• $28,9223
  • €31,3349
  • 1887.74
  • 8087.24
20 Temmuz 2023 Perşembe

Suudi Arabistan ve Değişim

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Körfez turu Suudi Arabistan ile başladı. Bir süredir önemli sorunlar yaşayan iki ülkenin ilişkilerinin iyileşmesi ile ilgili sürece değineceğim. Ama ondan önce dünyanın yakından takip ettiği, ülkemizde ise birkaç araştırmacı veya akademisyen dışında çok fazla üzerinde durulmayan Suudi Arabistan'daki değişimden bahsetmek, bunun tüm Ortadoğu için önemini vurgulamak gerekiyor.

Veliaht Prens Muhammed Bin Selman (MbS)'ın Başbakan yapılması ve kontrolü büyük oranda eline almasıyla birlikte Batı medyasında fazlasıyla gündem olmaya başlamıştı. Dünya kamuoyunda değişim beklentisi yaratmış ama neticede Kaşıkçı cinayetiyle birlikte bütün imajı yıkılmıştı. Ülkemizde de daha çok bu cinayetle gündeme gelmiş, bunun haricinde de Türkiye karşıtı tutumlar, ambargolar, yasaklar ve başta Yunanistan olmak üzere birtakım ittifak girişimleriyle olumsuz hava pekişmişti. Katar'ı etkisiz hâle getirme planları çerçevesinde gerçekleştirilen izolasyon da yine Türkiye tarafından engellenmişti.

Tüm bu tartışmalar sürerken MbS diğer yandan ülkesinde uzun süredir planladığı şeyleri uygulamakla meşguldü. "Vizyon 2030" adı verilen ve sosyo-ekonomik projeleri içeren ajandasıyla öncelikle Suudi Arabistan'ı sadece petrole bağımlı olmaktan çıkaracak bir ekonomik dönüşümü hayata geçirmeye başladı. Dubai benzeri bir ekonomik bölge inşasını içeren ve Suudi Arabistan'ın çok şey beklediği Neom projesi bunlardan ilki. Yine aynı şekilde 20'den fazla nükleer reaktör kurmak için çalışmalarını sürdüren MbS'nin spor, turizm, ulaşım gibi konularda da önemli yatırımlara ve politika değişikliklerine imza attığı görülüyor. Bunların istenen sonucu verip vermeyeceğini ilerleyen yıllarda göreceğiz.

Benim için ekonomik dönüşümden daha çok dikkati çekense toplumsal hayattaki dönüşüm. Sokaklarda da hemen hissedilen değişim bununla alakalı. Daha düne kadar araba sürmelerine bile yasak koyulan kadınlar artık kamusal alanda daha çok görünür durumdalar. Trafikte fazlasıyla kadın sürücülere rastlanıldığı gibi kafelerde, alışveriş merkezlerinde ve restoranlarda da kadınlar daha fazla görünürler. Üstelik geçmişte "din polisi"nin katı bir şekilde uyguladığı başörtüsü zorunluluğu da gevşetilmiş durumda. Bu da hemen sokaklarda etkisini göstermiş.

Dahası Suudi Arabistan'da kadınların çalışma hayatındaki oranlarının da kısa zamanda büyük artış gösterdiği söyleniyor. Erkeğin izni olmadan işyeri açamayan kadınlar için bu izin alma zorunluluğu da bir süre önce kaldırıldı. Yine erkek izni olmadan pasaport alma ve yurtdışına çıkma yasağı da kaldırılmış durumda. Dahası Menkul Kıymetler Borsası Başkanlığı'na da bir kadın atanmış.

Artık açık hava konserlerinin bile düzenlendiği bir ülke hâline gelen Suudi Arabistan'da bir devlet kurumu olarak "Eğlence İdaresi"nin kurulduğunu da ekleyelim. Bütün bu değişimin nereye kadar devam edeceği, sınırının nerede çizileceği şimdiden merak konusu. Tabii bütün bunların ne kadar geç kalınmış uygulamalar olduğunu hatta pek çok diğer ülke için bu tartışmaları yapmanın bile gülünç olduğunu söylemeye gerek yok. Ama söz konusu ülke Suudi Arabistan olunca ortada dikkati çeken bir durum var. Özellikle de demokrasi meselesi kuşkusuz kritik bir mesele olarak duruyor ama karşımızda alışılagelmişin dışında bir Suudi yönetici portresiyle ve uzun vadeli bir dönüşüm stratejisi ile karşı karşıya olduğumuzu da söylemek gerek.

Türkiye ile "normalleşen" ilişkilere geldiğimizde de ekonomik yatırımların, savunma sanayii başta olmak üzere ticaret iş birliklerinin ana gündemi oluşturduğu görülüyor. Özellikle Türkiye'nin savunma sanayi ürünlerine olan ilgi büyük. İlginin bir o kadar büyük olduğu başka bir başlıksa Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın MbS'ye hediye ettiği TOGG oldu. Bu Suudi medyasında çok ilgi çekmiş durumda.

Bunlarla birlikte, Suudi Arabistan ile geliştirilecek ilişkilerin çok konuşulmayan esas önemli başlıklarından birini de Yunanistan ve Doğu Akdeniz meselesi oluşturuyor. Bilindiği üzere ilişkilerin kötü seyrettiği dönemde Suudi Arabistan Yunanistan'a yakın bir pozisyona geçmişti. Türkiye'nin başta Suudi Arabistan olmak üzere, Mısır ve BAE'yi Yunanistan'dan uzaklaştırmayı başarabilmesi önemli bir diplomatik aşama olacaktır. Suudi kamuoyunun Türkiye ile iyi ilişkiler kurmanın ne kadar önemli olduğunu en azından Katar ve Libya örneklerini görüp fark etmiş olması gerekir.

<p></p><p></p>Merkez üssü Marmara Denizi Gemlik Körfezi olan 5,1 büyüklüğünde deprem anı güvenlik ka

Deprem esnasında istifini bozmadan çayını yudumladı!

Türkiye'nin tek su altı deniz parkı! Yıldızkoy'da mikroplastik tespit edildi

6 Aralık 2023 ŞOK aktüel ürünler kataloğu

Merapi Yanardağı kül püskürttü! Patlamalar nedeniyle 11 dağcı hayatını kaybetti