı çoktan geçti; Türkiye nasıl 'Balyoz' davasında bir vicdan sınavı veriyorsa, aynısı basında da yaşanıyor.
Bir tarafta gerçeği merak edenler, çarpıtmaların esiri olmayanlar...
Tam karşılarındaysa sadece ideolojinin esareti altında körleşenler; artık hükümete yaranmak, ekranlardan program kapmak, işsiz kalmamak için mi bilmiyorum.
Ama bu körlüklerin vicdansızlıkla da bir ilgisi var mutlaka.
Bir ilginç not da Cezayir'deki gecenin organizatörüyle ilgili...
Kamuoyunda 'Kızıl milyarder' olarak bilinen Osman Kavala bu buluşmayı düzenledi. Büyük bir servet sahibi olmasına rağmen komünist olduğu için bu lakap verilmişti Kavala'ya.
İstanbul'da hem sol, hem liberal çevrelerin saygı duyduğu bir isim. Murat Belge, Ömer Laçiner gibi isimleri bünyesinde bulunduran İletişim Yayınları'nın da destekçilerinden.
Osman Kavala aynı zamanda Dani Rodrik'le de liseden arkadaş.
Ergenekon davasının daha başlarında iddianamenin kurgu ve ilişkilendirmelere yönelik kaygılarını dile getirmişti.
Balyoz davasında da Doğan ve Rodrik'in iddialarının hiç de yabana atılır cinsten olmadığını düşündüğünden böyle bir buluşma organize etmiş.
Toplantıda hukuk kurumlarının siyasi etkiden uzak işlemelerine dikkat çekmeye, çarpıklıkları, manipülasyon iddialarını tartışmaya çalışmışlar.
O geceye katılanların da katılmayanların da birçoğu Kavala'nın yakın arkadaşı. Gitmeyenlere 'arkadaş hatırı' da işlemedi demek ki.

Bir şey değil!
Önce Ankara gazeteciliği tartışması... Ardından Eyüp Can'ın köşesinde Elton John ve David Furnish'in bebeği üzerinden 'aile kavramı değişiyor' yorumu... Ve son olarak da Mehmet Sevigen'le bir söyleşi...
Bu aralar Radikal'i ne zaman açsam önce benim yazdığım bir konunun haberleştirildiğini görüyorum. Yaratıcılık konusunda zafiyetleri olduğunu çok iyi bildiğim Radikal'cilere bu köşeyi takip etmeye devam etmelerini önereceğim...
Merak etmesinler, buradan çalacakları, yazıişleri toplantılarında kendi fikirleriymiş gibi sunacakları, okuru 'orijinal fikir' diye kandırabilecekleri pek çok malzeme bulmaya devam edecekler... Ne teşekkürü canım, gerek yok...

İşte bu yüzden Güzel Zeynep
Mustafa Balbay'ın kitaplarını imzalıyoruz Caddebostan Kültür Merkezi'nde... Yaklaşık iki saattir yolda olduğum için epey gecikmeli varıyorum ve kendime Yazgülü Aldoğan'ın yanında bir yer buluyorum. Yanında Melih Aşık ve Mustafa Mutlu da var... Dostlar arasında olmanın huzuru...
Derken kafamı kaldırıyorum...
Uzun masanın ucunda bir isim daha var... 'Güzel Zeynep' olarak bilinen Zeynep Oral... Kültür-sanat dünyasının eski zaman putu... Kader 'Sen bir putsun' diyen benimle onu yan yana düşürüyor...
Sanırım bu durumdan hiç hoşlanmadı.
'Güzel Zeynep' hasta hasta gelmiş, hiç yılmadan, bıkmadan kitap imzalıyor. Üşenmiyor, herkesin kitabına çiçek bile çiziyor. Vücudu itiraz ediyor ama direniyor... Son an'a kadar...
O sırada bir okur geliyor yanıma... 'Yanlış anlamayın, sırayı bozmadım' diyor...
'Sırayı bozun, hiç önemli değil' diyorum...
'Olsun' diyor, 'İtiraz edenler oluyor... Ben Zeynep Hanım'ın yanındaydım, ona masaj yapıyordum...'
O an 'Güzel Zeynep' olmak nedir anlıyorum; kendisi hala güzel, okurları da çok güzel...

'Karşı' tarafı çok sevdim
- Evler büyük, apartmanlar bahçeli...
- Bağdat Caddesi'nde alışveriş merkezleri, gecekondular, gökdelenler yok...
- Herkes laik...
- Kadıköy'ün çok sempatik, iyi niyetli bir belediye başkanı var...
- Caddebostan Kültür Merkezi, Berlin
Alexanderplatz'daki çok sevdiğim o
multiplex'i hatırlatıyor...
- Kızlar güzel, erkekler yakışıklı...
Herkes fit...
- Çiya, Anadolu Yakası'nda... J Burger, Anadolu Yakası'nda... Sahan, Anadolu Yakası'nda...
- Starbucks'larda, Kadıköy'deki korsancılarda, Caddebostan barlarında tanıdığa rastlama olasılığı yok...
- Sahilyolu harika; bisiklet medeniyeti var...

<h3>Aşıda ikinci parti ne zaman gelecek?</h3><h3>BAŞKAN ERDOĞAN AÇIKLADI</h3><p>Başkan Erdoğan, Çin'

22 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ocak 2021)

Simpsonlar yine şoke etti! Bunu da bildiler