• $32,5038
  • €34,7826
  • 2499.53
  • 9693.46
20 Nisan 2023 Perşembe

Kürtler

1970'lerin sonu Bingöl.

1977 Yerel Seçimleri'nde MHP'den Bingöl Belediye Başkanı olmuştu. Henüz 29 yaşındaydı ve %33 oyla Bingöl Belediye Başkanlığı'na seçilmişti. Hemen Bingöllüler tarafından çok sevilen bir başkan olmuştu ama bir yandan şimdiki PKK'nın öncülü olan "APO'cu" grupların saldırıları da başlamıştı. Nasıl olur da MHP Güneydoğu'da bir vilayeti yönetirdi! İlk saldırıda ölümden döndü ve böbreğini kaybetti. O dönem Güneş Motel'de milletvekili satın alarak ancak hükümet kurabilmiş CHP Hükümeti defalarca talep edilmesine rağmen ona koruma vermemişti. Sonrasında 12 Ağustos 1979 tarihinde bir Ramazan günü iftardan hemen sonra teröristler yine kahpece saldırmış ve ailesiyle birlikte onu şehit etmişti. Adı Hikmet Tekin'di.

PKK'nın şehit ettiği siyasetçiler Hikmet Tekin'den ibaret değildi. PKK bölgede kendisi dışında hiçbir siyasi veya toplumsal harekete imkân vermeyecek bir etno-faşizan diktatörlük kurmak için binlerce kişiyi katletti. Bunların içinde yüzlerce solcu olduğu gibi ondan çok daha fazla milliyetçi ve muhafazakâr da vardı. PKK tarafından öldürülen solcuların isimlerini bugün herhangi bir solcuya sorsanız bilmez. Çünkü bunu hatırlamak işlerine gelmez.

PKK eksenindeki yazar-çizer-akademisyen tiplerin kurmak istediği kültürel bir hegemonya projesi vardır. Bu kültürel hegemonyaya göre "Kürtler ile Türkler ayrı halklardır ve Kürtler Türklere karşıt olmalıdır". "Dahası Kürtlerin İslam'dan da uzaklaşması gerekmektedir". Dahası aynı tiplere göre "PKK'lı olmayan Kürt de Kürt değildir."

İşte bu ilkel, etno-faşizan dil PKK'lı olmayan, Türk ve İslam karşıtlığı yapmayan Kürtleri imha etmeyi amaç hâline getirmiş PKK terörizmini beraberinde getirmiştir.

İşte AK Parti üyesi tam 37 kişiyi şehit eden de en son Ağrı'da iki AK Parti mensubunu elektrik direğine asıp şehit eden de bu PKK'lı katiller sürüsüydü.

PKK'nın ne kadar katil olduğunu anlatmaya ihtiyaç yok. Ama belli ki PKK ile ittifak yapan muhalefet ittifakına biraz olsun vatanseverlik ve insanlık dersi vermeye ihtiyaç var.

Geçtiğimiz günlerde muhalefet liderlerinden "Kürtlere terörist diyorlar" temalı açıklamalar geldi. Peki, kimsenin Kürt kardeşlerimize ne geçmişte ne de bugün böyle bir şey dediği yokken, nereden çıktı şimdi bu söylem?

Öncelikle şunu söylemek lazım ki "Kürtlere terörist diyorlar" söylemi 40 senedir PKK'nın kendini aklamak için kullandığı bir söylem. Üstelik pek de bayatlamış bir söylem.

Sanki PKK ve HDP'lilere laf edenler otomatikman Kürt kardeşlerimize laf etmiş gibi meseleyi etnik bir meseleye çevirenler PKK söylemiyle konuşmaktan başka bir şey yapmamış oluyorlar.

Bugüne kadar hiçbir siyasi grubun Kürt aleyhtarı bir sözü veya davranışı olmamışken, PKK ve onun uzantısı HDP'yi meşru ve mağdur göstermek için "bakın Kürtlere terörist diyorlar" lafları etmek pespayelikten başka bir şey değil. İyi niyetli hiç değil. Üstelik bu, dünya tarihinde en çok Kürt öldürmüş yapı olan Kürt katili PKK'yı aklayan bir dil.

Bu etnisite-kavmiyet merkezli, geri Pentagon-CIA söylemi 2002'de konuşulanları hatırlatıyor. O dönem 11 Eylül saldırıları sonrası Irak'ta bulunduğu iddia edilen kimyasal silahlar nedeniyle ABD Irak'ı işgal etmiş ve 1 milyon Müslüman'ın ölümüne sebep olmuştu. İşte tam o günlerde ABD televizyonlarında (kimyasal silahlarla ne alakası varsa) Irak'ın etnik yapısına dair istatistikler yayınlanırdı. %60 Şii, %25 Sünni, %10 Kürt, %5 diğer diye grafikler çizilirdi. Etnisitelerle mezhepleri alt alta yazıp elmayla armudu toplayacak kadar özensiz bu sömürgeci dil hemen dikkati çekerdi. Sanki o insanlar doğada birbirine karışmadan yaşayan kelebek türleriymiş gibi kategorize edilirlerdi.

İşte benzeri bir küresel dizayn eseri bu etnisite-kavmiyet merkezli dili bu topraklara transfer edenlerin dili PKK'ya teslim olmuş, operasyonel bir dildir. İmparatorluk kurup etnik farklılıkları aşarak ve dönüştürerek tarih içinde oluşmuş Türk milletini anlayamamış; sömürgeci ve fonlanan bu dilin Atatürk'ün partisinden seslendiriliyor olması ise merhum Baykal'a yapılan operasyonla ile ilgili.

Neticede Türkiye öyle sömürgecilerin fantezilerindeki gibi bir etnisiteler toplamı falan değil. Burası Suriye veya Irak da değil. Burası imparatorluk merkezi.

Bunu geçelim ve esas soruya gelelim: "15 Mayıs'ta AKP-MHP faşizmini yıkacağız" diyen Duran Kalkan ve tüm PKK elebaşları ne karşılığında muhalefeti destekliyor? Muhalefet HDP ile neyin pazarlığını yaptı? Neyin sözünü verdi?

<p>Maksimum hız limiti 50 kilometre olan elektrikli scooterlara kurallara göre yalnızca bir kişi bin

Elektrikli scooter ile pes dedirten yolculuk: Ayak ucuna çocuğunu oturttu

İstanbul Gaziosmanpaşa'da toprak kayması! 30 ev tahliye edildi

Antalya'da otel çalışanlarını taşıyan servis devrildi! 19 kişi yaralı

Kontrolden çıkan araç, park halindeki 14 araca çarptı