• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
2 Aralık 2010 Perşembe

İrlanda düşünün sonu

2008 yılında IMF'nin kişi başına zenginlik listesinde 62 bin dolarla 7. olan İzlanda, çoktan sulara gömülmüşken 66 bin dolarla 4. sıradaki İrlanda, finansal uçurumdan aşağı yuvarlandı.

Son on yıldır neoliberal akılların her fırsatta 'alın size büyüme ve zenginlik modeli' diye göze soktukları İrlanda, gözden düşerken Euro Bölgesi yine soğuk terliyor.

Sıcak parayı çekmeyi başaran, yatırımları teknolojiye yönlendiren, kapitalist konjonktürü yakalayarak teknoloji transferi yapan, yüzde 12,5'luk kurumlar vergisiyle yabancı sermaye coşturan İrlanda methiyeleri bitiverdi.
Mikro elektronikten biyo teknolojiye Asyatik üretim hizmeti veren İrlanda, küresel bilişim sektörünün devlerine ev sahipliği yaparak yabancı sermayenin ülke sanayindeki payını 90'lara çıkartarak ekonomik bağımlılığını ilan etmişti.   

İrlanda'nın yüzde 8'lere varan büyümesi mucize addedilerek esnek istihdam, yabancı sermaye, gelişmiş teknoloji ve uygun liberal yasal mevzuatla buluşunca nasıl bir performansa ulaştığı anlatıla anlatıla bitirilemiyordu.

Muhakkak ki spekülatif finansın genişlettiği kredi hacmiyle emlak sektörünün ataklarla balonlaşıp patladığında da ilk kaçanın yabancı sermaye olacağı ve batan bankaların borçlarının kamuya yıkılacağını söyleyen olmamıştı.

2004 yılında emlak ve finans sektörlerindeki şişme, inşaat sektöründeki büyük tırmanış, aşırı kredi saçılması, ekonomik çöküşü tetikledi.
Ve 2008'de İrlanda hükümeti resmen resesyona girdiğini açıkladı. 
Kelt kaplanından Kelt kediciğine dönüşen İrlanda, Yunanistan'dan sonra Avrupa iflas devleti güzergahının yeni adresi.

Yunanlıları 'şımarıklık ve tembellikle' az çalışıp erken emekli olmakla suçlayan başta Almanya olmak üzere Avrupa bankalarının bu defa eğitimli, nitelikli istihdamıyla verimli, 'teknoloji' üreten, Ar-Ge'li İrlanda'dan alacakları 600 milyar dolardan fazla.

İrlanda'nın GSMH'sının yüzde 36'sını aşan ülke borcunun önümüzdeki yıllarda yüzde 70'lere çıkacağı yazılıyor.

Düşen ihracatı, yüksek işsizlik, negatif büyüme ve dev borç kapanına sıkışmış İrlanda'ya da şimdi Noel öncesi 85 milyar dolarlık dev AB-IMF kurtarma paketi geliyor.

İrlanda Başbakan'ı Cowen, II. Dünya Savaşı'ndan beri bu en büyük bütçe açığını 'kapatmaktan başka çareleri olmadığını' söyledi.
Bu arada İrlanda'nın yüzde 12.5 olan kurumlar vergisini yükselteceği haberlerine karşı ABD'li sermaye tamamen çıkarız, yatırımları çekeriz dediler.

Yunanistan sonrasında AB ve özellikle Almanya'nın liderliğinde İrlanda, neoliberal reçetelerin uygulanacağı ve yerleştirileceği ikinci AB ülkesi.
Piyasaları rahatlatacak yeni koşullar, kamu harcamalarının düşürülmesi, sosyal yardımların kesilmesi, işgücünün ıslahı, işten çıkartmaların kolaylaştırılması, yardım paketinin yüzde 6'larda yüksek bir faizle geri ödenmesinden oluşuyor.

Yardım paketinin 25 milyar eurosuyla bankacılık sistemini destekleyecek İrlanda'nın bankalarının tümünün geçen yaz 'stres' testinden aldığı olumlu sonuçları ve kredi derecelendirme kurumlarının verdiği 'şık' notları unutmayalım.

Sonuçta neoliberalizmin yarattığı tahribatın tedavisinde bile yeniden neoliberal politikalara başvurularak illa ve kat'a piyasaların saadeti gözetilmiş oluyor.

Spekülatif finansın taarruz yönü şimdi İspanya ve Portekiz'e doğru çevrildi.
Bu ülkelerin borç tahvillerinin elden çıkartılmaya başlanmasıyla finansal atağın büyük kazançlarına karşın büyük borçların altında kalmaları an meselesi. 

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!