• $7,3929
  • €8,988
  • 443.741
  • 1543.36
21 Eylül 2012 Cuma

Şarkı kulesinin kralı

NOT: Nihal Kemaloğlu'nun Leonard Cohen'in Ağustos, 2009'da İstanbul'daki ilk konseri öncesinde kaleme aldığı yazıyı yeniden yayınlıyoruz.
***
En sevdiğim şarkı, belki zaman içinde de kendimin orada bulunduğunu hissettiğim için.' Leonard Cohen 'Tower of song' için böyle diyordu...
Bizlerin göremediği kulenin penceresinden yıllardır şarkılarını söylüyor. Dünyayı kendi ruhuyla akortlayıp, bizi başka bir aleme yani şarkı kulesinin olduğu yere götürendir Leonard Cohen. Şiirlerindeki sözleri kanımıza karışan, geçmişimizin bir parçası olan adam.
Şarkı kulesinin 'kralı', 5 Ağustos'ta İstanbul'da olacak.  Efsanevi silüeti ve zarif adımlarıyla sahnede yerini alacak. 'Araftan bizi seyreden' kısık gözlerine İstanbul aksı yerleşecek. Görselliğin sesi ve sözü geriye ittiği zamanlarda Leonard Cohen bize sözlerin gücünü geri verecek. Dizelerinin dansı içimizden taşacak. Yüzündeki hafif mahcup ifadenin bir kenarındaki küçük gülümsemesiyle şarkılarını söyleyecek.
Kendi yaşantısıyla yalınlığın ve tevazunun abidesi Cohen hayatımızı genişleten birkaç çağdaş sanatçıdan biri. Meydan okumadan duruşunun bizatihi kendisinin meydan okumaya dönüştüğü saygın şair. Popüler kültürün içinde olduğu dönemlerde bile 'saflığını' sonuna dek koruyan bir ozandır Cohen. Şarkıları, Cohen'in özgür ve samimi hayatının izleğini verir bize. Aşık olan, saçmalayan, çok örselenen, af dileyen, ihanete uğrayan ama yaşamı hepimizden fazla duyabilen bir adamın saydamlığıdır şiirleri. Yaşadıklarının sahibi ve kölesi olabilmenin tüm diriliğini biz de hissederiz. Tuhaf kayıtsız tavrının altında gümbür gümbür akan ruhunu bize ileten besteler ve metinleri kategoriler dışıdır. Cohen insandır, şairdir, şarkı söyler ama içtenliğini sanatına katışı emsalsizdir.
Büyüklüğü sadeliğinde saklı biri olarak yaşadı. Beautiful Losers'ın Çince baskısının önsözüne şöyle yazacaktı: 'Ege denizindeki Hydra adasında çalı ve papatyalar arasında bir masada yazdım bu kitabı, çok sıcaktı, başımı örtmemiştim, sanırım bu kitap güneş çarpmasıydı.'
Sadeliğin nemenem ilahi bir armağan olduğu unutturulmuş dünyaya rafine bir karşılık olmuştur.  Montreal'den Zen Manastırı'na uzanan bildik hikayesindeki adam hep aynı samimiyetle üslubunu taçlandırır. Katıksız samimiyetini yüklenmiş sözcükleri, 'teknik bir metin' değildir. Projelerin müzik, showların sanat, anlık etki yaratan her şeyin satıldığı dünyanın son ustasıdır .
'Unvanım şairdi belki de bir süreliğine öyleydim. Unvanımı şarkıcılıkla bağdaştırdılar her ne kadar bir melodiyi zor bela taşısam da... Kadınların gözdesi olduğum da bir şakaydı, yalnız geçirdiğim on binlerce geceye acı acı gülmek için' diye anlatıyor kendini.
Şairler dünyanın kabul edilmemiş yasa koyucularıdır Cohen için. Leonard Cohen şarkı kulesinde her gün şarkı söyleyerek kirasını ödüyor. İstanbul'dan onun sözlerinin ve sesinin geçecek olması da İstanbul'u tazeleyecek görünüyor. Bu arada da Rufus Wainwright'tan bir Cohen şarkısı dinlemek de ayrı bir güzellik...

<p>Faizler tarafında geçen haftadan beri değişen bir şey olmadığını kaydeden 24 TV Ekonomi Müdürü Sa

Piyasalar bugün neyi fiyatlıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Karlı kış günlerinde ''Van usulü beyzbol'' oynayarak eğleniyorlar

Haftanın yalanları