• $7,358
  • €8,9376
  • 438.947
  • 1541.15
02 Ekim 2011 Pazar

Arena'nın kahramanları...

Turkcell Kuruçeşme Arena, yaz döneminde ikinci evim gibiydi dersem yalan olmaz. Her konsere, her gösteriye gittim neredeyse... Öyle ki gide gele, ekiple de çok sık görüşür olduk... Son gittiğim Sıla konserinde işleyişi gözledim... Binlerce insanın oradan mutlu mesut ayrılmasını sağlamanın ne denli zor bir iş olduğunu tahmin edersiniz, fakat TKA'nın ekibi bu zor işin tüm şifrelerini çözmüş durumda. Sordum soruşturdum, kim ne yapıyor da biz burada bu organizasyonları sıkıntısız, keyifle izleyebiliyoruz diye...
Bir kere tüm prodüksiyonların koordinatörü Gülçin Hanım, bu işin maestrosu. Konserlerin, şovların tüm bürokratik işleri, izinleri ise Seyfi İpek tarafından takip ediliyormuş. Biletlerle ilgili işlemlerde ise gişede 3 emektar Türkan, Melek ve Tuğba var. Güler yüzleri ile kış aylarında BKM'de yazları da Arena'da iş başındalar. İşin teknik kısmının önemi tabii ki tartışılmaz. Burada da devreye İlhan, Murat ve Yücel giriyorlar... Onlar sayesinde güzel bir görsel ve kaliteli seslerle buluşuyoruz. Oldukça başarılı olduklarını söylemek zorundayım. Benim gibi zor memnun olabilen bir adamı bile hiç şikayet ettirmediler.
Beklide benim en sıkıntılı olduğum konuya gelelim şimdide... Yiyecek içecek kısmı... Baget Group işletiyor tüm büfeleri. Büfelerden aldığımız hizmette sıkıntı yok ama sanki biraz daha fazla seçenek gerekiyor hani (tamamen kişisel kaprisim de olabilir, bilemiyorum)... Yalnız dikkatimi çeken bir şeyi de yeni öğrendim, hemen paylaşayım. Büfelerin başında oradan oraya koşturan, işin düzgün yürümesi için var gücüyle çalışan bay-bayan ikilisi meğer evlilermiş ve Baget Group'un patronlarıymış... Özcan-Begüm Karamahmutoğlu... Süperler...
Peki onca dünya starını nasıl izliyoruz, kim bu işleri çözüyor derseniz, onun da cevabı BKM Genel Müdürü Zümrüt Arol Bekçe... Her kış, 2-3 sezon sonra izleyeceğimiz prodüksiyonları, dünya starlarını karşımıza getirmek için  Londra'da çalışıyor... Gelelim benim ekipte en çok görüştüğüm isimlere... 10 yıllık arkadaşım Selma Semiz ve benim deyimimle yavrusu Dilay Kant! Bilen bilir, basın mensuplarının isteklerini karşılamak kolay bir iş değildir... Nerede kime dur demeli, kimi kırmamalı, kim ne ister, kim neden hoşlanmaz adeta kodlanmıştır Selma'nın genlerinde... Kriz yönetimindeki başarısı ve işindeki hakimiyetini Dilay'la paylaşır durumda bir süredir. İşleriyle ilgili övgü dolu cümlelere gerek yok... Eksiksizler...
Bir de Necati Akpınar var ki, yüzündeki babacanlık yeter... 'Ben patronum, yan gelip yatayım' demez, mutlaka her akşam uğrar, herkesin keyfi yerinde mi, insanlar mutlu ayrılıyor mu diye kontrol eder... Şimdi insan buradan nasıl mutsuz ayrılsın?

CANSEVER ŞAŞIRTMAYA GELİYOR...
Arabesk müziğin önemli isimlerindendir Cansever... Kendine has bir tarzı ve hayat görüşü vardır. Cansever, bu defa oldukça farklı bir projeyle karşınızda; dans ettirmeye, coşturmaya, şaşırtmaya geliyor. Albümdeki 11 şarkının 10'u Cansever'in... O kadar farklı tarzlarda şarkılar var ki, dinlediğinizde inanamayacaksınız. Cansever sevenler mutlaka bu albümü dinlemeli. 'Samara' adlı şarkıya dikkat...

ALBÜM MÜ YAPTIN, GİY MAYONU!
Bir tuhaf oldu albüm kartonetleri, klipler... Kadın sanatçılar albümü yapar yapmaz mayoyu giyip poz verir oldular! Sorunca 'işimizle, müziğimizle gündeme gelmek istiyoruz' diyorlar. Anlıyorum, işlerinin bir parçası, fakat o kadar rutine bağladı ki iş... Mayolu fotoğrafı olmayan albümü çıkarmıyor. Bir değişiklik lazım!

twitter.com/OnderSariahmet

<p>İstanbul'da kaçak yollarla ülkeye sokulan oyuncakların bulunduğu depoya baskın düzenlendi. Bağcıl

Kaçak oyuncak deposuna baskın anı görüntülendi

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kutup ayılarını görüntülemek istedi, az daha canından oluyordu!

Herkes memleketinde yaşasaydı illerin nüfusu kaç olurdu?