• $ 5,9095
  • € 6,5178
  • 281.627
  • 99027.8
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Medyanın hali

Medya çalışanları, özellikle televizyon kanallarının yöneticileri çok hassas çok sinirli. 
Yapılan eleştirileri haksızlık olarak görüyorlar. 
Belki bulundukları kurumun içinde olunca, kendi koşullarını değerlendirdiklerinde haklı görüyorlar yaptıklarını. 
Haberleri sansürlemeyi, kendilerince oto sansür uygulamayı veya moda tabirle dengeyi bulmayı… 
Ancak doğru değil yapılan. 
Kalkıp habercilere habercilik öğretecek değilim. 
Sadece haber alma özgürlüğünü savunan ve az çok neyin ne amaçla sansürlendiğini anlayabilecek bir okuyucu, izleyici olarak yazıyorum bunları. 
 Gezi Parkı ve daha birçok toplumsal olayla ilgili sağlıklı bilgileri ben yine muhabirlerden alıyorum. Ama o muhabirlerin çalıştıkları kurumlardan değil, şahsi twitter hesaplarında yazdıklarından. 
İsimlerini vermeyeceğim muhabirlerin birçoğunun twitter’da yazdıklarını 5 dakika sonra katıldıkları canlı yayınlarda anlatamadıklarına şahit oluyorum günlerdir. 
Bir iki tane değil bu örnekler. 
Onlarca var. 
Uluslararası haber kanalları, dünyanın önde gelen tüm gazeteleri haberleştirirken Taksim’de olanları, “Bu işin altında bir şey var. Kesin bir planları var bunların” psikozu aslında yönetici pozisyonunda olan gazetecilerin suçluluk halinden kaynaklanıyor bence. 
Kendi veremedikleri haberlerin, yapamadıkları canlı yayınların başkaları tarafından yapılması gücüne gidiyor haliyle. 
Yoksa hepsi mi bir planın parçası bu televizyonların, gazetelerin? 
Sizin bir yanlışınız yok mu? 
Sürekli övündüğümüz, dünyanın yeni gücü dediğimiz, yükselen yıldız, bir “Dünya Lideri” tarafından yönetilen Türkiye’de, ülkenin en büyük meydanında insanlar tek bir taşkınlık yapmadan gösteri yaparken (Salı akşamı 20.15’i kast ediyorum) birdenbire üstlerine saatlerce gaz bombaları atılmasını canlı yayında vermenin nesi yanlış? 
Madem bu kadar önemli Türkiye, elbette yabancı basın da ilgi gösterecek bu olana bitene. 
18 gündür devam eden bir eylem, bu kadar polis şiddeti, çatışmalar, molotofkokteylleri, hayatını kaybeden insanlar… 
Canlı yayınlanacak gelişmeler değil mi bunlar? 
Oğuz Haksever canlı yayında CNN International’a verip veriştirirken o kanalda canlı yayına katılan AKP yöneticilerine değil Oğuz Haksever, hiçbir Türk kanalının muhabirinin veya sunucusunun soramadığı soruları soruyordu çatır çatır. 
Onlarca televizyon kanalının canlı yayın yaptığı Taksim’de Gezi Parkı’nın içinden yayın yapabilen bir tek CNN INT muhabiri değil miydi? 
Sahada görev yapan muhabirlere (içlerinde kendini kaptırarak yükselme hırsıyla gerçekleri saptıranlar olduğu halde) hiçbir lafım yok. 
Biber gazına maruz kalan, fişekleri vücutlarına yiyen, kolları bacakları kırılanlar hep muhabirler, kameramanlar. Onlar haberlerini hazırlıyor, ellerinden geldiğince gördüklerini aktarmaya çalışıyorlar. 
Asıl suçlu sahaya gitmeden önce haber toplantılarında onları uyaran, belki kendince verdikleri kararlarla denge gözetmeye çalışan, belki bizzat patronlarından aldıkları talimatlarla sansürü bizzat yapan yöneticilerdir. 
Medyanın kendine bir çeki düzen vermesi, hepsinden önemlisi korkmaması gerekiyor. 
Gerçekleri her zaman tarih yazıyor. 
Bugün medyanın içinde bulunduğu durumu belki 15-20 sene sonra belgesellerde izleyeceğiz, kitaplarda okuyacağız. 
O zaman geldiğinde bugün uluslararası medyaya sallayanlar utanacaklar mı acaba?     

<p>Akçakale ilçesine gelen Feyzioğlu, burada basın mensuplarına yaptığı açıklamada, tüm Türkiye´ye v

Metin Feyzioğlu: İşgalci Teröristler Şu Anda Türkiye´de Bebekleri Öldürmektedir

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Herkesi şaşkına çeviren gelişme! Bir Recep Sert portresi...

Barış Pınarı Harekatı'nda teslim olan YPG/PKK’lı teröristlerin 2’si bakın kim çıktı!