• $7,4067
  • €8,9808
  • 445.186
  • 1569.35
06 Eylül 2011 Salı

Libya'da küllerinden doğan NATO!

Entelektüel tarih, zamanı gelince Libya'daki 'halk devrimi' histerisini nasıl okuyacaktır bilemeyiz ama hakim siyasi ve ahlaki şuursuzluğun envanterinde şimdiden 50 bin Libyalı'nın ölümü kayıtlı.
Libya'daki 'halk' zaferinin 'devrimci kadrolarını' CIA, M16, El Kaide, İngiliz SAS, Fransız özel kuvvetlerinin devşirdiği ortaya çıkarken yeni rejimin Ulusal Geçiş Konsey Başkanı da 'NATO'nun ülkede kalmasını' istedi.
Ayrıca Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün'e de Libya'da sivil hastane vuran NATO gücüne olan takdir kadar minnet iletildi.
Zaten Afganistan'da Taliban kamplarında eğitilmiş El Kaide bağlantılı 'uluslararası terörist' ilan edilmiş Abdülhakim Belhac,
NATO desteğiyle Trablus'a 'devrim komutanı' diye giriyorsa yeni dünyanın 'devrim modeli de' ortadaydı...
Kesin olan ise, Libya'da 'devrilen' ve 'değişen' her ne ise küresel sermayeye 'yüklü kaynak aktarımı' için yapıldığıydı...
2008 krizinden beri reel büyüme göstermeyen yetersiz taleple boğuşan Batı kapitalizminin mali krizdeki devletleri için Libya gibi çevre ülkelerin zenginlikleri, NATO gücü kullanılarak sermaye hareketine katılmalıydı...    
Mart ayından beri ABD'nin geri planda kalarak tüm lojistik desteği verdiği Libya'daki askeri harekatın başını İngiltere ve Fransa çekmişti.
Borç krizli resesyonlu ekonomileriyle İngiltere ve Fransa, Libya semalarında altı ay 23 bin sorti yaparken karadaki istihbarat örgütleri de muhaliflerle bilfiil zamane 'devrimi' organize ediyordu! 
ABD'nin yeni militer stratejisinde öne sürdüğü NATO'nun işleri Libya'da uzun süren direnişle sarpa sarıp, savaş maliyetleri artınca hem ABD Savunma Bakanı Gates hem de NATO Genel Sekreteri Rasmussen, NATO ülkelerinin silah yatırımlarını ve harcamalarını artırmaları gerektiğini belirttiler.
Bu uyarılar, ABD'nin hegemonik küresel stratejisinde NATO'nun silahlı güç olarak öne çıkarak büyüyen rolüne de işaret ediyordu..
Avrupa'nın tecrübeli eski sömürgeci ülkeleri İngiltere ve Fransa, tam güçleriyle askeri harekata katılırken, Libya'nın paylaşımında kapacakları 'aslan payından' çok emindiler.
Çünkü 5 yıldır yaprak kıpırdamayan çöken ekonomilerine aktarılacak kaynaklar kadar ekonomileri büyüyen ülkelerin üstünlükleri
NATO'nun militer gücüyle dengelenecekti.
Yani NATO soğuk savaş döneminden geri kalmayan ideolojik, ekonomik ve silahlı bir örgüt olarak yeniden sahaya sürülüyordu...
Ve sonunda Kaddafi hükümetinin devrilmesi NATO'nun da küllerinden yeniden doğarak,  global aktör imajını parlatmasına yaradı...
Baş döndürücü hızla Paris'teki tek günlük Libya Konferansı'ndan çıkan kararla Libya'da güvenlik ve istikrar sağlanana kadar NATO'nun kalmasına karar verildi.
Sarkozy ve Cameron ağız birliği içinde 'sivil halkı korumak için' operasyonların süreceğini söyledi.
Fransa Dışişleri Bakanı Juppe ise Libya petrolünün yüzde 35'inin Fransa'ya verildiği iddiaları üzerine 'isyancıları destekleyen ülkelerin' Libya'nın yeniden inşasında öncelik verilmesinin çok anlaşılır olduğunu ve Libya'daki yeni yönetimin bunu bizzat açıkladığını söyledi...
Bu arada Libya'yı neoliberal politikalara açan piyasacı Kaddafi'nin kamu hizmetlerinden çekilip petrol başta olmak üzere tüm ülke geliriyle küresel piyasalarda finansal yatırımcılık yaparak ya da ülkesini altyapı, maden, enerji gibi sektörlerde küresel şirketlere pazarlayarak Batı bankalarında istiflediği 70 milyar dolar hangi ekonomilere 'kaynak' diye aktarılacak merak etmiyoruz...
Ya da yıllık 50 milyar dolarlık petrol üretimini de...

<p><span>Niğde'nin meşhur patatesi dondurmaya da lezzet katacak. 'Patatesli dondurma olur mu?' demey

Patatesli dondurma hem şaşırtıyor hem de tadanları kendine hayran bırakıyor

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

2021'in en çok talep görecek meslekler açıklandı! İş arayanlar dikkat

Bakan Kasapoğlu, Samsun'da kano durgunsu parkuru inşaatında inceleme yaptı