• $7,4076
  • €9,0271
  • 441.933
  • 1542.45
29 Nisan 2012 Pazar

Mustafa 'Es'erken

Son yıllarda en romantik şarkıların kadife sesli yorumcusu olmuştur benim için Mustafa Ceceli. Yeni albümü 'Es'e, hayata da bir 'es' verip odaklanıyorum ve şarkılarının akıcılığına duygusallığına kapılıyorum. Birbirinden leziz düzenlemeler ve pırıl pırıl bir ses.... Mustafa Ceceli, gün geçtikçe vizyonunu ve dinlenirliğini artırırken, imzasını da daha koyu ve silinmez şekilde atmaya başlıyor müzik piyasasına. Belki de yazdıklarım abartılı geliyor size, ama inanın bu adam hak ediyor. Albümünde neredeyse eleştirilecek bir noktanın bulunmamasının yanında, etkileyici yorumuna bir basamak daha eklemiş. Günümüzün yaygın hastalığı olan müzik kirliliğini böyle adamlar giderebiliyor işte. Neyse, ben albümün güzelliklerinden bahsetmeyi sürdüreyim. Elektronik müzikten çok da yararlanılmamış. Akustiğin lezzeti her zaman başkadır zaten. Hele ki usta ellerin arasında can bulan ezgiler ve güzel düzenlemeler de varsa içinde, doyum olmuyor. Müziğin az biraz içinde olan herkes bunu hisseder. Ben de 'Es' için bunları hissediyorum işte. Albümün çıkış parçası olan 'Es', piyasada epey bir rüzgara sebep oluyor şimdiden. Ayrıca 'Alameti Farika' da tam bir mevsim şarkısı... Sevilerek dinlenecek, çoğu çiftin favori şarkısı olacaktır. Arkanıza yaslanıp 'rahat rahat' dinleyebileceğiniz bu albümde, favori şarkım yok; çünkü hepsi birbirinden keyifli ve akıcı. Albümü satın alırken her kuruşunun karşılığını alacağınızı da bilin. Gelecek albümünde daha da tepeye ulaşacağını tahmin ediyorum bu güzel adamın. Romantizm esintisinde durun biraz, üşütüp hasta olun hatta. Hazır bahar gelmişken sevgilinizle beraber dinleyin, ona da bulaştırın. Böyle hastalık her zaman nasip olmaz zira.

CÜRETKåR SERTAB
Bu topraklarda yetişen her insanda biraz hüzzam, biraz hicaz vardır. Müzisyen olsun ya da olmasın fark etmez. Sanatta da bu böyledir. Nasıl ki en büyük pop yıldızımız, piyanistimiz vs müzikal yaşantılarının belli bir döneminde Aşık Veysel'e; Dede Efendi'ye uzanıyorsa; Sertab da sesiyle klasikleşmiş Türk Sanat Müziği eserlerimize can veriyor son albümü Ey Şuh-ı Sertab 'ta. Zaten 'Bir Çaresi Bulunur' derken, Si Bemol 2'yi duyduğumda hissetmiştim bir öze dönüş yaşadığını. Belki his, belki de tamamen tesadüf. Ama böyle bir çalışma yapmış olmasına çok sevindim. Çünkü belli noktaya ulaşmış sanatçılar, zirve yolunda mutlaka köklerinden faydalanır. Albüme gelince; Sertab Erener çok yabancılık çekmemiş bu müzik türünde fakat ister istemez  'pop gibi' okumalar da var... Mesela bizim müziğimizin olmazsa olmazı 'hançere' biraz eksik kalmış sanki ve yorum açısından ufak tefek eksiklikler var. Mesela 'Dönülmez Akşamın Ufkundayım' şarkısındaki kelime vurgularından tutun da nağmelerin eksikliğine kadar bazı detaylar bana çok 'popçu işi' geldi. Bunlarla beraber, Sertab'ın şimdiye kadar yaptığı albümlerdeki muhteşem düzenlemeleri düşününce, bu albümün fazla sade kaldığını görüyorum. Tamam, bizim müziğimizde sadelik gelenekselleşmiştir ama daha zengin bir altyapı kullanılsa ve bazı düzenlemelerden yararlanılsa daha keyifli bir iş çıkabilirdi ortaya. Sonuçta Türk müziği yaşam gibidir. Statik değil; dinamiktir. Hayat şartlarıyla o da değişir ve gelişir. Bu tarz çalışmalarda bunları göz önünde tutmakta fayda var diye düşünüyorum. Albümde,  'Kimseye Etmem Şikayet' yorumunu çok beğendim. 'Kırmızı Gülün Ali Var' çok keyifli. Bir cümleyle özetle derseniz Sertab'ın bu albümünü son derece cüretkar ve hiç fena değil...

twitter.com/OnderSariahmet

<h3>Süper Lig'in 20. haftasında Fatih Karagümrük ve Beşiktaş karşı karşıya geldi. Maç Kara Kartal'ın

Beşiktaş-Karagümrük maç yorumu

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hastane kapısında 5 gün sahibini bekleyen vefalı köpek Boncuk, dünya basınında

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yarıyıl tatili zilini çaldı