• $31,2907
  • €33,8755
  • 2057.63
  • 9193.69
27 Kasım 2023 Pazartesi

Olmak... Olamamak...

"Sonsuza dek dinlenip burada uğursuz talih yıldızımın boyunduruğundan yorgun bedenimi kurtaracağım.

Ey gözler son kez bakın.

Kucaklayın son kez ey kollar...

Ve ey siz nefes kapıları, yasal bir öpüşle mühürleyin doyumsuz ölümle yaptığım bu süresiz anlaşmayı..."

Shakespeare'in Romeo ve Juliet'ini karıştırırken, son sahnede Romeo'ya aşkından dolayı intihar eden Juliet'in söylediği bu son sözleri görünce inandıkları için mücadele etmeye, ahde vefaya, sadakate, kadirşinaslığa, fedakârlığa, samimiyete, arkadaşlık ve yoldaşlık hukukuna dair bir şeyleri yeterince konuşmadığımızı düşündüm.

Sevgileri, değerleri, erdemleri göz ardı ederek kritik anlarda konfor alanında, risk almadan, inandıkları için mücadele etmeden boşa geçen binlerce, milyonlarca insan ömrünü...

Arkadaşlıklardan, çalışma hayatına; aşktan siyasete ve uluslararası ilişkilere kadar pek çok alanda bu erdemlerin yeterince dile getirilmediğini, önemsenmediğini...

Rasyonalitenin, pragmatizmin, kısa vadeli çıkar hesaplarının, konfor alanını bozmak istemeyenlerin nasıl olup da insanı insan yapan hasletlere sırt çevirir hâle gelebildiğini...

Rahatlarını bozmadan, çıkarlarını riske atmadan İsrail'in o güzel bebekleri katletmesine ses çıkarmayan sanatçı bozuntularını...

Çocuklarımızı, kadınlarımızı, askerlerimizi, polislerimizi katleden teröristlerin siyasal veya kültürel uzantılarının elini öpen siyasetçi müsveddelerini...

Binlerce evladını feda etmiş bir millete dönüp o evlatların katillerinin ağzıyla konuşup, katillere özgürlük isteyen ruhtan, kalpten yoksunları...

Kendi genel başkanına kumpas kurulduğunda "aday olmayacağım" deyip ertesi gün bütün değerleri hiçe sayarak genel başkan olanları ve seneler sonra aynı akıbete uğrayanları...

Daha düne kadar yere göğe koyamayıp 'memleketi kurtaracak adam' diye gözyaşlarıyla destekledikleri adamı mağlubiyet sonrası ağızlara gelmeyecek laflarla yerin dibine sokanları...

Yıllarca birlikte yol yürüdüğü, her türlü makama sayesinde geldiği dava arkadaşına, kardeşine karşı onurlu bir veda bile etmeden hançerlerini hazırlayanları...

Birtakım hizip ilişkileriyle, gizli toplantılarla, sözde kurultaylarla ele geçiremedikleri 'hareket'ten ayrılıp, her türlü reklamla, pr çalışmasıyla, anket manipülasyonuyla yok etmeye çalıştıkları eski 'yuva'larından her seçimde daha az oy alıp sonunda da şimdi her türlü kirli iddiayla birbirini ateşe atanları...

Dahası bütün bu pespayelikleri "siyasette olur böyle şeyler" diye normalleştirenleri...

İnsanı insan yapan hasletler olduğu gibi milleti millet yapan hasletler; millet olma hukukunu tarih içerisinde inşa eden birtakım temel değerler vardır.

İnsan bir kere doğuyor, bir kere ölüyor... Bu ölümlü dünyada zulme, katillere rıza gösterecek, konfor alanının kölesi olacak kadar insani hislerden uzaklaşabilmek nasıl mümkün olabiliyor?

Tıpkı artık içinde yaşadığımız zamanların aşkı, sevgiyi tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak görmesi gibi rasyonel çıkar hesapları ne olursa olsun en temel insani ve millî konularda biraz olsun duruş sahibi olamamayı artık vicdanlarda mahkûm etmek gerekiyor.

İnsan olanın inandıkları, değer verdikleri, sevdikleri için yaşayabilmesi, mücadele edebilmesi, küçük çıkarlara, konfor alanına yenilmemesi zaten onu gerçekten 'insan' yapıyor.

Biz bazen gündelik siyasi tartışmalarda, gündelik koşuşturmada meselenin bu en temel insani boyutunu ıskalayabiliyoruz.

Bu yüzden de artık bu yüksek değerler için verilen mücadeleleri, kritik anlarda alınan onurlu tavırları çoğunlukla sadece filmlerde görür hâle geliyoruz.

<p>Geçtiğimiz günlerde Antakya ilçesi Kantara Mahallesi'nde içi boş olan 15 metre derinliğindeki kuy

15 metrelik kuyuya düştü! 12 yaşındaki çocuğun korku dolu anları

Eskişehir'de binanın garajı yandı! 30 kişi dumandan etkilendi

İkinci el otomobil alacaklar dikkat! Bu arabalar 150.000 TL ile 350.000 TL arası…

Pandalar 17 yıl sonra Çin'e gönderildi