• $7,3794
  • €8,977
  • 442.359
  • 1548.04
24 Aralık 2011 Cumartesi

Çalışma hayatı tepetaklak

Kulağa sevimli çağrışımı olan 'evden çalışma' gibi yeni istihdam biçimleri 'reformist' değişiklikler olarak takdim edilirken, çalışma hayatının tepetaklak edildiğini pek fark edemiyoruz.
Yeni yılda İş Kanunu'nda yapılacak bir değişiklikle tam zamanlı, ücretli, kadrolu çalışma kavramının bütünlüğü didik didik ediliyor.
Ve 'evden çalışma, uzaktan çalışma, iş paylaşımı ve esnek zamanlı' isimleri şirinlik muskası çalışma modelleri, aslında bizi ve gelecek kuşakları 'iş piyasalarının rehinesine çevirecek' uygulamalar.
Yani insanı ve emeğini korumadığı gibi işverenin elini demir yumruğa çevirecek çalışma kültürü kapımızı çalıyor...
İster kafa emeği ister kol emeği olsun 'seni istediğim zaman kiralarım, işim bitince kovalarım' diyen yenilikçi çalışma modelleri, bilindiği üzere geçici istihdam bürolarını da meşruiyet ve işlevsellik kazandıracak.
Geçici istihdam büroları da açık anlamıyla temizlik işçisinden psikoloğa emek pazarlayıp para kazanan 'modern köle büroları' diye biliniyor.
Bu paylaşımcı, esnek sizi yuvanızdan istihdam ederiz diyen 'yeni' çalışma biçimleri, başta sendikal örgütlenme, sosyal haklar, kıdem ve ihbar tazminatı gibi teferruatları da içermiyor.
Aksine düzenli, güvenceli mekanı ve çalışma saatleri belli bir iş tanımını tamamıyla zihinlerden silici ideolojik bir misyonu var.
İş böylece zamanı, mekanı 'muğlak' var gel denildiğinde gidilecek atıldın denilince bitecek, kısmi iş sözleşmesi imzalanan bir edilgen etkinliğe dönüşecek.
Yani hem işsizliğin hem de iş sahibi olmanın sınırlarını da birbiri içine geçirerek devasa bir işsizler ordusuyla ücretler kıran kırana aşağılara indirilecek. 
Hem işi olan ama işsiz gibi evde boş oturan, yarın nereye çağırılacağını bilmeyen, mesai arkadaşlarını tanımayan gelecek diye 'belirsizliğe' mahkumiyet nasıl bir toplum kurar dersiniz.
Sendikal örgütlülüğün omurgasını kıracak ve üniversite mezunlarını da bünyesine katıp vasıfsızlaştıracak yeni istihdam modellerinin Avrupa'da trafiği azalttığı söylenerek...   
İşverenler ise yemek, ulaşım, sigorta, fazla mesai, ikramiye ve prim gibi ek maliyetlerden kurtulurken bir işçiye ödenen ücret gereğinde ikiye üçe bölünerek hesaplanacak.
İşe giriş ve işten atmanın kolaylaştırılması Türkiye için iş hayatının 'esnekleştirmesi' demek olurken ülkemiz rekabet gücü yüksek iş piyasasını kurarak yabancı yatırımcıya en genç ve sudan ucuz işgücü sadece Uzak Asya'da değil bizde de var deme gururunu yaşayacak...
Hiç şüphesiz ki kamuoyu çalışma kavramındaki derin altüst oluşu jenerikte 'insani uygulamalar' gibi işçi yararına, işsizliği düşürmek ve yeniçağın iş alanları diye algılayacaklar...
Ama sizler günümüzde insani değerler ve demokrasi postuna sarılmamış, sömürü ve otoriterliğin hamle yaptığını hiç gördünüz mü...

<p>Çevre dediğimiz hadisenin sadece devletlere bırakılamayacağını söyleyen Oğuzhan Bilgin, konuya il

'Çevre, dünya ve tabiat bize emanet olarak bırakıldı'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dünyanın en saçma yasakları! Bunları ilk kez duyacaksınız

Pompalı tüfekle polisten kaçan zanlının yakalanma anı güvenlik kamerasında