• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
12 Temmuz 2012 Perşembe

Hem GSS'li hem TSS'liyiz çifte prim öderiz

'1 Ocak'ta başlayan Genel Sağlık Sigortası uygulaması ile herkes sağlık güvencesine kavuştu' müjdesiyle tüm ülke nüfusunun 'zorunlu' sağlık güvencesi kapsamına alındığı duyurulmuştu..
Aynı tarihlerde Özel Sağlık Sigortası şirketleri de 2012 yılında sektörü 'uçurtacak' Tamamlayıcı Sağlık Sigortası uygulamasının artık başlatılması gerektiğini ve hazırladıkları paket paket ürünlerle müşterilerinin 'sağlık tüketimine' katkı sunacaklarını söylüyorlardı...
 Tabii ki devletin '74 milyon vatandaş GSS primi ödeyerek tam teşekküllü sağlık hizmetine ulaşacak' popülizmiyle Özel Sigorta Sektörünün  bu 'business' beklentisi oldukça çelişik görünüyordu...
Ama 6262 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun içine eklenen  'd' bendi 'zihin açıcıydı' çünkü bu küçücük ekle Sosyal Güvenlik Kurumu 'GSS primini ödeyen vatandaşların her türlü  tedavisini karşılama zorunluluğundan' kurtuluyordu...
Yani SGK eğer isterse GSS'nin bazı tedavi ve sağlık giderlerini finanse etmekten vazgeçebilirdi...
Ve nitekim çok gecikmeden 21 Ocak 2012'de Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği ile 'istisnai sağlık hizmetleri' başlığında SGK'nın bedelini karşıladığı 'bir grup sağlık hizmeti' kamu-özel hastane fark etmez hastaya yüklenmişti bile...  
Bunun da piyasa dilinde tercümesi küresel sermayenin  Dünya Bankası ve IMF politikalarıyla dayattığı 'sağlıkta dönüşüm programının' ülkece bir üst aşamasına geçmekti...
Ve kamusal sağlık sistemini terk edip Özel Sağlık Sistemi'ne doğru adımlar daha da hızlanmalıydı...
Çünkü devletin bütçeden özel hastanelere ayırdığı pay yüzde 30'ları geçmiş, sonra bütün vatandaşlar zorunlu GSS prim ödemesine başlamış ve geriye de her vatandaşı bir de özel sigorta/ Tamamlayıcı Sağlık Sigorta mükellefi yapmak kalmıştı..
Doğaldır ki yaşlılar, kronik hastalar yani tedavi giderleri yüksek olan vatandaşlar piyasadan pahalı kaskolar satın almak zorundaydı...
Bu arada vatandaş GSS primi dışında 11 ayrı katılım, katkı ve reçete payını cebinden ödemeye başlamış ve özel hastanelerde sigortalı hastalardan alınan ilave ücret sınırı yüzde 90'a çıkartılmıştı..      
Ve nihayet 28 Haziran'da yayımlanan Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) genelgesiyle artık vatandaşların GSS temel teminat paketinin yetmediği 'sağlık hizmetleri' için bir de TSS yaptırması gerektiği açıklandı....
Genelgede TSS için kişinin 'yüksek standartlarda hizmet' talep ettiği durumlarda devreye giren 'özel sigorta türü' diye tanımlanıyordu. Zaten artık A, B, C, D, E diye sınıflanan kamu hastanelerine doğru yollarımızın ayrılma zamanı da gelmişti...
Parası olanların gideceği lüks-otel hastaneleri ve yoksulların gideceği hastane adreslerini de belirlemek lazımdı...
Tabii ki A tipi hastaneler 'sağlık tüketim alışkanlığı' kazanmış üst primden TSS'sini yaptırmış müşterilerini beklerken, şimdilik 50 TL limitiyle TSS primi ödeyecek düşük gelirli vatandaşlar da 'ürkütülmeden' özel sağlık sigortasına alıştırılarak E tipi hastanelerde 'parası yettiği kadar' ağırlanacaklardı..
Hepimiz hem GSS'li ve TSS'li vatandaşlar olarak çifte prim ödeme mükellefiyetine erişmiştik...
Ne diyelim kamu vergi ve kaynaklarını aktararak ülke olarak üstümüze düşeni yapmış, küresel sistemin 3. büyük sektörü sağlık sektörünü sevindirerek 'sağlık alanını' baştan aşağı 'özelleştirilmesini' tamamlamıştık.....

<p>CHP’nin yayın organı Halk TV’de program sunan Özlem Gürses MHP lideri Devlet Bahçeli&

Sağlık Bakanlığından Halk TV sunucusu Özlem Gürses'e yalanlama: Öyle bir personelimiz yok

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor

Rusya'da binlerce kişi sokaklara döküldü!