• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
27 Haziran 2011 Pazartesi

Bu gururun anlamı ve önemi

Tarihi bir hafta sonu kuşkusuz. Birkaç gelişme üst üste geldi. Dünyanın her yerinde, İstanbul'da da 'pride' kutlamaları vardı. Aynı gün New York'ta da eşcinseller gurur yürüyüşüne çıktı, bu sefer haklı bir gurur daha vardı ellerinde. Nihayet yıllar sonra eşcinsel evlilikleri New York eyaletinde kabul edildi.
Ve aynı hafta sonu New York Times'ın ilk açık gay köşe yazarı Frank Bruni köşesinden okurlarını selamladı.
Bruni, kendi cinsel tercihi konusu açıldığında 76 yaşındaki Cumhuriyetçi babasının bugüne kadar hep odayı terk edip konuyu hasıraltı ettiğini yazıyor. Ta ki bir gün ailece golf oynamaya gittiklerinde oğlunu arkadaşlarına tanıtırken 'Bu da Tom, diğer oğlum' diye sevgilisini kabullenene kadar.
Cuma gecesi evlilik kanunu kutlamaları New York'un West Village bölgesinde doruk noktaydı. Burası 1969 yılında eşcinsellere özgürlük hareketinin ilk başladığı Stonewall Inn'in olduğu yer.
Bir zamanlar polisin basıp eşcinselleri yaka paça dışarı attığı barın önünde bu sefer zafer şarkıları söyleniyor, kutlama çığlıkları atılıyor, gökkuşağı bayrakları dalgalanıyordu.
Mücadelenin bugün vardığı nokta 'hayaldi gerçek oldu'dan da öte.
Anti-kurumsal bir kimlik olduğunu düşündüğüm eşcinselliği toplumdaki ilk ve en küçük kurum olan aileyle, evlilikle bağdaştırmakta zorlanıyorum. Evlilik mekanizmasının kendisi tartışılması gerekirken, yıllardır eşcinselliğin bu çökmek üzere olan kurumsallığın parçası olmasını anlamıyorum. Sistemle uyum sağlamaya ne gerek var?
Ama tabii herkes marjinal, sistem karşıtı olmak zorunda değil. Birileri uzlaşmak, birileri de topluma uymak istiyor.
Nitekim, New York'ta eşcinsel evliliği kanununa 'Evet' diyenler de 'Benim sahip olmak istediğim haklardan nasıl başkalarının faydalanmasını engellerim' diye yola çıktı. Geçtiğimiz yıllar içinde gay lobileri büyük para ve emek harcayarak kamuoyundaki algıyı değiştirdi.
Yapılan araştırmalar gösterdi ki birkaç sene içinde eşcinsel evliliğine onay verenlerin oranı yüzde 58'e varmış. Bu oran, talepleri yüksek sesle dillendirmek, kamuoyu desteğini güçlendirme için baskı unsuru oldu. Sonunda genel olarak muhafazakarların oylarına yaslanan Cumhuriyetçilerin bir kısmı bile 'evet' dedi.
New York Times'daki ilk yazısında Frank Bruni bu kanunun geçmesinin altında yıllar içinde insanların eşcinsellere daha aşina olmalarının yattığını vurguluyor. Kanuna evet diyen senatörlerin bazılarının çocukları, bazılarının yeğenleri eşcinsel. Daha tartışma aşamasında bazı köşe yazarları kendi tecrübelerinden, katıldıkları eşcinsel akraba düğünlerinden yola çıkarak destek verdi.
New York Valisi Andrew Cuomo'nun kız arkadaşının kardeşi lezbiyen, Belediye Başkanı Michael Bloomberg'in ise yeğeni. Cumhuriyetçi bir senatörün oğlu kanun izin vermediği için bir başka eyalette evlenmiş, bu da babasına dert olmuş.
Evlilik kanunu, federal seviyede olmasa da eyalet kanunlarına göre eşcinsellerin diğer evlilerle aynı haklara sahip olması kuşkusuz yepyeni bir dünyanın da ilk adımı. Eşcinsel evliliklerine bugüne kadar New Hampshire, Massachusetts, Connecticut, Iowa, Vermont eyaletleriyle Washington DC'de izin vardı. New York kanunu kabul eden ilk büyük eyalet oldu Amerika'da ve 30 gün içinde uygulamaya geçerek evlilikler başlayacak.
Bu aynı zamanda eşcinsel hareketinin önemli simgesi Harvey Milk'in, Wyoming'de sadece eşcinsel olduğu için bir çite bağlayarak ölüme terk edilen 19 yaşındaki gencin, 'Brokeback Dağı'nın, eşcinsel ailelerin ve çocukların gayet normal büyüyebileceklerini gösteren 'The Kids Are All Right' filminin de zaferi.
Bizde böyle zaferler, böyle tartışmalar bile yok çünkü bizler dolapta yaşamayı çok seviyoruz.
twitter.com/orayegin
facebook.com/oryegn

