• $12,7195
  • €14,358
  • 731.836
  • 1776.41
15 Mart 2013 Cuma

Lezzet şekere bağlı değildir

Şeker aleyhine yazılmış bir doktor rapor raporları havalarda uçuşuyor şu günlerde. Hemen her gün şeker aleyhine haber çıkıyor gazetelerde… Sağlıklı beslenme konusunda gazete yazılarından da tanıdığımız Aydan Üskanat da, meğer aynı dertten mustaripmiş. Elimize geçen ‘Şekeriz’ adlı kitabı okuyunca gördük ki, Aydan Hanım, hastalığı doğru beslenmeyle yenme yolunda ilerliyor.

Bakın nasıl anlatıyor öyküsünü: Bu kitabı, teşhis edilmesi neredeyse bir yıl süren ve beni kelimenin tam anlamıyla süründüren rahatsızlığım döneminde yazmaya başladım. O dönem, hayatımın en zor günlerini geçirdiğimi söyleyebilirim. Başka bir kitaba konu olacak kadar çok doktor ve uzman gezdim. Hiçbiri bir teşhis koyamadı. En son gittiğim vertigo uzmanının “Kesinlikle reaktif hipogliseminiz var” dediği gün hayatımın değiştiği gündür. 
Kişinin kan şekerinin belli bir değerin altına düşmesinden kaynaklanan reaktif hipoglisemi, tüm uzmanların söylediği gibi, ‘doğru ve dengeli beslenmeyle düzelebilen’ metabolik bir rahatsızlık. Baskı altında hissettiğiniz, zorlandığınız bir dönemden sonra aniden ortaya çıkabilen, sinsice ilerleyen bir rahatsızlık. Kalp çarpıntısı, titreme nöbetleri, huzursuzluk, sinirlilik ve panik atak hissine kadar onlarca belirtisi ve kişilere göre farklı sonuçları var. Ama tedavisi neredeyse herkes için tek; doğru beslenmek. 
Bu rahatsızlığı yaşayan ve tek ilacın doğru beslenmek olduğunu öğrenen biri olarak, mutfağımı uzun bir süreçte yeniden yapılandırdım. Benim gibi şekere düşkün, pilavı mutfağından eksik etmeyen biri için bu hiç de kolay olmadı. Elimde binlerce tarif vardı ama bunların neredeyse hiçbiri bu süreçte işime yaramıyordu. Beyaz un ve şekeri hayatımdan çıkardığımda, yiyebileceğim şeylerle ilgili doğru düzgün tarif bulamıyordum.
Yapmam gereken şey, kendime içinde yasak yiyecekler olmayan yeni bir gurme mutfak kurmaktı. Sonunda bunu yaptım. Ve tüm bunları benimle aynı rahatsızlığı yaşayan veya hedefi sadece sağlıklı beslenmek olan herkesle paylaşma sorumluluğunu hissetim. Çünkü istatistiklere göre benim yaşadıklarımı yaşayan binlerce kişi var ve çoğu yemek konusunda benim kadar deneyimli olmayabilir. 
Bu kitapta sizlerle bu dönemde elde ettiğim tecrübeleri ve yeniden yapılandırdığım reçetelerimi paylaşıyorum. Biliyorum ki, doğru ve dengeli beslenme şekerle ilgili sorununuz olmasa da yaşam kalitenizi yükseltecektir.
‘Şekersiz’, lezzetin şekere bağlı olmadığını ortaya koyan bir kitap oldu. Bu açıdan özellikle karbonhidrat grubunda lezzetli tarifler yaratmak benim için son derece önemliydi.
Bu kitapta topladığım reçeteler benim hayatımı değiştirdi, umarım size de doğru beslenme konusunda yeni bir ufuk açar.

Osmanlı da denizden babası çıksa yerdi… 
Alfa Yayınları’ndan çıkan ve Yunus Emre Akkor ve Zennup Pınar Çakmakçı tarafından kaleme alınan Osmanlı Deniz Mutfağı, Osmanlı dönemi ve coğrafyasına ait deniz mutfağını gözler önüne seriyor. ‘2012 En İyi Balık ve Deniz Ürünleri Kitabı’ seçilen bu çalışma geçmiş ile günümüz arasında kültürel bağların yeniden kurulmasına katkı sağla­rken, halkın ilgisini balık ve deniz ürünlerine çekmek ve deniz mutfağının yaşatılması için eski bilgilerin ve tariflerin yaygınlaşmasını sağlamak için kaleme alındı. Geçmişte yapılan balık yemeklerini yapılış biçimle­rine ve lezzetlerine sadık kalma gayretiyle günümüz mutfağına taşımak kitabın ana amaçların­dan birisini oluşturuyor. Kitaptaki tarifler Osmanlıca orijinal metinleri esas alınarak şef Yunus Emre Akkor tarafından günümüz mutfağına uyarlanmıştır.

Yemeklerimizin antropolojisi 
İlk baskısını 1961’de yapan ve yemek antropolojisi alanında ilk çalışma niteliğindeki ‘Anadolu Yemekleri ve Türk Mutfağı’ kitabı Çiya Yayınları tarafından tekrar basıldı.
Değerli araştırmacı, arkeolog, etnoğraf ve halk bilimci Hâmit Zübeyir Koşay ve tarih öğretmeni Akile Ülkücan tarafından yazılan ‘Anadolu Yemekleri ve Türk Mutfağı’ son derece değerli bir kaynak. Kitapta, mutfak düzeninden mutfak araçlarına, ekmeklerden çorbalara, et yemeklerinden sebze yemeklerine kadar, Anadolu mutfak kültüründen birçok detay bilimsel bir bakışla ele alınıyor. Halk kültürü alanında önemli bir tarama niteliği taşıyan çalışmada, Anadolu mutfağından yemekler kadar mutfak düzeni ve araçları, yemekle ilgili âdetler, kış hazırlıkları hakkında bilgilere de yer veriliyor. Koşay, ilk baskının önsözünde şöyle demiş: “Bu eser, Türk mutfağı ve yemeğiyle ilgili malzemeyi bütün teferruatıyla tanıtabilmekten henüz uzak olduğu cihetle bunu bir başlangıç sayarak eksikliklerini tamamlamaya çalışmak Türk ilim müesseseleri ve aydınlarımız için milli bir vazife olacaktır.” 
Rahmetli Hâmit Zübeyir Koşay tarafından başlangıç olarak nitelenen bu tür çalışmaları daha sonra sürdüren pek az insan çıktı. Metro Gastro Dergisi ile Yemek Kültürü dergisi bu açıkları kapatmaya çalışıyor.

Makarna kitabı
Fettuccine, penne, farfalle, lazanya, ravioli, spaghetti, tortellini, lumache, gnocchi, cannelloni, fusili, rigatoni… 
Bunların hepsi makarnanın İtalyanca çeşitleri. Peki, bu kadarcık mı? Yeni çıkan makarna kitabı başka açılardan bakıyor meseleye. 
Taze, kuru veya içi doldurulmuş makarnalarla yapabileceğiniz yüzlerce farklı tarif tek bir kitapta birleşiyor. Et soslu, sebzeli, diyet makarna gibi kolayca hazırlayabileceğiniz tarifler bu kitapta. 

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle beyaz perdeye dönmeye hazırlanan Melis Babadağ, iki  s

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 2: Melis Babadağ

Fenerbahçe'ye İzmir'de coşku seli

Galatasaray'a Malatya'da coşku seli

Hibe desteğiyle mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor