• $9,6151
  • €11,1823
  • 557.889
  • 1492.93
27 Nisan 2013 Cumartesi

Zehirli şekerimiz "nereden" geliyor?

Türkiye'nin bölgesel güç kimliğine yakın zamanda Ortadoğu'nun GDO ve dolayısıyla nişasta bazlı şeker (NBŞ) ambarı kimliği de eklenecek gibi.
Küresel GDO ve NBŞ lobisinin yoğun markajındaki Türkiye'nin limanlarında eğer "yakalanmazsa" GDO'lu mısır ve pirinç girişi fiiliyatta sürüyordu.
Devletin "GDO'ya giriş yok, depoda bulaşmış depoda" söylemlerine karşılık küresel şeker markaları ülkemizde konumlanmış fabrikalarında kaçak GDO'lu mısırdan da NBŞ ürettiği iddiaları yıllardır konuşuluyordu...
İç içe geçmiş, birbirinden ayrılamaz GDO'lu ürün ve NBŞ ortaklığı küresel düzende "gelişmekte" olan ülke halklarını "yerel tarımsal üretimden" çekip kapitalist beslenme zincirine yeni müşteri yapmanın en pratik paketiydi.
Ve gıda endüstrimizin de daha ucuz gerekçesiyle kanserojen ve obezite nedeni GDO ve NBŞ'li içeriklere ilgisi hayli yüksekti.
Daha Mersin Limanı'nda yakalanan ama tez elden de paketlenip Manisa'da rafta satılan 23 bin ton GDO'lu ithal pirinçle ilgili Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'ndan "imha" açıklaması beklerken, Şeker Yasası'nda değişiklik tasarısı TBMM'ye gelmişti...
Tasarı kamuoyunda NBŞ tahrişi yaratmamak adına kapalı bir ifadeyle "pancar dışı kaynaklardan" elde edilen şekerin kotasını yüzde 10'dan 15'e çıkartıyordu.
Bu ifadelerdeki "pancar dışı kaynak" ithal GDO'lu mısır, bu kaynaktan elde edilen şeker de sağlığa zararlı, kanda doğrudan yağa çevrilen NBŞ demekti...

NBŞ DÜŞKÜNLÜĞÜNÜN ARKA PLANI...

Türkiye'nin bütün şeker ihtiyacını karşılayacak pancardan sağlıklı sakkaroz şeker üretim potansiyeli öylece dururken NBŞ kotasını artırmak için kuraklık gerekçe gösterilmişti...
Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Turhan Tuncer Türkiye'nin Avrupa'da Fransa ve Almanya'dan sonra pancardan şeker üretiminde üçüncü ülke olduğunu Fransa ve İngiltere'nin üretiminin tamamını şeker pancarından sağladığını belirtiyordu.
Yani Avrupa pancar üretimini "koruyarak" NBŞ kotalarını düşük tutarken Türkiye, her yıl kotaları yüzde 50 artırıp NBŞ pazarını ha bire genişletiyordu.
Üstelik yeni yasayla birlikte Bakanlar Kurulu'nun NBŞ kotasını "azaltma yetkisi de" kaldırılmıştı ama NBŞ kotası istediği kadar yükseltilecekti.
Böylece milyon tonlarca ABD ve Güney Amerika üretim GDO'lu mısır ithalatı ve küresel tekellerin Türkiye yerel şeker pazarını ele geçirmeleri de kolaylaşacaktı.
Ziraat Mühendisleri Odası tarım işçileri ve üreticileri aileleriyle birlikte 8 milyon kişiyi doyuran ve 3 milyar dolarlık katma değer üreten şeker pancarı sektörünün korunmasını ve NBŞ kotasını Avrupa ülkelerinde olduğu gibi gıda dışı sektörlerin kullanımı için yüzde "1" ve "2"ye düşürülmesine dikkat çekiyorlardı...
Polonya'da yüzde 3.9 olan NBŞ kotasını yüzde 15'lere taşıyan Türkiye'nin "küreselleşmenin" zehirli fruktozlu şekerini tüm market ürünlerine doldururken kendi ürettiği sağlıklı pancar şekerine "mesafesi" nereden geliyordu sağlığımız adına "biz" merak etmeliydik...
Çünkü Şeker Yasası'yla birlikte yine bir taşla hem GDO hem de NBŞ piyasaları rahatlatılıyordu ama GDO ve NBŞ'nin taşıyıcı sistemi bizim vücudumuz olacaktı...

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Yer siyah gök beyaz! İşte Beşiktaş'ın Galatasaray galibiyetinden en özel kareler

Düzce'nin 1830 rakımlı Kardüz Yaylası'na kar yağdı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri