• $8,1294
  • €9,7091
  • 455.545
  • 1378.37
16 Haziran 2011 Perşembe

Şafak'ın ardından...

Şafak Bay geçen hafta cuma günü aramızdan ayrıldı ve gitti... 'Ataması yapılmayan öğretmen' Şafak'ın bu hayattan giderken gerçekleştiremediği 'düşü' bizle kaldı.
27 yaşında hayatını kaybeden Öğretmen Şafak, bir tek gün zil çalınca öğretmeni olduğu sınıfa girip öğrencilerinin yüzünü görememişti.
Ne tuhaf ki Şafak'ın 21 yaşında bedenine musallat olan illetle geçen altı yılı, aynı zamanda onun atanmasını bekleyeceği uzun, tüketici yıllar olacaktı.
Şafak'ın kısa hayatı, yüz binlerce işsiz üniversiteliyi üst üste yığarak 'görünmez kılan' Türkiye'de genç bir Türkçe öğretmeninin 'işsizliğe ve güvencesizliğe' karşı mücadelesinin hikayesiydi.
Zamanın ruhunun üzerlerine genişçe bir çizik attığı ve 'gariban, mağdur, işe yaramaz' kalabalıklar diye seslendiği işsiz gençlerden biriydi Şafak...
Ama bugün onu yasla değil 'giremediği dersin hayalinden' vazgeçmeyen inatçı mücadelesi ve açtığı ufukla özdeşleştiriyoruz...    
Şafak'ın güçlü itirazı 'Her üniversite mezununa iş mi bulacağız?' diyen ve üniversite mezunlarına işportacı, badanacı, hamal, tezgahtar, garson, güvenlikçi, taşeron işçi olarak çalışmayı dayatarak, yapısal işsizlik bahanesine sığınan piyasacı zihniyete karşıydı...
Ve resmi rakamlarla 140 bin öğretmen açığı bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'nın, Türkçe öğretmeni açığını kapatmayarak 'geçici öğretmenleri' 5-10 liralık saat ücretiyle kiraladığını biliyordu...
Şafak başta bu ülkeyi bugünlere taşıyan idealist öğretmenlik mesleği başta olmak üzere bütün mesleklere dadanan ve mesleklerin özünü tahrif edip 'her koşulda çalışmaya razı geniş pasif işsizliği' yaratan karlılık zindeliğini fark etmişti...
Her sektör kendi işsiz stokunu finanstan akademiye, bilişim sektöründen sağlığa yedekliyordu. Ve kiralık ya da kullan-at genç işgücü, post-endüstriyel çağın rasyonalitesi ya da verimliliğin gerekçesi diye kabul görüyordu...
Gençlerin 'mesleklerine' en fazla da 'kendilerine' yabancılaştığı ve çaresizliğin onları canlarına kıydıracak boyutlara vardığı da...
ŞAFAK'IN BIRAKTIKLARI...
Böylesi yabancılaşma, örgütsüz ve siyasi angajmansız gençlik tasarımı, hakim ekonomik sistemin amaçlarından biriydi.
Üniversiteli işsizliğin yüzde 24.9 olduğu Türkiye, vasıflı işsizlik kitleselleşirken Şafak ve arkadaşları 'öğretmenliğin itibarını' korumak üzere örgütlendiler.
Şafak, mesleğinin 'toplumu taşıyıcı ve dönüştürücü temelleri döşediğini' hep savunacaktı.
Çünkü hepimizin eğitimi 'bireysel bir başarı projesine' kıstırılmazdı, tüm toplumunun kazanımına açılmalıydı.
Bunun için 'öğretmen olmuştu', toplumun önünde yer alarak yeni nesilleri de kamusal duyarlılık ve bilinçle donatacaktı...
İstifa dilekçeleri peşinen alınmış öğretmenlerin bedavacı dershanelerdeki sömürüsü, KPSS kopya şebekeli sınavın pençelerinde yıllarca bezdirilen adaylar, ücretli öğretmenlerle OECD'nin en niteliksiz eğitimini veren Milli Eğitim Bakanlığı, Şafak Bay ve arkadaşlarının gayretiyle gündeme geldi.
Genç mezunların tayinlerinden kaçan ama milyarca dolarlık eğitim sektörü yaratan devletin karşısına 400 bin genç ve ailesini temsilen 'biz varız ve biz öğretmeniz' diye çıktılar.
Şimdi kibirli devletin yıllarca sokaklarda beklettiği, gereğinde 'bunlar atanmak istiyor' suçlamasıyla plastik kelepçelerle tutuklayıp mahkemeye çıkarttığı genç öğretmenlere Şafak giderken  'öğretmenlik idealini' bıraktı.
Şafak Bay'ın kurucularından olduğu 'Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformuyla' ekonomik ve sosyal hakları birer birer ellerinden alınan öğretmenlere 'örgütlü, dayanışmacı ruhu' ve hak temelli söylemi verdi.
Şafak bir söyleşisinde, mezun olduğu yıl sosyal güvencesiz olduğunu ve kemiklerini tutan hastalığın kontrolü için 1.5 ay yeşil kartın çıkmasını beklediğini 1.5 ay sonrada illetin her yanına dağıldığını anlatıyordu, sonra da yine kesilen kemoterapisini de. Meslek 'onuruna' sahip çıkıp önderlik eden Sevgili Şafak'ı yürekten saygıyla selamlıyoruz...

<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Esen Koronavirüs'ün kalp rahatsızlığı olanlar üzerindeki etkis

Koronavirüs Kalp Krizine Yol Açar Mı?

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler