• $9,3375
  • €10,8742
  • 532.806
  • 1429.85
23 Kasım 2014 Pazar

Sinema sektöründe promosyon dönemi

Türkiye’de sinema sektörü belki de hiç olmadığı kadar iyi bir yerde şu sıralar. Yeşilçam’ın o muhteşem etkisini kaybettiği dönemden sonra ‘yeniden canlanma’ hareketleri yerini buldu, dev bir sektör oldu yeni ‘Türk Sineması’. Öyle ki, yabancı film hakimiyetini toptan ortadan kaldıran bu atılım sadece geçen haftanın raporlarına bakıldığında bile görülebiliyor. 14-20 Kasım haftasında 50 film vizyondaydı Türkiye’de. Bunların 24’ü Türk 26’sı yabancı filmler. Adetsel bazda yabancı filmler bir tık daha fazla gibi görünse de, tercih edilme durumu hiç öyle değil. Türk filmleri 1 milyon 252 bin kişi tarafından izlenirken yabancı filmler neredeyse 4’te 1’i kadar -345 bin kişi tarafından- kişi tarafından izlendi.

HOLLYWOOD’A BiR iKi!

Sektör büyüdükçe rekabet de büyüyor haliyle. Yapım şirketleri kıran kırana bir mücadele içinde. Fakat bazıları tuhaf PR hareketleri dener durumdalar. Bir dönem gazetelerin tiraj yükseltmek için yaptıkları saçma sapan promosyon kampanyaları ya da AVM’lerin ciro arttırmak için tatil, otomobil vaad etmeleri gibi hareketler bunlar. 28 Kasım’da vizyona girecek olan ‘Figüran’ gişeyi arttırabilmek için Hollywood tatili vaad ediyor seyirciye. Gidip filmi izliyorsun, biletini atmıyorsun, yapılacak çekilişte şanslı 3 kişiden biri olursan Hollywood’a gidiyorsun…

Tıklayın, Ivana'yı sinemaya götürün

Benzer bir hareket de 30 Ocak'ta vizyona girecek olan 'Yapışık Kardeşler' filminden geldi. Onlar direkt gişe değil 'bilinirlik' peşinde. Resmi YouTube sayfalarına abone kazandırmak ve bu şekilde hem bu filmde hem de önümüzdeki projelerde kullanabilecekleri bir mecra yaratmak amacındalar belli ki. Onların kampanyası ise şöyle; Tıklıyorsunuz YouTube'daki kanallarına , abone oluyorsunuz, Yapışık Kardeşler filmini Ivana'yla birlikte izleme şansını (!) yakalıyorsunuz...Figüran'ın kampanyasının tutup tutmadığını gişe rakamları gelmeye başlayınca göreceğiz ama Yapışık Kardeşler'inki şimdiden belli. Ivana 515 bin takipçili Instagram hesabından bu kampanyayı duyurmuş olmasına rağmen YouTube'a sadece 143 kişi tıklamış. Varın gerisini siz düşünün...

Hadi, samimiyetinizi şimdi görelim!

Karar çıktı, itiraz edildi, onandı, kaçtı, yakalandı derken Deniz Seki artık cezaevinde. Hafta içi iki büyük destek geldi Deniz’e. Biri Sezen Aksu’dan diğeri İstanbul FM’den. Camiadaki hemen herkes –belki samimi belki değil- sosyal medyada Deniz hakkında bir şeyler yazıyor ama ‘destek’ sadece sosyal medyadan olmaz. Şartlar gereği takip edemediği bir mecrada esip gürlemek yerine, ona yanında olduğunuzu bildirin, hissettirin. Madem bu kadar sahipleniyorsunuz Seki’yi, işte meydan. İki tweet atmak yerine oturun, Sezen gibi bir mektup yazıp yollayın Deniz’e. Hadi, samimiyetinizi görelim!

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>İstanbul 'da ki pazarcılar böyle  söylüyor. Sebebi Giresun da bi

Ispanakta avrat otu

İstanbul'da muhteşem dolunay manzarası

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...