• $28,9919
  • €31,2252
  • 1866.62
  • 7913.76
9 Kasım 2023 Perşembe

CHP'de tam olarak ne değişti?

Ben CHP üzerine ideolojik, sosyolojik veya politik analizlerin dışında polemik düzeyinde yazmayı seven birisi değilim. Mutlaka CHP'nin tarihsel süreç içerisinde değişen ideolojik tartışmalarını, kültürel/sınıfsal tabanını ve partinin dönüşüm stratejileri bağlamında ele alacak tahlillerle CHP üzerine yazmaya, konuşmaya çalışırım. CHP'de yaşanan son kurultay sürecini de aslında bu bağlamda bir siyaset bilimi tartışması olarak ele almak isterdim.

Lâkin liderlik mücadelesi sürecinde yaşananlar bırakın bir ideolojik, teorik tartışmayı; seviyesiz bir koltuk mücadelesinden, ortaya atılan Güneş Motel benzeri iddialardan ve birbirinden ne farklarının olduğu belli olmayan genel başkan adaylarından ibaret bir kurultay tartışması seviyesinin ötesine bizi çıkaramıyor. Son kurultayda ne Ecevit-İsmet İnönü mücadelelerine ne de Erdal İnönü-Baykal rekabetine seviye olarak yaklaşabilen tuhaflıklar zinciri ile karşı karşıya kaldık.

Neticede birtakım para-pul iddialarının gölgesinde kalmış ve ideolojik, siyasal bakımdan farkları bulunmayan iki kişinin liderlik rekabeti ile karşı karşıya kaldık. PKK'nın siyasi şubesine ve onun hapisteki elebaşına selam göndermekten dış politikada Batı, İsrail eksenini savunmaya kadar her türlü gayrimillîlikte ortaklaşmış bu dile bakıldığında aslında liderlik makamında neyin değiştiği ve liderin niye değiştiği pek anlaşılamıyor.

Mesela %24'ü aşamayan, kıyılara ve büyükşehirlerin üst gelir grubu mahallelerine sıkışmış bir CHP'nin yeni dönemde farklı sınıfsal ve kültürel kesimlere nasıl ulaşacağına dair bir tartışmaya, CHP'nin sosyal demokrat mı Kemalist mi liberal sol mu yoksa aynı anda bunların hepsi mi (nasıl olacaksa) olacağına dair bir gündeme şahit olan oldu mu? En azından hem sol hem neoliberal hem de Kemalist olmaya çalışmanın nasıl imkânsız olduğunu dile getiren yani en azından ideolojik bir bağlamda bunları gündeme getiren birine? Hamas'a terörist demekten, Batı'nın üstünlüğüne ve Batı-merkezci Soğuk Savaş ezberlerini tekrarlamaktan ileri gidemeyen bir dış politika yaklaşımını eleştirel bir dille ele alan bir sözcüye?

Peki, ya Türkiye'nin evlatlarını katletmiş bir katiller sürüsünün hapisteki siyasi sözcüsüne selam göndermenin bizim millet olma hâlimize yapılmış bir saldırı olduğunu, demokrasi ve insanlık düşmanlığı olduğunu söyleyip bu rezalete itiraz eden birine? Aslında bütün bunların yanında Erdoğan karşıtlığını ideoloji veya siyaset zanneden o büyük siyasi sığlığın ötesine gidememeyi 22 senenin ardından hâlâ CHP'de kimsenin dile getirmemiş olması da sadece bir siyasi liderlik meselesinin ötesinde bir şeye işaret ediyor.

CHP sadece genel başkanlık seviyesinde değil, medya, akademya ve entelijansiya düzeyinde de öyle büyük bir sefalet yaşıyor ki bu tartışmaları ya yapan çıkmıyor ya da yapanlar da mevcut Erdoğan karşıtlığı söylemi ve düşmanlık psikolojisi üzerinden konuşarak sloganların ötesine gidemiyor.

Liderlik mücadelesine dair başka bir enteresan boyut da daha birkaç ay öncesine kadar Kılıçdaroğlu'nu yere göğe sığdıramayan, Türkiye'nin tek umudu olarak görenlerin bu son süreçte etmediği hakaretin, yapmadığı aşağılamanın kalmamasıydı. Üstelik bunların içerisinde akademisyen, yazar, gazeteci sıfatlı insanların bulunması tam da o yukarıda bahsettiğim entelektüel sefaletin bir örneği.

Son olarak bu kurultaya bakıldığında birtakım parasal ilişkilerin de gündeme geldiği kumpas iddiaları konuşuldu. Türk siyaseti için hâlâ böyle iddiaların dolaşabilmesi çok ümit kırıcı bir durum teşkil ediyor. Öte yandan da Kılıçdaroğlu'na kurulduğu söylenen kumpas iddiaları benim aklıma Baykal'a FETÖ tarafından kurulan kumpası, "aday olmayacağım" sözlerini de getiriyor. Neticede insanlar biraz da ettiklerini buluyor.

Anne, bebek ve çocuk festivali kapılarını açtı

Dikkat: Bu otomobiller 350 bin TL ile 450 bin TL arası! Kaçıran adeta pişman oluyor

Gaziantep sise büründü

ŞOK 9 Aralık kataloğu: 2359 TL'ye airfyer, 7299 TL'ye dik süpürge fırsatı!