• $9,4898
  • €11,0532
  • 548.339
  • 1519.25
3 Nisan 2013 Çarşamba

Türk'ün nükleerle imtihanı...

İstanbul İkitelli'de bulunan bir hurdacıyı işleten Ilgaz kardeşler çeşitli şikayetlerle hastaneye başvururlar. Yapılan muayene ve tetkikler sonucu aşırı radyasyona maruz kaldıkları anlaşılır.
Bunun üzerine yapılan araştırmada hurdacılık yapan kardeşlerin satın aldıkları iki büyük demir kütlesini kurşun çıkarmak için işlerken "Kobalt 60" isimli radyoaktif mad-
deye maruz kaldıkları ortaya çıkar. 
O büyük kütlelerse ismini bilmedikleri bir adam tarafından kendilerine hurda diye satılan eski röntgen 
cihazlarıdır. 

KANALLAR CANLI YAYINDA
Görüntüleri hatırlarsınız. Tüm televizyon kanalları hurdacıdan canlı yayındaydı. Meraklı kalabalık Kobalt 60 arayan beyaz elbise giymiş Türkiye Atom Enerjisi Kurumu yet-
kililerini izlerken, bölgeye gelecek bakan vs.. gibi yöneticiler için etrafı çalı süpürgesiyle temizlemeye çalışan belediye işçileri vardı.
Beyaz elbiseli abiler çubukla buldukları nükleer maddeleri itekliyordu.
Ve olay sonrasında dönemin Sağlık Bakanı tarafından yapılan açıklama;
"Haseki Hastanesi'nin dahiliye ve çocuk servisinin bir bölümü İkitelli'deki olayla ilgili hastalara tahsis edilmiştir. İleride şüpheli vakaların artabileceği düşüncesiyle Taksim İlkyardım ve Şişli Eftal hastanelerinde birer servisi bu iş için bir müddet bekleteceğiz."
O cihazlar hangi hastanenin, ömrünü tamamlamış bu cihazların imhası için güvenli yeni bir prosedür falan yok. Günlük ve anlık önlemler.
Ve yıl 2013...
İzmir Gaziemir'deki bir hurda eritme tesisinin yıllarca radyoaktif maddeleri de erittiği, çıkan atıkları üzerinde bulunan araziye gömdüğü ortaya çıktı.

TEL ÖRGÜLERLE ÇEVRİLİ
Normal bir ülkede büyük skandal yaratacak bu gelişmeye bu kez televizyon kanalları pek bir ilgi göstermedi. Birkaç gazete haberi olarak kaldı olay.
Ama alınan önlemler bu kez Sağlık Bakanlığı ile sınırlı kalmadı.
İzmir Valiliği bünyesinde kurulan bir çalışma grubunun kontrolünde nükleer atıkların üzeri 10 bin 200 ton toprakla örtüldü.
Sanmayın ki sadece bununla kaldı alınan önlemler.
Arazinin etrafı ayrıca tel örgülerle çevrildi.
Dünya üzerindeki bu ilk "Nükleer atık bertaraf etme yöntemi" umuyorum Japonlara ibret olur.
Fukuşima'da aylarca nükleer sızıntıları durdurmaya çalışırken nasıl çabaladıkları aklıma geldikçe gülümsüyorum.
Sorsalardı bizim Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na, hemen öğrenirlerdi nükleer atıkların nasıl yok edileceğini.
Eminim bugün bile Fukuşima'da tel örgü yoktur o tesislerin etrafında.
Türkiye'nin en büyük 3. şehri İzmir'in göbeğinde nükleer atık dolu bir arazi var ve etrafı tel örgüyle çevrili. Şükür ki radyoaktif ışınlar zıplamayı bilmiyorlar ve tellere takılıp kalıyorlar.
Hem bu kadar korkmak da saçma zaten nükleer atıklardan.
Neticede tüpgaz da en az nükleer kadar tehlikeliydi değil mi?

<p>Afrika'nın güneybatısı. Yük gemisi Togo'dan  Kamerun'a gidiyordu. Gine Körfezi'nde geçiyordu. Kor

Korsanlar yük gemisine saldırdı

Türkiye'ye has uçak! Motoru dursa bile uçuyor

Çorum'da anne ile kızı aynı üniversitede eğitim görüyor

Kayseri'de Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait mozaikli yapı bulundu