• $7,4655
  • €9,0488
  • 423.004
  • 1470.48
05 Haziran 2012 Salı

Sıksan rant fışkıracak toprağımız....

Yıl sonunda 80 milyar dolara çıkacağı söylenen cari açığın finansmanı için medet umulan yabancıya mülk satışı Meclis'ten geçer geçmez, Arap ve Körfez sermayesine yönelik tanıtım kampanyası da başlatıldı.
Hükümet yetkililerinin 'özgüvenli ülke, yabancıya sattığı toprak ve konuttan belli olur' ifadelerine karşılık sıcak para bağımlısı ekonomimiz GSMH'nin yüzde 10.5'a varan cari açığımızla hiç de özgüvenli görünmüyor.
Sanayi üretimi, katma değeri yüksek üretim ve hatta ara ithal ürünle yaptığımız ihracat devede kulak kalırken, geniş gövdesiyle inşaat sektöründen konut balonu şişirerek...
Ve ülke toprağını 'dönüm dönüm mal' gibi yabancıya pazarlayarak Uzak Asya'nın ithalat cenneti milli ekonomimizle gurur duyuyorduk.
Elbette Başbakan kürtaj ve sezaryeni Türkiye'nin nüfus büyümesine yönelik dış kaynaklı sinsi komplo olarak addederken yabancılara Bakanlar Kurulu kararıyla 600 dönüme çıkartılabilecek 300 dönüm toprak ve toplu konut satışının yasalaşmasını 'büyümemizin' akliliği sayıyordu.
Çevre ve Şehircilik Bakanı açıkça 'uluslararası sermayenin çekilmesi için ülke menfaatlerini de göz önünde bulundurularak yabancıya mülk satışını serbest bırakan ülkeler öz güveni en yüksek ülkeler' diyordu.
Ve 'yabancıya gayri menkul satışını yasaklayan ülkeler petrol ve altın zengini olsalar da ekonomik bakımdan kalkınamamışlardır' diye ekliyordu.
Ama Türkiye bu ülkelere yani Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerine yerli dizi oyuncularının oynadığı reklamlar ve tanıtım panelleriyle 'Türkiye'de toprak ve konut' alın kampanyası düzenliyor, bütün büyükelçiliklere yeni yasanın müjdesini haber veren davetler yolluyordu.
Elbette 'ekonomik olarak kalkınmış' ülkenin tavrı böyle olmalıydı diğer taraftan Hüseyin Çelik 'Birçok ülkede mülk satışı yok, paranız varsa Londra'nın yarısını alabilirsiniz' sözleriyle İngiltere topraklarının Kraliçe'nin malı olduğunu hiçbir yabancının toprak sahibi olmadığına değinmiyordu.
Türkiye Afet Yasası'yla küresel finansa 500 milyar dolar, Yabancıya Toprak Satışı düzenlemesiyle sadece bir iki yıl içinde 20 milyar dolarlık bereketli yatırım mahalli olduğunu iletirken dünya ikincisi cari açığını anca böyle yamamaya çalışıyordu...
Öte yandan geçen yıldan beri küresel finansörler 'en karlı ve en az riskli yatırım aracının' toprak olduğunu söylerken, açıkça yaklaşmakta olan gıda krizinde bu akıllı yatırımın patlayacağını şimdiden haber veriyor ve küresel tarım ve gıda tekelleri az gelişmiş ülkelerde 'tarım arazilerini' harıl harıl topluyordu.
Mayıs ayında BM Dünya Gıda Güvenliği Komisyonu, 12 yılda dünyada 83 milyon hektar tarım arazisinin mülkiyet değiştirerek yatırımcılara satıldığını ve kiralandığı duyurmuştu.
Özellikle Afrika'da küçük çiftçileri topraklarından sürerek elinde toplayan bu ana yatırımcı ülkelerin başında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Çin, ABD geliyordu.
BM Dünya Gıda Güvenliği Komitesi bu konuda hazırladığı yönetmelikle, halkların toprak gaspından korunması, toprağın kullanım hakkı ve geçim kaynaklarını güvence altına alınmasına önemle dikkat çekiyordu.
Ama Türkiye'nin bütün dikkati 'daha elimde ne kaldı, neyi ne kadara satarım'da sabitlenmişti. Ne gıda güvenliği stratejisi, ne tarım arazilerin kimin eline geçeceği, ne kıyılar, ne küresel maden şirketlerinin zeytinlik talanı umurunda değildi.
En son Solaklı Köknar ve Karaçam köylerindeki HES yapımına karşı çıkan yöre sakinlerini 700 jandarma eşliğinde topluyordu!

<p>Süper Lig'in 27.haftasında Beşiktaş, düşme hattından kurtulmak isteyen Yukatel Denizlispor'u Voda

Beşiktaş-Denizlispor Maç Önü

Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nde son durum havadan görüntülendi

Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi 1 milyon ziyaretçi ağırladı

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı