• $13,1447
  • €14,9554
  • 756.641
  • 1811.21
7 Temmuz 2013 Pazar

Formül, formül nereye kadar?

Keşke hayatımızdaki ‘matematik’ işler, kullandığımız formüller İlhan Koman’ınki gibi olsa; kullanıldığında ortaya sanat çıksa… Şimdiki moda o ya; ellerde bir tarif, bir formül, yollar bulunmaya çalışılıyor. Az biraz duygu, geçmişten gelen bir çarpıcı hikâye, ilginç bir akrabalık ya da kaderdaşlık; biraz espri, biraz sosyete; anahtar göndermeler, dini vurgular, azıcık mazlum edebiyatı derken çerçeveyi çizivermeler… Bilene nasıl da kolay bazı işler! İzliyoruz…



EROL TAŞ BİLE YUTKUNUR SÖYLER

Çok yeni, Habertürk’ten Esen Evran muhteşem bir Serdar Erener röportajı yaptı… Esen, yılların iyi gazetecilerindendir de, Erener de “Biri gelsin de, şu konu başlıklarını, şöyle açık açık bir döküvereyim” diyormuş sanki. Art arda bomba cümleler: “Ben Gezi’nin değil, ticaretin emrindeyim”ler; “AVM medeniyeti entelektüelleri gıcık etse de insanlık en çok orada mutlu”lar. 
Ben sadece Türkiye’deki versiyonlarına gidebildim, orijinal TED konferanslarında bunları mı öğretiyorlar? Gezi meselesi herkesin kendinedir de; ‘ticaretin emrindeyim’ cümlesini Batman’in Joker’i bile bu kadar rahat söylemez yahu… Para kazanma tutkusu genellikle utanarak söylenen bir şeydir ya sanki, belki bana ondan bu kadar sivri geldi.

İMRENİLECEK ÇOCUKLUK

Ama benim asıl takıldığım “Nasıl bir ailede büyüdünüz? Hayat sizi nasıl bir tedrisattan geçirdi?” sorusuna verilen yanıt. “Sahur sabahları babaannemden köylerinden zorla toplanmış Kuran’ların hikâyesini dinleyerek büyüdüm. Üniversitede Şerif Mardin’den Cumhuriyet’in milletin manevi dünyasını yok sayarken yerine nasıl bir şey koyamadığını öğrendim” diye başlıyor cümle; ardından Hayek, Popper, Said-i Nursi, Darwin, Arendt öğretilerine geçiliyor… Erener, hayata Ay’dan bakmaya çalıştığını söylüyor da; bizim dünyalarımızdan bu ‘formüllü’ konuşmalar başka görünebiliyor.
Yazıyı daha pozitif bitirmek adına… Oysa ‘matematikle’, ‘denge’yle bambaşka eserler üretenler de var; yurtdışında da büyük takdir gören; Türkiye’den çok başka ülkelerde tanınanlar. 

SANATA DÖNERSEK…

Şakir Gökçebağ mesela… Tüm tuvalet kâğıtları ona kurban olsun! Öyle işler yapmış ki, garip malzemelerden tuvalet kâğıtlarından, meyvelerden; hayran olunası... Mehmet Ali Uysal’ın, Belçika’da Park Chaudfontaine’deki mandal heykeli ya da erimiş gibi duran ‘boş çerçeveleri’… Çok güzeller; çünkü formülsüzler...  

<p> </p>

Muhalefet liderleri Abdullah Gül'ün kapısını neden çaldı?

Konya'da kum fırtınası zincirleme kazaya neden oldu

Van'da aracın çarptığı ayı tedaviye alındı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (30 Kasım 2021)