Bir düğün gecesi
Meslektaşımız Hakan Çelik önceki gün evlenmiş, hayırlı olsun, mutluluklar vesaire. Bu faslı geçelim.
Düğünün bütün ayrıntıları birebir aynı metinle çeşitli medya sitelerinde yer aldı. Belli ki düğün sahipleri servis etmiş...
Böylesini uzun zamandır görmüyordum. Markaları sansürleyerek 'basın bülteninden' bir bölümü aktarıyorum: 'Gelinin giydiği gelinlik XXX imzasını taşıyordu. Gelinin saçını ise ünlü kuaför XXX, makyajını ise XXX yapmıştı. Hakan Çelik'in kıyafeti XXX özel koleksiyonundan XXX imzasını taşıyordu.'
Bu 'hanut' satırlarının ardından katılanların tam listesi verilmiş. Ama sadece isimlerle değil: Önem ve unvan sırasına göre. 'X holding yönetim kurulu başkanı' gibi... 'Cumhurbaşkanı Gül'ün de son anda katılamadığı' belirtilmiş bültende.
Meslektaşımız hayatını beraber geçirmeyi düşündüğü eşiyle özel bir gün mü yaşıyor, yoksa bu vesileyle kendi gövde gösterisini mi yapmaya çalışıyor? Düğünler iki kişinin mutluluğunu sergilemek için midir, dışarıya 'Bakın biz kimleri tanıyoruz, kaç holding sahibini, kaç politikacıyı çağırdık' diye şov yapmak için mi?
Ne diyeyim, belli ki artık 'güçlü' gazetecilik yapılan haberlerden, yazının etkinliğinden, ulaşılabilirlikten geçmiyor. Ama bir düğün yapıyorsun, birden olmuşsun önemli gazeteci.

İttifak mı dediniz?
Seçim öncesi Doğan Medyası, Ergenekon, CHP, PKK ve BDP hep beraber ittifak yapıyorlarmış diye bazı cahiller konuşup duruyordu orada burada...
Dün Abdullah Öcalan'ın İmralı'dan selam gönderdiği gazetecileri öğrendik: Ahmet Altan, Yasemin Çongar, Hasan Cemal, Cengiz Çandar...
Nasıl yani? Öcalan'ın listesiyle yandaş komplocuların teorileri epey çelişiyor bu durumda.
'İşte asıl PKK'nın ittifak yaptığı gazeteciler' bayağılığına düşecek değilim. Öcalan'ın bu isimlere sempati duyması doğal; hepsi yıllardır istikrarlı bir şekilde Kürt sorunu üzerine yazıyor, düşünüyor.
Sadece 'İşte ittifak' diye bir palavranın üzerine atlayanların, kanal kanal dolaşanların mumu ne kadar çabuk söndü onu görün isterim.
Her palavrayı büyük teori diye sunanlara, onlara ekranlarda yer açanlara, bu palavraları dinleyenlere cevap Öcalan'dan geldi.

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Belgrad Ormanı'ndaki metrelerce derinlikteki çukur şaşkına çevirdi

Bakan Soylu, Salgınla Mücadele Değerlendirme Toplantısı'na katıldı

8. Cumhurbaşkanı Özal'ın ölümünün üzerinden 28 yıl geçti