• $7,4067
  • €8,9808
  • 445.186
  • 1569.35
13 Eylül 2011 Salı

'Odaya kilitlenmek!'

'Sanırım şanslı bir çocukluk dönemi yaşadım, o yüzden babamdan bir fiske tokat bile yemedim, belli bir süre için odama da kilitlenmedim ama kimi arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla babalar çocuklarını cezalandırmak için bu tip cezalar uyguluyorlardı, kendilerince işin doğrusunu öğretiyorlardı' diye başlıyor, Çağdaş Ersoy'un Sincan 2 No'lu L tipi Cezaevi'nden postalanan mektubu...
ODTÜ Metalürji Mühendisliği 1. sınıf öğrencisi Ömür Çağdaş Ersoy, 4 Ağustos'ta 21 yaşına girince 'kilitlendiği' çocuklar koğuşundan alınıp büyükler koğuşuna geçirildi.
Hopa'da Metin Lokumcu'nun ölümünü protesto ederken gözaltına alınan Ömür Çağdaş Ersoy, üç aydır tutuklu.
Ömür Çağdaş mektubunda, çocukluğunun en erken izlenimlerinden birinin hayal meyal hatırladığı Uğur Mumcu cinayeti olduğunu yazıyor.
Ve 'Uğurlar olsun' söylenirken niye çakmakların, mumların kaldırılıp yakıldığını bir türlü anlamlandırmadığını da...
Sonra televizyon ekranlarında yanan bir otelin ürkütücü görüntülerini hiç unutamadığından bahsediyor.
Ülkemizin sokak ortası infazların eksik olmadığı tarihi izleyerek büyüyen Ömür Çağdaş, Hrant Dink'in caddede arkasından vurulmuş, yerde yatarken görüntüleri gördüğünde 'kalemlerin sokak ortasında kırıldığını' aklettiğini söylüyor, o zamanlar kendisi herhalde 16 yaşında olmalı.
Ve öldürülen bu insanlara içinin nasıl ezildiğini ve tepki göstermenin gerekliliğinin ahlaki bir sorumluluk gibi varlığına yerleştiğini anlatıyor.
'Sonra mayısın son gününde bir aydının, bir emekli öğretmenin daha sokak ortasında yığıldığını duyduğum zaman sokağa çıkıp protesto ederken tereddüt etmedim, bizim talimatla hareket ettiğimizi, bir terör örgütü adına faaliyet gösterdiğimizi iddia ettiler'...
Sadece kendi iradesiyle, insan olduğu için tepkisini gösterenlerin de olabileceğine inanmadılar, bu yüzden mi kilitlediler bizi odamıza, 'olur böyle şeyler' deyip geçmek mi işin doğrusu?' diye soruyor.
Ve ekliyor 'Bu ülkede doğan çocukların üç yaşımdan itibaren benim şahit olduklarımı görerek büyümesini istemiyorum, ülkemi ve insanlarını sevdiğim için de odama kilitlenmek istemiyorum' diyor.        
Ömür Çağdaş okuluna kaydını tazeleyemedi, derslerini seçemedi gelecek hafta açılan okuluna gidemeyecek...
Türk siyasi iktidar geleneğinin, 'sol muhalefete' olan tarihsel baskı ve rahatsızlığı değişemez asli bir koddur.
Günümüz 'sivil' iktidarı da bu malullükten geri duramıyor, genişletildiği iddia edilen 'demokratik alanda' sivil ve meşru muhalefet yapan öğrenciler tutuklanıyor.
Kültür Bakanlığı bandrollü kitaplar, çizgi filmler, ders notları delil olurken, yasal tanımı çağdaş yasalarda ve uluslararası metinlerde tanımlanamayan, sınırları siyasi olarak esneyebilen 'terör suçu' dolayısıyla 'terör örgütüne üye olma' iddiasıyla tutuklananların sayısıyla dünya rekoru kırıyoruz.
Associated Press'in yaptığı araştırmada Türkiye 10 yılda terör suçundan 13 bin mahkumiyetle 1.5 milyarlık Çin'i geride bıraktı. 
Dünyada terör suçundan mahkum olan 35 bin 117 kişinin üçte birinin Türkiye'de olması şaşırtıcı gelmiyor mu?  
Adorno, 'Bu dünyanın insanı ürküten yanı, korkunçluğu değil olağan görünüşüdür' derken ne demek istiyor?

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden canlı bağlantıyla AK Parti 7. Olağan

Başkan Erdoğan: Eyvallahımız olmayacak

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sağlık Bakanlığı koronavirüs aşısı için 10 kuralı belirledi! İşte o detaylar...

Azerbaycan'da 20 Ocak Katliamı'nın kurbanları yad ediliyor