• $7,4294
  • €8,982
  • 412.302
  • 1471.39
28 Ocak 2012 Cumartesi

Yeşil kart 'kırmızılaşırken'

'Doğumdan ölüme kadar hepimizi sağlık güvencesi altına alan' değil ama herkesi zorunlu prim borçlusu yükümlüsüne çeviren GSS uygulamasını fiiliyatta tecrübe etmeye başladık...
Muhtarlıktan aldıkları tek nüsha forma 5 TL ödeyen vatandaş, Sosyal Yardım ve Dayanışma Vakıfları'nın önünde kilometrelerce uzayan kuyruklarda Gelir Testi yaptırmak için sıra no almayı bekliyordu...
TÜİK raporlarına göre 12 milyon yoksulluk sınırının altında ve 13.5 milyon görece yoksul vatandaşın 'yoksulluğu' Gelir Testi kriterlerine göre kabul görmezse aile nafakalarına bir de GSS prim yükü binecek...
Ama GSS uygulaması, TUİK verilerini kulak ardı edip, kişisel aylık gelir asgari ücretin üçte biri (her türlü sosyal yardım dahil) 295.5 TL'den az olanları 'yoksul' diye niteleyerek bu nüfusu varsıllaştırmıştı... 
Zorunlu GSS uygulamasının 'ne menem' bir şey olduğu da yavaş yavaş ortaya çıkarken genç işsizliğinin yüzde 25'lere vardığı ülkemizde, 18 yaş üzeri okumayan, çalışmayan tüm erkek çocuklar aynı hanede yaşayan ana, baba, nine, dede toplam gelirleri üzerinden gelir testine tabi kılınıp GSS prim mükellefi yapılıyor...
İlginç olan işsiz olduğu halde 'kişisel aylık geliri' her nasılsa 295 TL'yi aşan 18 yaş üstü erkek çocuklar, GSS primi ödeyecekler bu demek ki zamanımız ailelerin sırtına şimdi de iş bulma ihtimali olmayan çocuklarının GSS primleri de yükleniyor...
Artık gelir testini aşan aileler ayda 35 lira,106 lira, 213 liralık dilimin hangisine dahilse ve kaç kişi prim mükellefi ise o sayıyla çarpılarak toplam meblağı her ay devlete ödeyecek...
Yani haneye giren gelirinin önemli bir miktarı 'sağlık primi' diye peşinen 'sağlık gideri' olmuştu.  
Diğer yandan bütün çalışma hayatı baştan aşağı 'esnekleştirilip' kadrolu, güvenceli istihdam talebi 'çağdışı' bulunurken, ayda 5-10-15 gün artık ne kadar gün çalışmış olursa olsun 30 gün üzerinden primini cebinden tamamlamak zorundaydı...
Ayrıca devletin işverenlerin sigorta yapmamasına yıllardır göz yumduğu 10 milyon kayıt dışı çalışanın zorunlu GSS kapsamına nasıl alınacağı merak konusuydu...
Ya da zaten yüklü prim borcu bulunan yüzde 60 oranındaki SSK ve Bağkur'lu bu borçlarının üzerine bir de GSS primini yatırabilecekler miydi...      
Böylelikle hepimiz hizmet alımında değil ama GSS prim mükellefliğiyle eşitlenirken 9.1 milyon yeşil kartlının da kartları çoktan 'kırmızılaşmaya' başlamıştı.
Yeşil kartlılara özel hastanelere ve üniversite hastanelerine getirilen sevk zorunluluğu, aile
hekimlerinin yazacakları ilaçların 3'le sınırlanması ve her ilaç için 1 TL katkı payı zorunluluğu ve protez dahil tıbbı malzemeleri peşin parayla alarak daha sonra SGK'dan bedelini talep etmeleri bu 'kırmızı kartın' ön işaretleriydi.    
Sağlık hizmeti özel sektöre devredilirken artık yoksulların üzerinden götürülen 'dönüşüm' bitmiş ve onlara da kırmızı kart göstermenin zamanı gelmişti.  
Sonuç olarak kabaca 20 milyon insanımız ödeyemeyecekleri primlerle şimdiden GSS kapsamı dışında kalmaya mahkum edilmişti...

<p>Karma komisyona sevk edilen ve çoğunluğu HDP milletvekillerine ait 33 dosyanın ayrıntıları netleş

PKK'nın siyasi uzantısı HDP'lilerin dokunulmazlığı kaldırılacak mı?

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı