• $7,6556
  • €9,0958
  • 415.741
  • 1541.15
30 Nisan 2011 Cumartesi

1 Mayıs'a varırken

İktidar referandum sonrası otoriter icraatlarıyla yıktığı 'demokratikleşme' iddiasının yerine bu defa 'naif-rant İstanbul' projeleriyle seçimlere gidiyor.
Demokratik hak ve özgürlükler hızla gözaltına alınırken 'aşırı çelik-çimento-hafriyattan' mürekkep plastik projelerde 'insanı' bulamıyoruz.
Ne de olsa iktidarın seçim kampanyasında yüreklice 'demokrasi ve özgürlüklerden' söz edemeyeceği zamanlardayız.
Çarçur edilen 'demokrasi' kavramının yerini alan ama yoksulluğun ve mülksüzlüğün yanına uğramayan 'ekonomik büyüme' propagandasının tonu günbegün yükseltilecek.
Ama 6 milyon işsiz, 6 milyon taşeron, 10 milyon kayıt dışı, 20 milyon eve tıkılı kadınımız, 18 milyon yoksul ve 12 milyon açlık sınırı altında insanımızla 2023 yılındaki iki trilyonluk milli gelir hedefini bekleyecek takatimiz yok.
Siyaset pazarında 'rüküş projelerle' müşteri kandırılırken mahkemelerde bütün 'demokratik haklarımız' tek tek yargılanıyor.

YARGILANAN 'DEMOKRATİK ALANIMIZ' 
Türkiye'de hak talebiyle sokağa çıkmanın ve miting yapmanın cezası 3 yıl olarak kesinleştiriliyor.
Demokrasinin can damarları 'örgütlenme ve protesto' hakkı, zaten kalmayan kamusal alanda ya Toplantı ve Gösteri Muhalefet Yasası ya da Terörle Mücadele Yasa'sınca sindiriliyor. Pasif ve ehlileştirilmiş kitleselliğin harcını, bu iki yasa karıyor...
KESK'li 32 kadın, 25 Kasım 'Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü' öncesinde Ankara'ya başlattıkları yürüyüş nedeniyle Urfa'da gözaltına alınmışlardı ve bu hafta hakim karşısına çıktılar.
Kadına karşı şiddet, katliam, tecavüz ve tacize 'Hayır' deme hakkı bile kadınların elinden alınıyordu. İyi de Urfa'da basın açıklaması yaparken polisin sert müdahalesine uğrayan kadınların haklarını sahiden kim savunacak?
Diyarbakır'da 8 öğrenciye polis kurşunuyla ölen arkadaşlarının anma törenine katıldıkları ve ıslık çalıp, alkışlı tempo tuttukları için 72 yıl hapis cezası verildi...
Anadilde eğitim talebiyle basın açıklaması yapan üniversite öğrencisi de 21 yıl  hapis cezası aldı...  
Yine bu hafta 17 Nisan 2010'da, 'Demokratik, kamusal, nitelikli eğitim ve örgütlü güvenceli çalışma hakkı' talebiyle düzenlenen 10 bin kişinin katıldığı miting nedeniyle Eğitim-Sen ve KESK'li 42 kişi için 3 yıla kadar hapsi isteniyordu.
Çünkü miting 'yasadışı gösteriydi' ve böylesi güvenceli ve örgütlü çalışma hakkı istemek 'milli' piyasalara karşı provokatörlüktü.
Hele hele 'kamusal, nitelikli eğitim hakkı' istemekle 'halk kin ve nefrete sevk edilerek' ekonomik büyümemiz engellenecekti.  
Sokaklarda ses, üniversitelerde ıslık, tempolu alkış, stant ve afiş, meydanlarda liseli, stadyumda uğultu, HES şantiyelerinde kalabalık, fabrikalarda sendikalı işçi, nükleer santral karşıtlığı, boş ibraname imzalamayan taşeron, performansla çalışmak istemeyen doktor, atanmak isteyen öğretmen, inşaat alanında çanak çömlek, istenmiyordu...
Heykel yıkılmış, kitap imha edilmiş, muhalif düşünce zihin içi tasarım esnasında bloke edilip kelepçelenmişti ve 67 gazeteci cezaevindeydi...  
Yarın 1 Mayıs zulamızda bunlar var...

<p>Cumhurbakanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye - ABD ilişkilerine dair açıklamalarda bulundu. Kal

'NATO savunma sistemine entegre edilmeyecek'

Yaren Leylek ve Adem Amca, 10'uncu yılda da buluştu

Bitlis'te besiciler kış şartlarındaki zorlu mücadelesi

Tarihin sıfır noktası: Göbeklitepe dikkatleri üzerine çekmeyi sürdürüyor