• $7,3894
  • €8,9814
  • 442.754
  • 1546.73
31 Aralık 2011 Cumartesi

O insanları kim öldürdü?

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Yeni umutlar, beklentiler ve açıklanan yeni paketlerle 2012'ye giriyorduk ne güzel... Olmadı! 35 silahsız, günahsız ve bahtsız çocuk havadan gelen bombalarla yok oldu, yok edildi. 2011'in son gününü göremediler. Günahları, kabahatleri neydi bu çocukların? Hayatın tehlikeli sınır boylarında askerlerin göz yumduğu kaçak sigara ve mazotu alıp satarak sürdürülebildiği bir coğrafyada geçtiği bir yerde doğmaları onların suçu muydu? Sıcak evlerinde yeni yıla girmek yerine dağın başında bombalanarak parçalanmalarına kader deyip geçecek miyiz? Ah! Bu ülkede bu talihsiz kaderleri Allah değil, yıllar yılı kendi insanına değer vermeyen ceberut bir devlet zihniyeti çizmedi mi?
***
Uludere'de yaşanan facianın neden kaynaklandığıyla ilgili henüz bir şey söylemek zor. Bazı kaynaklar MIT yanıltıldı diyor, bazıları PKK'nın operasyonları akamete uğratmak için yanlış bilgi sızdırdığını söylüyor, bazıları Genelkurmay'ın ihmali, bazı kastı var diyor. Ben Genelkurmay'ın kastı olduğunu, o insanları bile bile öldürdüğünü düşünmüyorum ama burada askeri bir zafiyet, çok büyük bir hata olduğu kesin. Böyle bir hatanın (ki bu örgütün çok işine yarayacak bir hata) hesabı sorulmalı. Türkiye artık eski Türkiye değil. Öyle olmadığını kanıtlamalı. Hükümet operasyonu yapan Hava Kuvvetleri komutanını sorgulamalı. Şayet vahim bir ihmal ya da zaaf varsa istifasını istemeli. Aksi takdirde yıllarca insanlarını öldüren ve hiçbir bedel ödemeyen sistem yine galip gelmiş olur.
***
Şu soruların cevabını da bulmalıyız: Kaçakçılık neden hala o bölgenin bir gerçeği? Buna güvenlik güçleri niçin göz yumuyor? Neden önlem alınmıyor? Bu hukuk dışı işten kimler nemalanıyor? Uludere'ye değil ama o bölgedeki sınıra defalarca gittim, kaçakçılığının devletin görevlilerinin onayı ve kazancıyla nasıl rutinleştiğini gördüm. Bunu ben bile gördüysem devlet nerede? O zavallı köylülerin canları pahasına sınırı geçmelerine kimler, ne karşılığında müsaade ediyorlar yıllardır? Şeffaf bir devlette, bir hukuk devletinde bu soruların yanıtlarının verilmesi lazım.
***
Yeni yıla iyi dilekler ve bir 'geriye bakış' yazısıyla girmeyi planlamıştım ama olmadı sevgili okurlar... Bomba 2012'nin umutlarının üzerine düştü. 2011 benim için şimdiye kadarki hayatımda en kötü başlayan yıldı. Ben babamı kaybederek girmiştim bu yıla. Geçen yıl bu günü hatırlıyorum da... Babamı son uyanık gördüğüm gündü 31 Aralık... Yeni yıl için geri sayım yapılırken yoğun bakım kapısında babam için dua etmiştik annem ve kardeşimle birlikte ama dualar kurtaramamıştı onu.  Şimdi de 35 masum çocuğu kaybederek çıkıyorum bu yıldan. 
***
Ölümler ve kayıplar insana kalbinin yerini hatırlatıyor. İnsanı büyütüyor, hayatın ne demek olduğu üzerine düşündürtüyor ve daha kararlı yapıyor. Sanırım ben 2011'de epey büyüdüm. Yokluk ve özlem üzerine epey düşündüm. 2012'ye girerken kendime kederi geride bırakıp, özlemi yaşatma sözü veriyorum. Kalbimin yerini hep hatırlayarak adaletin yanında durmaya çalışacağım. O 35 çocuğun üzerini yılbaşının pırıltısının örtmesine izin vermeyeceğim...
Not: Yeni yıla bizim için yeni, daha önce görmediğimiz bir yerde girmeye gidiyoruz. Salı yazısı için beni affedin. 2012'nin ilk perşembesinde görüşmek üzere...

<p>EGE'DE TÜRKİYE'NİN HAKLILIĞI ÇOK AÇIKTIR'</p><p>'Adına Egeler denilen, aslında bizim Adala

'Ege'de Türkiye'nin haklılığı çok açıktır'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yüksek Hızlı Tren testlerini yapan tren Sivas'a geldi

Haftanın yalanları