• $13,4726
  • €15,2894
  • 793.592
  • 2011.16
7 Mart 2013 Perşembe

Kadına şiddet "parodileşirken"

"O Ben Olabilirdim" projesinde Türkiye'nin 8 başarılı ve ünlü kadını bir araya gelerek şiddet kurbanı olmuş, vahşice öldürülmüş Ayşe Paşalı, Şefika Etik'in de aralarında olduğu 8 kadını ağır makyajla canlandırıp, duygusal mektuplar kaleme almışlardı.
Ülkemizde "kitleselleşen" kadın hak ve yaşam katliamlarına karşı kozmetik pansumancı kılığına giren bu sivil-ilham küpü projelerin hükmü sade suya tirit Metin ve Ayşe Paşalı'yı canlandıran ünlümüzün "Akıllı kadın dayak yemez" önermesi kadardı..
Fikir yaratık, katılımcılar celebrity, makyöz de tonu koyultunca ortaya gayet medyatik-magazinel yaygınlıkta, sosyal sinir uçlarını kaşıyacak "plastize" görüntüler çıkmıştı.
Elbette bizde sosyal sorumluluk projeleri diye pazarlanan "menkul etkinliğin" mevcut tahakküm ve zulüm ilişkilerini zırnık sorgulamadan aksine zımni pekiştiren finansör-küratör işbirliğiyle toplu marka PR faaliyeti olduğunun gayet farkındaydık. 
Demek ki bu yıl da kocasının, akrabasının, nişanlısının "kanı" için sürek avına çıktığı, mahkemeden koruma kararı olmasına rağmen karakol çıkışı yolda, evinde, sığınma evinin sokağında ya da çocuklarının gözü önünde öldürülen kurbanlara, popüler yıldızlarımızın "lila" imgeleri üzerinden "empati" denemesi yapacaktık.
Böylece günümüzün "muhafazakarlık maskeli neoliberal" politikaların kışkırttığı "kadın cinayetleri" sivil tematik projelerin elinde dilsizleşip piyasa "klişesine" dönüşümü de tamamlanacaktı...

PİYASA VE SİYASİ OTORİTE CENDERESİNDE KADIN 
Gündelik hayatın kadın kıyım mecrası halini aldığı, kadının boşanma ve ayrılma talebinin zımni "ölüm fermanı" diye kabullenildiği, tecavüz mağdurelerine rızasından emin kadına tecavüzcünün çocuğunu doğurmayı dayatan, siyasi iktidarın tasarrufundaki kadın bedenini ölü/diri medyatik rating içeriği olarak kullanan, "her kürtaj bir Uludere'dir" resmi ifadesinin vatanı Türkiye'de...

Eğer bu "darp edilmiş, alnında kurşun izi, kan revan içinde şöhret" görüntüleri ülkemizde kadın kimliğine biçilen "ölmeye yakın cins, biçare, şiddet nesnesi" rolünü daha da meşrulaştırmıyorsa peki neye hizmet ediyordu.. 

- 900 tane olması gerekirken 80 tane sığınma evinin toplama kampından geri koşullarını mı işaret ediyordu..
- Çocuk işçi-çocuk gelinle dünya rekoruna doğru ilerleyen Türkiye'nin 4+4+4 ile yaptığı devasa cinsiyetçi hamleyi mi eleştirmişti..
- "İyi hal indirimiyle" ya da "haksız tahrikle" mahkeme kapılarında salıverilen kadın katili ve tecavüzcü nüfusumuza mı gönderme yapmıştı..
- Yoksa o mahkeme kapılarında ya da "kadına şiddete son" protestolarında biber gazı, copla dağıtılan, itilip kakılan kadın örgütlerine destek mi verilmişti.. 
- Taşeron, kayıtsız, merdivenaltı üç kuruşa üç gün çalıştırılan, tık diye kapıya koyulan kadınlarımıza direnme ve hak arama gücü mü aşılanmıştı... 
- Eve tıkılan 12 milyon kadının aile kavramına hapsedilmiş kimlikleriyle siyasi hegemonyayı berkitecek kadın neferlere dönüşümüne mi parmak basmıştı...
Eğer tutkumuz yaratıcılıksa söyleyelim ki, 8 kadını barbarca öldüren 8 katilin asıl fotoğrafını bütün bilboardlarda görmek isterdik çünkü eski bilgidir, trajik olanın taklidi olmazdı ille da yapacağım derseniz styling çalışmanız sizi "parodi" yapardı....

 

<p class='MsoNormal'>Top ustası bu sevimli köpeği mutlaka 'GÖRMELİSİN'</p>

Top ustası sevimli köpeği GÖRMELİSİN

Piton ve timsahın ölümcül mücadelesi! Görenler dehşete kapıldı

Vücudu koruyup virüsleri öldürüyor! İşte o muhteşem besin ve faydaları

Karın ağrısı ile doktora gitti! Midesinden çıkanlar şoke etti