• $7,5693
  • €9,0771
  • 412.403
  • 1538.04
21 Nisan 2011 Perşembe

Neo-12 Eylül koşullarında seçim

Başbakan'ın 'Kürt sorunu yoktur' açıklamasına cevap, gecikmeden '12 Eylül'ün vesayetçi bürokrasisi' tarafından geldi...
YSK 7'si BDP tarafından desteklenen 12 bağımsız adayı veto etmişti...
Millet iradesini bölen yüzde 10'luk seçim barajını aşmak için bağımsız adaylarla seçime katılan BDP'nin milletvekili adaylarının seçilme hakkı ve onların temsil edeceği vatandaşların seçme hakkı gasp edilmişti.
Evet, bir bakıma 'Kürt sorunu' yoktu ama 'Resmi Türk sorunu' zonklamış ve Kürt seçmenlerin bir kısmının siyasi temsilleri, peşinen yine Meclis dışına itilmişti...
YSK tarafından seçimlere girmesi veto edilen Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nin kadın adaylarından askerlik belgesi istenmenmesi herhalde 'kasıtlı' değildi.
Ama vıdı vıdı uzun uzadıya anayasanın 76. eski ve yeni TCK'nın şu ya da bu maddelerini ve bu yasalara üst düzey sadakatle yapılan yorumları kaale alacak halimiz yoktu.
Çünkü kelepçeli seçim sisteminin bekası adına tonla 'yasa ve düzenleme'nin bir yerlerden kolaylıkla bulunabildiğine siyasi tarihimiz şahitti...
12 Eylül rejiminin antidemokratik ve otoriter mekanizmaları 'demokrasiye' bir kez daha müdahale etmiş ve genel seçimleri ve sonuçlarını 'tornalamıştı' olay buydu.
Böylece  'genel seçimler' daha gerçekleşmeden zaten 'eksik olan meşruiyetini' YSK kararıyla tamamen kaybediyordu.
Ve 12 Eylül'ün vesayetçi egemenliğinin kurucuları 'anayasası, seçim barajı, siyasi partiler yasası, seçim yasasının' işlediği 'demokrasi suçlarıyla' bugüne gelen Türkiye'nin sinesi, YSK'nın vetosunu kaldıramazdı...
Bu veto Kürt seçmene 'siz yoksunuz, sizi vatandaş olarak kabul etmiyorum, sizin oyunuz bu adaylara verilecekse yine geçersiz' demekti. Sözde demokrat özde 'otoriter-vesayetçi' zihniyeti, Kürt halkını artık 'rüşt vatandaş' kabul etmek zorundadır.
Bezdirici sahte kardeşlik, birlik, bütünlük hamasetini bırakıp önce siz de 'eşit vatandaşsınız' diyerek eşitlik ilkesi gereği 'seçme ve seçilme haklarını' sahiplerine teslim edilmelidir.
Şimdiden YSK'nın veto kararını 'ama yasal' diye kabullenmek ve siyasi rant peşine düşerek seçimlere bu hakkaniyetsizliği taşımanın, başta iktidar ve muhalefet partilerine ağır tarihsel kefalet yükleyeceğini söyleyebiliriz.
Ve BDP'nin seçmen iradesine Meclis yolunu kapatarak yani siyaset yapmayı yasaklamanın diğer seçmenlere de ne 'demokrasi' ne de 'sivil anayasa' getirmeyeceğine emin olalım... 
Adaylıkları kabul edilmeyen bağımsız adaylar, dün öğleden sonra mahkemelerden aldıkları 'memnu hak iade belgelerini' YSK'ya ilettiler, umarız bu 'demokrasi ayıbı da' üzerimize yapışmaz...

<p>İyi Parti'den ayrılan Bağımsız Milletvekili İsmail Koncuk ile Meclis'te basın toplantısı düzenley

İhraç edilip geri dönmüştü: Ümit Özdağ İYİ Parti'den istifa etti

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi