• $28,9919
  • €31,2252
  • 1866.62
  • 7913.76
26 Ekim 2023 Perşembe

Tarafsızlık namussuzluktur

İsrail 2 buçuk milyon insanın sıkıştığı küçücük Gazze bölgesine günde 10 bin bomba yağdırıyor, binlerce bebeği katlediyor. Kilometrekareye tam 100 ton bomba düşüyor. O kadar insan evsiz, susuz, yemeksiz, elektriksiz bırakılıyor.

Batı medyasına ve İsrail propaganda makinesine bakıldığında ise bu katliamlarla sözde Hamas'a karşı mücadele ediliyor. Peki, o bebeklerin hangisi Hamas militanı? Madem Hamas ile mücadele ediliyor, Batı Şeria'da Hamas yokken neden insanlar öldürülüyor?

İşte dünyanın gözleri önünde böyle bir soykırım girişimi yaşanırken bazı akademisyenler, gazeteciler veya yazarlar "biz tarafsız gözle bakıyoruz, İsrail'e de Filistin'e de eşit mesafedeyiz" diye konuşuyor. "Ne Hamas'ı ne İsrail'i savunuyorum" diye kendilerince tarafsızlık pozları kesiyorlar.

Çünkü Batı'nın ve Batıcıların hegemonyasına meydan okuyacak, İsrail gibi Batı hegemonyasının uzantılarına karşı insani tavrı gösterecek bir karakterleri yok. İsrail'i karşısına almayarak ne kadar Batılı ve Beyaz olduğunu göstermeye çalışan, birtakım ucuz kariyer hesaplarını da buna ekleyen karakter yoksunları...

Sadece Filistin-İsrail meselesi mi?

2015'ten sonra PKK düzenli olarak çocuklarımızı, öğretmenlerimizi, kadınlarımızı, askerlerimizi ve polislerimizi katlederken PKK'ya karşı en ufak bir şey söylemeyip, devletten veya milletten yana en ufak bir tavır almadan "ben tarafsızım" diyenleri unuttuk mu?

Peki, ya 28 Şubat'ta "ne cami ne kışla" diyenleri?

15 Temmuz gecesi FETÖ'nün darbecilerine karşı bir tweet bile atmayı çok görüp tavır alamayanları...

Üstelik de bu "ben tarafsızım" sözünü âdeta akademisyenliğin veya gazeteciliğin tartışılmaz bir asgari şartı gibi dikte eden, taraf olmayı seçenleri de kendilerince önemsizleştirmeye çalışan bir tutum bu.

Peki, tarafsızlık diye bir şey mümkün mü?

Karl Mannheim'ın dediği gibi her metin, her söz ideolojiktir. Çünkü insan ne kadar kabul etmek istemese de duyguları, oluşmuş kanaatleri, maruz bırakıldığı bir toplumsallıkla yaşar. O nedenle ne bilimde ne akademyada ne de medyada tarafsızlık diye bir şey mümkün değildir. Ancak odunlar, taşlar tarafsızdır. İnsan olan taraftır!

Peki, "tarafsızlık" iddiasındakilerin konumu hangi tarafa düşüyor bu durumda? Mevcut bir siyasal ve kültürel hegemonyaya uyumsuzluk arz etmeyenlere, egemen söyleme rıza gösterenlere, dış politikada Batı'nın hegemonik düzenine itiraz etmeyenlere hem kendileri de hem de hâkim düzenin unsurları "tarafsız" etiketini yapıştırmakta gecikmezler. Zira bu hâkim söylem için rüzgâra göre şekil alanlar tarafsızdır!

Bu etikete sahip olmak da bir hegemonya neticesidir.

Yani "tarafsız" olduğunu söyleyenler de sonuna kadar taraftır.

Kimin mi tarafı?

Neticede İsrail'in Filistinlileri katletmesi konusunda, Türkiye'nin PKK ile mücadelesi konusunda, askerî darbeler konusunda tavır alamayan, bunu da tarafsızlık iddiasıyla savunanlar aslında hegemonyaya, Batı'nın egemen siyasal ve kültürel söylemine yaranmayı, o rüzgâra göre şekil almayı kendilerine yakıştıranlardır. O hegemonyanın parçası olanlardır.

Cemil Meriç'in dediği gibi: Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur!

<p>Avrupa'nın en göden kış turizmi destinasyonu olan Palandöken Kayak Merkezi 2023-2024 kayak sezonu

Palandöken'de kış sezonu büyük bir coşkuyla açıldı

Gazze güneş batmadan karanlığa gömülüyor... İşgalci İsrail'in durmayan vahşeti

İşgalci İsrail'den Gazze'ye yeni saldırı

Rıza Çalımbay ve İsmail Kartal tercihini yaptı! İşte dev derbinin 11'leri...