• $7,394
  • €8,984
  • 443.012
  • 1544.43
10 Nisan 2012 Salı

Vurun gerçeğe!

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Aydın olmanın ön koşullarından biri hesapsızca gerçeği söylemektir. Bu, çoğu zaman dalgalara karşı yüzdürür insanı. Son günlerde Alman edebiyatının önemli isimlerinden Günter Grass bırakın dalgaları, tsunamiye karşı yüzüyor. Sebebi, yazdığı bir şiir...
***
'Was gesagt werden muss' (Söylenmesi gereken) adlı şiirde Grass İsrail'in politikalarını, İran'a karşı tutumunu ve  nükleer gücüne karşı genel sessizliği eleştiriyor. Bu şiir nedeniyle İsrail Grass'ın ülkeye girişini yasakladı. Almanya'da da yazara tepki büyük. Günlerdir Frankfurter Allgemeine ve Süddeutsche Zeitung'da yayınlanan haber ve röportajları okuyorum da... Marcel Reich Ranicki gibi Almanya'nın önde gelen bir eleştirmeni 'tiksinti verici bir şiir' olarak niteliyor Grass'ın şiirini. Yahudi bir aileye mensup olduğunu hatırlayacak olursak, pek de şaşırtıcı değil bu tepkisi. Maalesef İsrail'in zulüm politikalarına karşı Yahudi aydınların ses çıkarmasını beklemek henüz bir hayal. Gerçi özellikle ABD'de J-Street gibi oluşumlar yavaş yavaş Kudüs'ü eleştiriyorlar ama hala soykırım geçmişi üzerinden İsrail büyük oranda dokunulmazlık zırhına sahip.
***
Grass'ın  İsrail'e karşı sesini yükseltmesi 2 açıdan önemli: 1) Grass herhangi bir Batılı ülkeden değil. Alman. Almanya 2. Dünya Savaşı'ndan sonra hükümsüz bir ülke olmakla kalmadı, aydınlarını, düşünürlerini de mecburi sessizliğe itti. Yahudi soykırımı konusunda en büyük özeleştiriyi yaptı ve yapıyor ama bu hassasiyet nedeniyle Almanya kendini İsrail'e karşı kör ve sağır olmak zorunda hissediyor. Geçmişlerindeki Nazilerin günahı onları İsrail'in zulümlerine karşı dilsiz bırakıyor. 2) Grass için başka bir unsur daha var. Sadece Alman edebiyatçı olarak Yahudi soykırımdan sorumluluk hissetmekle kalmıyor, aynı zamanda gençliğinde Nazi sempatizanı olduğunu da biliyoruz. (Bunu kendisi yıllar sonra itiraf etti ve 'Soğanı Soyarken' adlı kitabında da Nazi geçmişiyle hesaplaştı)
Kısacası Alman hem de Nazi gençliğinden gelen bir Alman olduğu için  Grass'ın yaptığı  tam bir tabu yıkıcılıktır!
***
Ben  aldığı tepkilere rağmen çok önemli ve geç kalmış bir yolu açtığını düşünüyorum. Bu, bir yönüyle Türkiye'deki tabu yıkma süreçlerine de benziyor. Bundan birkaç yıl önce orduyla ilgili en ufak bir şey yazılamazdı bu ülkede. Atatürk'le ilgili resmi tarihe ters bir fikir beyan edilince davalar açılırdı. Şimdi yavaş yavaş bu 'dokunulmazlar' kalkıyor. Almanya fikir özgürlüğü ve demokrasi konusunda Türkiye'den çok ileride ama 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Yahudi soykırımına karşı haklı tepki nedeniyle İsrail tabusu oluştu. Bu tabunun Almanya'da birçok yazar-çizeri rahatsız ettiğini biliyorum. Yahudi soykırımının günahı yüzünden İsrail'in zulmüne ses çıkaramamanın ağır geldiği önemli sayıda insan var. Bence artık İsrail'in geçmişteki mağduriyetini  bu günkü terör politikalarına kılıf olarak kullanmasının sorgulanması şart. Bu soykırımın vahametini azaltan bir pozisyon değil! Aksine! Zulme 'zulüm' diyen bir pozisyon. Nereden gelirse gelsin... Bugün taşlanan Grass'ın yaptığı da budur.

O başlığı lanetliyorum
Hepimizin hayatına bir şekilde muhakkak değmiştir Meral Okay. Ya öyle ya böyle... Ya bir diziyle, ya bir filmle... Dün maalesef, 19 yıl önce hayata veda eden eşi Yaman gibi kanserden kaybettik Okay'ı.  Kaybı çok insanı üzecek. Ancak bu ülkede maalesef insanlıktan nasibini almamış olanlar, ölmüş insanın ardından nefret dili kullanacak kadar alçalanlar da var. Üç beş zalimin Okay'ın ardından attığı çirkin manşeti lanetliyorum!

<p>Faizler tarafında geçen haftadan beri değişen bir şey olmadığını kaydeden 24 TV Ekonomi Müdürü Sa

Piyasalar bugün neyi fiyatlıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kırıkkale'de polis merkezi önünde silahlı kavga: 1 yaralı

Yüksek Hızlı Tren testlerini yapan tren Sivas'a geldi