• $7,3517
  • €8,9317
  • 438.314
  • 1545.46
31 Mayıs 2012 Perşembe

Yasaklanınca bitecek mi?

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Başbakan kürtaj ve sezaryenle ilgili konuşmaya başladığından beri bir tartışmadır gidiyor. 'Nereden çıktı bu konular?' 'Başbakan ne yapmaya çalışıyor?' 'Gündem mi değiştirilmeye çalışılıyor?' vs vs... Ben bu tartışmayı hiç de sonuç açısından faydalı bulmasam da normal karşılıyorum. Batı'da, özellikle de ABD'de kürtaj tartışması seçim dönemlerinde çok yapılır. Muhafazakar siyasetçiler ve gruplar kürtaja karşı dururlar, hatta kampanyalar yaparlar. Bunlardan bir şey çıkar mı derseniz... Polonya'da mesela aşırı sağcı, Katolik grupların baskısı ile kürtaj yasaklandığı için bir yeraltı kürtaj mafyası oluştu maalesef. Ancak tüm bunlar konunun Türkiye'de tartışılır olmasının olağanlığını gösteriyor. Uzaydan düşmedi kısacası bu tartışma. Üstelik muhafazakar bir partinin kürtaja karşı olmaması haberdir, karşı olması değil. Yani Başbakan kürtajın yanında bir açıklama yapsa ilginç olurdu. Orada söylenecek fazla bir şey yok. Söylenecek şeyler Başbakan 'karşıyım' açıklamasını yaptıktan hemen sonra yasağa yönelik bir çalışma başlatılmasında yatıyor...
***
Kürtaj hak mıdır, değil midir, ayrı bir konu. Bizim tartışmamız gereken kürtaj gerçeği. Yasaklasanız da yasaklamasanız da var olan kürtaj gerçeği... 83'e kadar Türkiye'de yasaktı kürtaj. Sonuç? Yok muydu 83'ten önce? Vardı, yasak olduğu için kaçak yapılıyor ve birçok kadının ölümüne sebep oluyordu. Şayet yine yasaklanırsa  durum farklı mı olacak? Kürtajı ahlak ve din açısından yanlış bulup, karşısında olabilirsiniz. Ancak yasaklamak dönüp dolaşıp yine kadını vurur.
TEK HAİN PLAN KOLAY PARA KAZANMAK
Sezaryen meselesi ise Türkiye'de çok sıkıntılı bir konu. Doktorlar açısından kolay olduğu ve iyi bir kazanç kapısı haline geldiği için neredeyse sezaryen rutin, normal doğum ise istisna haline geldi. Salı günü Mehmet Barlas köşesine Haber X'te yayınlanan Prof. Dr Rasim Küçükusta'nın yazısından alıntılar yaptı. Rakamlar vahim: 1998'de sezaryen oranı yüzde 14 iken 2010'da yüzde 45,4'e yükselmiş. Ben de etrafıma bakıyorum, normal doğum neredeyse kalmadı. Doktorlar bir şekilde normal doğum isteyenleri de sezaryene ikna ediyorlar. Ne de olsa saatlerce doğumu bekleyeceklerine, önceden kararlaştırılmış bir saatte karnı yarıp, çocuğu çıkarıvermek çok daha kolay... Oysa bu iş Batı'da tam tersi. ABD'de mesela, zorunlu değilse sezaryen olmanız imkansız. Avrupa'da da öyle. Kısacası bu konunun gündeme gelmesi ve yeniden düzenlenmesi çok önemli. Sezaryen furyasına el atılması şart. Ancak orada da Başbakan'ın 'sezaryen cinayettir' lafı doğru değil. Sezaryenin komplikasyonları olabilir ama iki çocuktan fazlasının önünü tıkaması gibi bir şey söz konusu değil. Birileri Başbakan'ı yanlış bilgilendirmiş anlaşılan. Hele bir de kürtaj ve sezaryeni hain bir planın parçası olarak nitelemesi... Hayal gücü dışında ne denir bilemiyorum...

<h3>Başkan Erdoğan'dan esnafa kredi müjdesi</h3><h3>6 AY ERTELENECEK</h3><p>Başkan Erdoğan, Halkbank

25 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ahır yapımı sırasında bulduğu taşların gizeminin çözülmesini istiyor

''Eren-4 Karlıova-Varto'' ve ''Eren-5 Bagok'' operasyonları başlatıldı! İşte ilk kareler