• $13,4726
  • €15,2894
  • 793.592
  • 2011.16
8 Mart 2013 Cuma

Nilüfer ve 40 yoldaşı

Şimdi çok iyi. Bir yandan yeni albümüyle uğraşırken diğer yandan muhteşem bir işe imza atmaya hazırlanıyor.
Nilüfer, hayatının bir döneminde meme kanserine yakalanıp kurtulmuş ve kanserle mücadele eden 40 kadınla aynı sahneye çıkmaya hazırlanıyor.
Şimdilerde heyecanla, sessiz sedasız provalar yapılıyor. Meme kanserinde erken tanı konusunda farkındalık yaratmak için 2008 yılında Pınar Ayhan tarafından kurulan 'Farkındalık Korosu'yla 1 Nisan'da MEB Şura Salonu'da sahnede olacak Nilüfer. 'Dünya dönüyor', 'Böyle ayrılık olmaz' ve 'Yaşamak ne güzel şey'i aynı yolda yürüdüğü kadınlarla söyleyecek...
Proje, eminim çok ses getirecek. Karşılığı yüz binler hatta milyonlarca lira olan medya dönüşleri sağlanacak ve sayısız insanın dikkati çekilecek... Kim bilir Nilüfer sayesinde kaç kişi meme kanserini erkenden fark edecek ve onun yaşadığı yıpratıcı süreci hiç yaşamayacak...

Milletimizin ruhuna gıda
Kral TV'de son anda gördüm alt banttaki yazıyı... "Söz: Kanuni Sultan Süleyman-Müzik: Uğur Işılak mı yazıyordu orada? O da ne ola ki?" demeye kalmadan aradım Işılak'ın    basın danışmanını. 
Doğru görmüşüm...
Işılak'ın yeni projesi 'Makam-ı Sultan'ın ilk klibiymiş gördüğüm.
Daha önce Necip Fazıl şiirlerini besteleyen Işılak bu defa  Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman'ın şiirlerini bestelemiş. İlk klibi Muhteşem Süleyman'ın 'Sanat-ı Aşk'ına çekmiş ve bir de Hürrem oturtmuş klibe... Bakire mi değil mi tartışmalarıyla bir neslin aklında yer etmiş 
Şebnem Schaefer hem de...
Gençlik ve Spor Bakanı 
Suat Kılıç çok beğenmiş projeyi, makamında kabul etmiş sanatçıyı bir de teşekkür mektubu yazmış kendisine.
İnsanlık tarihine damgasını vurmuş ecdadımızın, büyük kültür birikimimizin de ifadesi olduğu gerçeğini, milletimize bir kez daha hatırlattığı için tebrik etmiş Işılak'ı... Sonra üç büyük devlet adamının, güçlü şahsiyetlerinin yanında ince ruhlarından insanlığa lütfettikleri sanat eserlerinin milletimizin ruhuna gıda olacak nitelik ve lezzette olduğu inancını kaleme almış.

Kıskançlık
Yok... Öyle haset bir kıskançlık değil benimki. Temeli özenmekten geçen bir şey bu. Mesleğin duayenlerinden Şenay Düdek, kitabı 'İki sevda arasında'nın geliriyle İzmir'de bir anaokulunu baştan aşağı yeniletti...
Çoğu zaman tu kaka edilen magazin gazetecilerinin dedikodu yapmaktan (!) başka işlere de yaradığını gösterdi kimilerine... Bana da nasip olur mu bilmem ama olsun diye didinip dururum bundan sonra, biline...

Pera'da amca-yeğen günleri
Pera'daki eski Amerikan Konsolosluğu'nu 35 yıllığına kiralayan Serdar Bilgili pek yakında The Soho House Otel'i hizmete açacak. Eski vize verilen yaklaşık 600 m2'lik alan ise Murat Özalp, İzzet Çapa ve Gazi Ateş ortaklığında şekilleniyor.
O son derece VIP olması için çalışılan mekân hazırlanadursun aynı proje içinde bir Çapa daha hazırlık içinde. İzzet Çapa'nın yeğeni Emre Çapa otel binasının en üst katına 100 kişilik kapalı, 150 kişilik açık alanlı bir mekân hazırlıyor. Bir değişiklik olmazsa konsept 'modern meyhane'...
Görünen o ki, amca yeğenin tatlı rekabeti ve paslaşmalarını izleyeceğiz önümüzdeki günlerde. Emre Çapa için büyük bir gurur, İzzet Çapa içinse mutluluk olsa gerek bu...

<p class='MsoNormal'>Top ustası bu sevimli köpeği mutlaka 'GÖRMELİSİN'</p>

Top ustası sevimli köpeği GÖRMELİSİN

Piton ve timsahın ölümcül mücadelesi! Görenler dehşete kapıldı

Vücudu koruyup virüsleri öldürüyor! İşte o muhteşem besin ve faydaları

Karın ağrısı ile doktora gitti! Midesinden çıkanlar şoke etti