• $28,939
  • €31,8267
  • 1902.8
  • 8007.01
7 Eylül 2023 Perşembe

“Sevgili Eylül Yaralarımızı Sar da Gel….”

Hepimizin sosyal medyadan aşina olduğu bir cümle bu. Yalnızca bu Eylül başında değil aslında aşağı yukarı her ay başında rastlanan bir tuhaf yeni ay kutlama veya selamlama hâli.

"Sevgili Ağustos güzelliklerle gel..."

"Sevgili Kasım, veda ayı. Başlangıçların da ayı olsun"

Aslında ne büyük bir yalnızlık ve çaresizlik ifadeleri değil mi bunlar? Aşırı bireyleşmiş modern dünyamızda bir paylaşım yaparak karşılığında bir cevap alma, bir ses duyma arayışı. Elbette bu dileğin muhatabı tam olarak kim, orası belirsiz.

Tabii bir de bu yalnızlık ve mutsuzluk hâlinin yanında koca bir kültürel mesele de var karşımızda. Yani öyle sıradan, eğlencelik, gelir-geçer bir sosyal medya akımının ötesinde bir durumun tezahürlerinden sadece biri bu.

Mesela takvimdeki bir aya "sevgili" diye hitap edip onu herhangi bir şey getirebilecek, düzeltebilecek bir özne konumuna dönüştürme hâli kuşkusuz çok komik. Lâkin buradaki amacım okuyucuları gülümsetmek değil. Büyük bir dönüşümü ve çelişkiler yumağını vurgulamak.

Bütün bunların aslında miladi takvimdeki "yeni yıl"ın girmesini kutlamayla başladığını söyleyebiliriz. Elbette miladi takvimdeki yılbaşını (new year's eve) yani 31 Aralık'ı 1 Ocak'a bağlayan geceyi Hristiyanların 25 Aralık'ta kutladığı Noel (Christmas) Bayramı ritüelleriyle kutlama abukluğuna da bizim ülkemizde fazlasıyla rastlanıyor. Noel Baba kıyafetlerinden Jingle Bells şarkısına kadar bu abukluğu biz garip bir şekilde 31 Aralık Gecesi için sergiliyoruz. Elbette bu da bir kültürel hegemonya meselesi ama onun da baya çarpık, kompleksli ve arabesk bir tezahürü. Zaten bizim Batıcılarımızın en büyük problemi ne Doğuyu ne Batıyı anlamaları; fena hâlde arabesk olmalarıdır.

İşte yeni yıldan beklentilerle, dileklerle başlayan bu süreç şimdi yeni aylara yakında da muhtemelen yeni haftalara evrilecek. Bu saçmalıkta da yine ülkemizin malum Batıcı kesimlerinin altın madalyayı kimseye kaptırmadığı ortada.

İşte esas tartışmak istediğim yer de burası. Bir asırdır sabah akşam bilim, aydınlanma, akıl vb. lafları Müslümanlara yönelik sopa gibi kullanan ve hatta bu lafları alakasız yere askerî darbe gerekçesi olarak bile sahiplenen Batıcı kesimlerin tüm bu hurafeciliği de neyin nesi?

Batı'da modern dönemde dinin boşalttığı metafizik alanı doldurmanın bir ihtiyaç olduğu görüldüğünde bu metafizik alanı doldurmak için birtakım Budist veya Hindu ritüellerinin bağlamından koparılıp modernize edilen versiyonları ikame edilmişti. Bizim Batıcılarımız da tipik bir müstemleke İslam karşıtlığı ile boşalttıkları spiritüel alanı nasıl dolduracaklarını şaşırmış durumdalar. Uzakdoğu veya Hint ritüellerini Doğu'dan değil de Batı üzerinden almaya çalışan, astrolojiyle, tarotla, retrolarla bir türlü doldurulamayan bu boşluk bir süre de böyle saçmasapan bomboş sosyal medya aforizmalarıyla kendisini gösteriyor. En saçma hurafelere sırf İslam ile ilgisi olmadığı için büyük sempatiyle bakan ve kendini özel hisseden bu müstemleke Batıcılığını iyi tanıyoruz.

Mesela "Eylül kim ki yaralarını saracak?" diye sormaya gerek bile yok. Çünkü hem yukarıda bahsettiğim spiritüel alanın boşluğu hem sosyal medyadaki genel akımlara sorgusuz sualsiz biat edip uyum sağlama hâli bütün bu saçmalıklarla bizi karşı karşıya bırakıyor. Üstelik de her şeye muhalif olma iddiasındakiler bunu yapıyor.

Hâlbuki içine doğup yaşadıkları ama aslında dış kapının mandalı olmaktan öteye gidemedikleri milletin inancına, değerlerine biraz kulak kabartsalar o boşluğu dolduracak bir koca dünya, kafalarındaki sorulara cevap ve tüm o tükenmek bitmez mutsuzluklarına biraz olsun derman bulacaklar.

Mesela şifa kavramına, kader çizgisine, yerlerin ve göklerin bir sahibi olduğu şuûruna biraz olsun kalplerini açsalar bu hurafelere gerek bile duymayacaklar.

Bunları geçtim: Biraz olsun bilim, aydınlanma, akıl, rasyonalite falan okumuş olsalar bu yaptıklarının ortaçağ hurafeciliği ve berbat bir arabesk olduğunun farkına varacaklar.

Ne diyelim: Sevgili Eylül, bu arkadaşlara akıl fikir ver de gel...

<p></p><p>Çanakkale'nin Yenice ilçesinde sağanak nedeniyle İncesu ve Başaklar derelerinin taşması so

Çanakkale'de şiddetli yağışlar nedeniyle dereler taştı

İstanbul Arnavutköy'de İETT durağında dehşet! Oğlunun ölüm yıl dönümünde eski dünürüne kurşun yağdırdı

Sağanak nedeniyle araçlar sürüklendi, iş yerlerini su bastı

BM Genel Merkezi'nde Filistin sergisi açıldı