• $28,9919
  • €31,2252
  • 1866.62
  • 7913.76
26 Haziran 2023 Pazartesi

Putin imajının çöküşü

Kürsüde yanında duran çocuğa dünyanın gözü önünde şu soruyu sordu:

Rusya'nın sınırı nerede bitiyor?

Çocuk hemen cevap verdi:

Rusya'nın sınırı Bering Boğazı ile ABD'ye kadar uzanıyor.

Bunu duyduğunda mikrofonu eline alıp büyük bir özgüvenle şu karşılığı verdi:

Rusya'nın sınırı yoktur!

Başka hiçbir devlet başkanının kolay kolay tüm dünyanın önünde sarf edemeyeceği netlikteki sözleri söyleyen kişi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'di.

1999 yılında devlet başkanı olduğunda Rusya hâlâ Sovyetler Birliği'nin enkazını kaldıramamıştı. Çeçenler karşısında perişan olmuş, dünya siyasetindeki ağırlığı kaybolmuş, devlet sistematiği ve ordusu çözülmüş bir Rusya devralmıştı.

Sovyetler'in çöküşünün acısını "jeopolitik bir felaket" olarak tanımlayan, Sovyetler çöktüğünde yaşadığı zorlukları sık sık acıyla ve öfkeyle ifade eden Putin önce kanlı katliamlarla Çeçenistan meselesini Rusya'nın gündeminden çıkararak oraya kendisine bağlı birini yerleştirmiş, sonra da oligarkları çeşitli yöntemlerle biat ettirip Rus ekonomisini toparlamıştı. Ailesinden pek çok kişiyi 2. Dünya Savaşı'nda Almanların saldırılarına kurban vermiş bir kişi olarak Putin, her ne kadar komünizme karşı olsa da Sovyetler'in çöküşü ile bağımsızlıklarını kazanıp Rusya'nın elinden çıkan toprakların kaybını hiçbir zaman hazmedememişti. O nedenle gözünü önce Gürcistan'a sonra da Ukrayna'ya dikecekti.

İktidarı döneminde hem Rusya içinde tek mutlak hâkim hâline gelecek hem de Afrika'dan Suriye'ye; Asya içlerinden Balkanlar'a kadar dünyanın pek çok bölgesine doğrudan veya dolaylı müdahale edebilecek bir gücü inşa etmiş; Rusya'yı tekrar süper güç yapmıştı.

Vladimir Putin Sovyetler'in çöküşü sonrası özgüvenini kaybetmiş, ülke dışına kaçmanın yollarını aramış, küçük düşürülmüş Rus halkı için, Rusya'yı tekrar bir süper güç hâline getirip dünya sahnesinde Rus gururunu okşayacak güç gösterileriyle yeni bir efsanevi kahramana dönüşüyor ve o nedenle de girdiği sayısız seçimi kazanarak zaferle çıkıyordu.

Putin sadece kendi milletinin gözünde bir efsaneye dönüşmüyordu. Forbes Dergisi'nin her sene yayınladığı "dünyanın en güçlü adamı" sıralamalarında son 10 senede en çok birinci çıkan isim olması tesadüf değildi. The Economist Dergisi'nin "The Tsar is Born" (Çar Doğuyor) diye onu yıllar önce kapak yapması da tesadüf değildi.

Dünya siyasetinde Putin'i ve dolayısıyla Rusya'yı dikkate almadan bir hesap yapmak zorlaşmış, başta Avrupa ülkeleri ve ABD olmak üzere dünya devletleri için Rusya ciddi bir caydırıcı güç hâline gelmişti.

Bu süreçte Afrika ülkelerinden Suriye'ye; Ukrayna'dan Gürcistan'a kadar Batı ile karşı karşıya gelmekten çekinmeyen, istediği neticeyi de çoğu zaman almakta olan Putin önce Gürcistan'ın Güney Osetya ve Abhazya bölgelerini Gürcistan'dan, sonra da Kırım'ı Ukrayna'dan koparmakta da tereddüt etmiyordu. İstediğini koparan, geri adım attırılamayan Putin bu süreçte hem kendi konvansiyonel ordusunu hem de kendi adamı olan Prigojin önderliğindeki özel askeri şirket Wagner'i kullanıyordu.

İşte böyle bir özgüvenle gözünü Ukrayna'ya diken ve istila etmeye başlayan Putin için Ukrayna da aslında "geri alınması gereken bir Rus toprağı" idi. Dünyaya meydan okuyan bir konuşmayla Ukrayna'ya saldıran Putin için ise tam o ânda tarih akışı değişecekti. Batı'nın da desteğini alan Ukrayna Rus Ordusu için büyük bir hayal kırıklığına dönüştü. Eli silah tutan yüz binlerce kişiyi silah altına almasına rağmen sonucu değiştiremedi. Bu büyük hayal kırıklığı uzun sürdükçe Rus halkında büyük bir hoşnutsuzluğa ve esas itibarıyla Rus devletinin elitleri içerisinde de kendisine karşı tavır alanlarla karşılaştı. İşte geçtiğimiz hafta sonu kendisine bağlı, sıfırdan yarattığı Prigojin'in önderliğinde çıkan isyan ve orduya verdiği tüm talimatlara rağmen Moskova'ya kadar yaklaşan Wagner'in karşısında düştüğü durum o kadar sürede oluşmuş Putin imajının da efsanesinin de çöküşü anlamına geliyor.

Kuşkusuz Türkiye'nin Rusya ile pek çok jeopolitik denklemde kurduğu denge politikası için Putin çok önemli bir konumu temsil ediyor. Rusya'nın istikrarının önemi bölge için de Batı'yı dengeleyebilecek güçlerin ortadan kalkmasının yaratacağı riskler bakımından da önem taşıyor. Ama Putinizm bakımından da Rusya'nın gücü bakımından da çok önemli bir aşamadan geçtiğimiz bir gerçek. Bu bizi ilgilendiren pek çok bölgede; Suriye'de, Libya'da, Orta Asya'da ve Ukrayna'da yeni bir güç dengesinin oluşması anlamına geliyor.

<p>Zonguldak'ta heyelan nedeniyle bir bölümünde çökme meydana gelen yol, ulaşıma kapatıldı.</p><p>Ke

Zonguldak'ta heyelan! Yol trafiğe kapatıldı

BİM 12 Aralık 2023 aktüel ürünler kataloğu

Gazze güneş batmadan karanlığa gömülüyor... İşgalci İsrail'in durmayan vahşeti

İşgalci İsrail'den Gazze'ye yeni saldırı