• $7,3498
  • €8,9418
  • 437.241
  • 1536.11
31 Mayıs 2011 Salı

Tayyip Erdoğan'ı asmak

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Sivil ve özgür bir Türkiye yolunda hayati önem taşıyan bir dava Ergenekon davası. Askeri vesayetin devamını isteyenler bu davayı sulandırmak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Etyen Mahçupyan'ın pazar günü Zaman'da yayınlanan yazısında çok doğru bir şekilde belirttiği gibi Gülen cemaatini ve Emniyet teşkilatını bir 'çete' olarak lanse etmeye çalışıyorlar. Amaç, 'ortada kanlı bir darbe girişimi değil, iki gücün çatışması var', izlenimi vermek.
Bu 'sulandırma' örneklerinden biri de Teğmen Mehmet Ali Çelebi olayı. Çelebi ile ilgili iddianamedeki suçlamayı yan tarafa koydum. Onun hakkındaki iddialar açık olmasına rağmen, Teğmen Çelebi sanki cep telefonuna numaralar eklenerek o numaralar üzerinden 'F tipi komplo'yla tutuklatıldı gibi bir imaj yaratıldı. Oysa Teğmen'in tutukluluk nedeni, bu rehberle uzaktan yakından ilgili değil.
Çelebi geçenlerde tahliye edildi, tutuksuz yargılanacak. Fakat bu olayı da 'Çelebi beraat etti' gibi sunarak yine aynı sulandırma numaralarını yapıyorlar. Teğmen Çelebi bizzat Hizb-ut Tahrir üyesi oldukları iddiasıyla yargılanan Kurtça Bektaş'la 25, Süleyman Solmaz'la 90 kez konuştuğunu kabul ediyor. Bu aynen iddianamede var. Üstelik konuşmalar sadece telefonda gerçekleşmemiş, yüz yüze görüşmeler de yapılmış.
Hizb-ut Tahrir, 2007 yılından itibaren çeşitli cami avlularında 'Şerait istiyoruz' 'Kemalizm yıkılsın, hilafet gelsin' gibi sloganlarla gösteriler yapan bir sözde 'İslamcı' örgüt. O dönem bu gösterileri malum medya organları da köpürtmüştü hatırlarsanız... Savcılık, aniden ortaya çıkan bu 'şeriatçı gösteriler'i Ergenekon'un bu örgüte sızarak onu kendi kaos planı doğrultusunda taşeron olarak kullanmaya çalıştı, diye görüyor herhalde. Yani iddianameye göre 28 Şubat darbesi döneminde Aczmendiler üzerinden yapılmış olan 'darbe zemini oluşturma' operasyonunun aynısı bu sefer de Hizb-ut Tahrir üzerinden yapılmak istenmiş. İşte Çelebi de bu bağlamda yargılanıyor...
Peki ne yapmak istiyorlardı? Ergenekon sanıkları Kemal Aydın ve Durmuş Ali Özoğlu arasındaki iddianamede yer alan telefon görüşmesi kayıtları bu sorunun cevabını veriyor:
Aydın: Benim Özel Kuvvetlerim, Hizb-ut Tahrir'in belgelerini falanı filanı topladı valla... Taksici şoförle (Süleyman Solmaz) konuşurken Hizb-ut Tahrirci olduğunu anladı, telefonunu aldı ondan o bizim çiroz... Ondan sonra o Noyan'la (Çalıkuşu) birlikte cumartesi pazar kayda aldılar, resimlerini çektiler adamın...
Özoğlu: Mehmet Ali mi becerdi bu işi?
Aydın: He Mehmet Ali, ben sana söyleyeyim o çocuk valla geleceğin genelkurmayı...
Öte yandan daha evvel de Şamil Tayyar'ın yazdığı Teğmen Çelebi'nin Ankara Yenimahalle adresindeki aramalarda ele geçirilen dokümanların listesi de bir hayli ilginç. Bu dokümanlardan 'Hakan Abi' isimli klasör içindeki 'Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında kurulan 59. AKP Hükümeti'nin Portresi' başlıklı belgede 'cemaatçi, tarikatçı, şeriatçı, Kürtçü, Mason' şeklinde yapılmış fişlemeler var.
O belgelerden biri, Şener Eruygur'a hitaben yazılmış ve Neriman Aydın imzalı. Mektubun 5. sayfasında şöyle bir ifade yer alıyor: 'Türk milletine gizli öncülüğünüz bunların defterlerini dürmemize yetecektir.'
'Yiğitlik' ibaresiyle başlayan el yazılı dokümanda ise şu ifadeler var: 'Tayyip: Bu alçaklar bunu yapacak devletin onurunu kurtarmak için bu ülkede asılacaklar.'
'Tayyip' ismi okla işaretleniyor. Yani darbe olursa asılacakların en başında Tayyip Erdoğan var...
Bunların hepsi başlı başına çok vahim. Benim meselem gencecik bir teğmen değil. 'AKP düşmanımızdır. Düşmanı devirmek için her yol mubahtır' anlayışını binlerce Türk subayına benimsetmek isteyen Ergenekon'un tepe yapılanması. Ve bu davayı itibarsızlaştırmak isteyenler maalesef bilerek ya da bilmeyerek 'o tepe'ye hizmet ediyor.

2. Ergenekon İddianamesi
 (Sayfa 135)
'Şüpheliler Mehmet Ali ÇELEBİ  ve Noyan ÇALIKUŞU'nun,  Kemal AYDIN'ın talimatlarıyla Hizb-ut Tahrir örgütü üyesi olduğu anlaşılan diğer şüpheliler Süleyman SOLMAZ, Kurtça  BEKTAŞ, Rıza DEMİR, Mahmut OĞUZ, Rıfat YILDIRIM, Mahmut Oğuz KAZANCI'dan oluşan Hizb-ut Tahrir örgütü adına faaliyette bulunan grupla irtibata geçtikleri, bu grubun gizli toplantılarına katıldıkları, grupla alakalı tüm bilgi ve raporları Kemal ve Neriman AYDIN'a ilettikleri, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, başka terör örgütlerine sızma ve bu örgütleri yönlendirme faaliyetlerine devam ettikleri belirlenmiştir.'

<h3>Başkan Erdoğan'da aşı açıklaması</h3><h3>'50 MİLYON DOZ AŞI GELECEK'</h3><p>Başkan Erdoğan, Kovi

26 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ahır yapımı sırasında bulduğu taşların gizeminin çözülmesini istiyor

''Eren-4 Karlıova-Varto'' ve ''Eren-5 Bagok'' operasyonları başlatıldı! İşte ilk kareler