• $7,4263
  • €9,0268
  • 421.948
  • 1488.21
15 Mayıs 2013 Çarşamba

Reyhanlı

Nihat Sırdar
Nihat Sırdar
YAZARIN SAYFASI

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük terör saldırısını yaşadık.
Ama sanırsın lokantada tüp patladı.
Sadece yayın yasağıyla açıklamayabilir miyiz bu durumu?
Bence hayır.
Toplum olarak ne kadar hissizleştiğimizin kanıtıdır son günlerde yaşadıklarımız.
Eylemin kimin tarafından gerçekleştirildiği, kabahatlinin Esad mı muhalifler mi olduğu, sınırlarımızın kevgire dönmesi, bu kevgirden geçmeden önce Türkiye topraklarında bomba yapan "muhaliferin" görüntüleri ayrı bir tartışmanın konusu.
Yayın yasağı denilen şey aslına bunlar çok tartışılmasın diye konuldu zaten.
Peki biz böyle bir felaket karşısında nasıl bu kadar duyarsız olabiliyoruz?
Bomba İstanbul veya Ankara'da patlamadı diye mi?
Bence değil...
İstanbul ve Ankara'da patlayan bombaları hatırlayın.
İstanbul'da HSBC veya Güngören, Ankara'da Kumrular saldırılarından sonra ne yaptık?
Onbinler sokaklara döküldü mü?
İsyan ettik mi?
Sıradan vatandaş duyarsız.
Yöneticiler değil mi?
Mesela en yakın zamanda gerçekleşen Boston saldırısı sonrası ne yaptı Amerika Başkanı?
Veya bu tür bir terör saldırısı Almanya'da, İngiltere'de, Fransa'da olsa ne yapardı o ülkeyi yönetenler?
Tüm programlarını iptal edip hemen olay yerine giderlerdi değil mi?
Nitekim öyle yapmadılar mı?
Obama saldırının ertesi günü Boston'daydı.
Peki biz ne yapıyoruz?
Vali ve Bakanlar olay yerine gelmeden önce tüm enkazı "dozerlerle" kaldırıyoruz.
Tüm kanıtlar, soruşturmaya yarayacak tüm deliller kamyonlarla atılıyor.
Sonra?
Sonra Başbakan saldırının üzerinden 3 gün geçtikten ve bu arada birçok programa katıldıktan sonra "ABD gezisi dönüşü" Hatay ve Reyhanlı'ya gideceğini söylüyor. Demek ki bu kadar yayın yasağına, bu kadar bilgi kirliliğine karşın ortaya çıkan bir tepki var. 
Ve Başbakan o tepkinin farkında.
O tepki önce Reyhanlı sokaklarında kendini gösteriyor.
İnternete "sızan" görüntülerden izleyebiliyoruz protestoları.
Fenerbahçe - Galatasaray maçı öncesi saygı duruşu sırasında tüm olanların hükümetin kabahati olduğunu düşünen onbinler "Hükümet istifa" diye bağırıyor.
Bir tepki var oluşan.
Ve o tepki patlayacak bir balon gibi sürekli şişiyor.

Çiğdem Toker
Reyhanlı'da yaşananları yayın yasağı yüzünden öğrenemiyoruz doğru düzgün.
Ancak Twitter üzerinden takip ettiğimiz kimi yerel gazeteciler ve AKŞAM'dan Çiğdem Toker sayesinde bilgi sahibi olabiliyoruz.
Saldırının hemen ardından bölgeye giden Toker bence son yılların en başarılı gazetecilik örneklerinden birini sergiliyor.
Reyhanlı'da yaşayanlarla konuşup ne hissettiklerini, ne düşündüklerini o kadar güzel aktarıyor ki günlerdir.
Binlerce kilometre öteden ahkam kesenlerin televizyonlarda söylediklerine kıçınızla gülüyorsunuz o yazılanları okuduktan sonra.
Bugünlerde Reyhanlılı olmanın ne demek olduğunu iliklerimize kadar hissettirdi bize Çiğdem Toker.
Sağolsun, varolsun...

<p>'Aslında kendi tarihimize baktığımızda iki yüz yıldır aynı meseleyi konuştuğumuzu görüyoruz. Batı

Muasır medeniyet seviyesi ve Cherokee Kabilesi...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaşamı ve siyasi kariyeri

Vaka artışı yaşanan Samsun'da 'gizli ekip' tekrar görevde

2 bin 225 rakımdaki çığ tatbikatı nefes kesti