• $13,4652
  • €15,2424
  • 796.966
  • 1910.29
6 Aralık 2021 Pazartesi

I am from Türkiye!

Yurtdışına her çıkışımızda karşılaştığımız "Where are you from?" sorusu biz Türkler için hep can sıkıcı olmuştur. Herkes kendi ülkesinin adını İngilizce'de rahatça telaffuz ederken bizim "hindi" manasına gelen "Turkey" kelimesini söylemek zorunda kalmamız çok tatsızdır.

O kadar tatsızdır ki İngiltere'deki öğrencilik zamanlarımızda bu soruyla her karşılaştığımızda ısrarla "I am Turkish" diye cevap verirdik.

Daha tatsız olansa İngiliz veya Amerikan medyasında Türkiye ile ilgili haberler söz konusu olduğunda "hindi" temalı aşağılama biçimlerinin ortaya konması. Türk Milli Takımı maç kaybettiğinde veya Türkiye ile ilgili bir olumsuzluk olduğunda hemen medya hindi fotoğrafları koyar, "hindi kızartması" veya "şükran günü" temalı dalga geçmeler başlar.

Üstelik "Türkiye" yeni ortaya çıkmış bir isim de değildir. Bir Papua Yeni Gine bir Barbados falan gibi yeni ortaya çıkmış ülkelerden de değildir. Bu toprakların adı 1000 senedir Türkiye'dir. Batılı ve doğulu metinlerde de hep böyle geçmektedir. 12. Yüzyılda Anadolu Selçukluları üzerine Haçlı Seferi çağırısı yapan Papa "Türkiye'ye sefer" sözünü kullanmıştır. Marco Polo 1170'lerde bu topraklardan "Türkiye" diye bahsetmiştir. İbn Batuta da benzer ifadeler kullanmıştır.

Hatta sadece bu topraklar için değil, Mısır'da kurulmuş Türk devleti Memlükler bile kendisi için resmî evraklarda "Ed- Devletüt Türkiye" demiştir. Çünkü 1000 senedir bu milletin adı Türk milleti, sahip olduğu ülkeler de Türk ülkesidir.

İşte artık bu "Turkey" saçmalığının sonuna gelindi. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yayınladığı genelgeyle başta diğer devletler olmak üzere tüm uluslararası kurum ve kuruluşlarla gerçekleşen her türlü faaliyet ve yazışmalarda "Türkiye" ifadesinin kullanılmasını zorunlu hale getirdi.

TANIMLAMA ÜSTÜNLÜĞÜ

Peki, hâl böyleyken bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti neden bu küçültücü tanımlamaya müdahale etmemişti?

İşte bu soru bile başlı başına büyük bir hikâye barındırıyor.

Neticede isim kimliktir. Kendilerini tanımlayamayanlar, tanımlanmaya, kategorize edilmeye ve dolayısıyla nesneleştirilmeye maruz kalırlar. Bu tanımlama üstünlüğünü karşıya teslim etmek demektir. İkincil kalmayı baştan zihinlerde kabul etmek demektir.

İşte bugüne kadar buna müdahale edilememiş olması aslında zihinlerdeki bağımlılık ilişkilerini, vesayeti gösteriyor. Türkiye'nin dış politikada içinde bulunduğu vesayet yapısı ancak son yıllarda kırılabildi. Daha önceki teşebbüsler kukla askeri müdahalelerle veya benzeri operasyonlarla akamete uğratılmıştı. Artık Türkiye içinde bulunduğu bu vesayeti kırabildi ve ancak böylelikle bugün kendisini tanımlayabilecek bir millî özgüveni ortaya koyabildi.

Bu gerçekten yakın zamana kadar hayali bile edilemez bir özgüven göstergesidir.

MANDACILAR

Tabii her olumlu gelişmeye kulp takmaya çalışan, itibarsızlaştırmaya çalışan mandacılar bu önemli hamleyi de boş geçmedi. Hemen bazı itirazlar yükseldi. Bazıları ülkelere verilen isimlerin toplumsal süreçlerde ortaya çıktığını, devletlerin bunu değiştiremeyeceğini söyledi.

Yanlış. Devletler tabii ki kendisinin hangi isimlerle tanımlandığını değiştirir. Mesela "Beyaz Rusya" diye bir ülke vardı. Ne oldu o ülkeye? Belarus nota vererek kendisine "Beyaz Rusya" değil "Belarus" denmesini istedi.

Peki ya "Habeşistan"a ne oldu?

Etiyopya ülkesine "Habeşistan" adıyla gelen kargoları bile geri gönderdi.

En son geçen yıl sırf "Makedonya" isminden dolayı neredeyse savaşacak noktaya gelen Makedeonya ve Yunanistan "Kuzey Makedonya" isminde uzlaşıp dünyaya ülkenin ismini "Kuzey Makedonya" olarak ilan etmediler mi?

Demek ki neymiş? İsim önemliymiş.

Diğer itiraz da malum... O kadar sıkıntı varken, "mesele isim mi" imiş?

Evet, mesele isim. Daha kendisini bile tanımlayamayan, o özgüveni bile gösteremeyenler hiçbir sorunu çözemezler.

Bu arada zaten en büyük sıkıntımız da özgüven sorunumuz. Bu lafları eden mandacılardaki en büyük eksiklik de...

<p>İstanbul Ticaret Üniversitesi Ulaştırma Sistemleri Uzmanı  Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı araç içinde

Yolda kalan sürücüler araç içinde ne yapmalı?

İstanbul kara teslim! Vatandaşlar saatlerce yolda kaldı

Hurdalıktan alınan arabanın muhteşem değişimi

Sırları çözülemeyen birbirinden ilginç fotoğraflar! Gerçek oldukları iddia ediliyor