• $7,4676
  • €9,0743
  • 441.694
  • 1565.01
11 Ocak 2011 Salı

Sosyal vicdanı taşeronlaştırma

'Dışarıdan hizmet alımı' adı altında mühendis avukat, doktor, öğretmen, sosyolog, psikologlar da taşeron/kiralık işgücü haline getirildiler.

Emekçilerden sonra beyaz yakalıların da yakasına yapışan 'taşeron firma/alt yüklenici/dışardan hizmet sektörü' bu meslek gruplarını da ucuza paketleyerek piyasalara elden teslim yapıyor.  

Fiilen bütün haklarını kaybetmiş kolayca işten çıkartılan, işyeri değiştirilen, sözleşmesi 11 aylık, sigortası alt işverenin keyfine ya da mali affa havale edilmiş pasif ve tutuk kalabalık işgücü yaratma, dönemin liberal kapitalist demokrasisinin hedefi.

Post-endüstriyel zamanın gereği gibi yutturulmaya çalışılan 'taşeron çalıştırma' aslında hızlı 'sermaye birikiminin' en kısa ve insanlık dışı yolu. Sermaye sistemi ihtiyaç duyduğu insan emeği, bilgisi, hizmetini istihdam etmek yerine birkaç aracı firmadan geçici kiralayarak meslekleri de şekilsizleştirip, vasıfsızlaştırıyor. 

Ülkemizde 6 milyona (DİSK Arş.) yakın insan iş güvencesinden yoksun şartlarla taşeron firmalarca piyasalara ihaleyle pazarlanıyor.

Taşeron firmanın komisyonu ve üst işverenin tüm karlılığını bu 6 milyon insanın emeğinin ucuza sömürülmesi sağlıyor.

Sağlık Bakanlığı; Milli Eğitim Bakanlığı, belediyeler bu insan ihalelerine en teveccüh gösteren kurumlar. Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı'nın Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu da sosyolog, psikolog, öğretmen istihdamını piyasadan karşılamaya pek hevesli.  

Devletin 'sosyal vicdanını' temsilen korunmaya muhtaç kadın, çocuk, yaşlı, engellilere yardım ve hizmet götürmekle mükellef Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu da 'asli ve devredilemez hizmetlerinde' taşeron çalıştırmada beis görmedi.

Sosyolog, psikolog, öğretmen, hemşire gibi verdiği hizmette yüz yüze karşılıklı insani ilişki ve süreklilik gereken kadroları kolay kiralanan hızla atılan, kıdem tazminatı ve izin hakkı olmayan, mesai saati esnek, çalışma adresi oynak geçici kiralanmış çalışanlarla dolduruyor.

Çocuk bakım evlerinden huzur evlerine, kadın sığınma evlerinden, çocuk esirgeme yurtlarına devlet koruması ve desteği altındaki kadın, çocuk, engelli ve yaşlıya koruma, bakım ve rehabilitasyon hizmetleri ucuza piyasadan kiralanıyor.    

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Sosyal Hizmetler İl Özel İdaresi '2011 yılında kendi kuruluşlarında görevlendirmek üzere içlerinde sosyolog, psikolog, öğretmen, hemşire kadrolarının bulunduğu 429 kişilik personel alımı' için ihale açtı.

Yani bir yıllığına sosyolog, psikolog, öğretmen, hemşire kiralamak istemiş.
Bu mesleklerin tecrübe, birikim, etik ilkeleri içeren mesleki özgünlükleri umursanmadan en düşük fiyat verenlerden bir firma seçilmiş.

Başka sebeplerden ötürü ihale Kamu İhale Kurulu'na şikayet edilince iki kurul üyesi 'bu hizmetleri kiralayarak alamazsınız' diye itiraz etmiş.

Bu arada kazanan firma kendisini 'temizlik hizmetleriyle' referans gösteren bir firma.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 'Hemşire, öğretmen, sosyolog ve psikologların üstlendiği görevler SHÇEK'nın asli görevleridir, taşerona devredilemez' demiş.

Ama SHÇEK taşeronlaşmanın tadına vardığından sorumlu olduğu hizmetleri illa kendisi sosyal korunmaya ve güvenceye ihtiyacı olan 'taşeron' çalışanlarla baştan savma derdinde.

Sosyal hizmetlilerin temizlik firmasından asgari ücretle 'kiralanarak' çalıştırıldığı ülkede sosyal vicdanın da kiralandığından bir nebze şüphemiz kalmadı.
Yüzde 1'lik göstermelik sosyal bütçe payının da üstü kalsın.

<p><span>Facebook'un Türkiye ile ilgili temsilcilik açma kararını ve Türkiye ile ilgili kullanmış ol

'Facebook'un dili tehditkar bir dildir'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Zehir tacirlerine şafak baskını! 6 İlde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi

Edirne Müftülüğünde meydana gelen yangında ahşap bina kullanılamaz hale geldi