• $7,4062
  • €9,0112
  • 443.354
  • 1543.15
31 Temmuz 2012 Salı

Meksika günlükleri

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Vera Cruz

Bu sabah çok erken bir saatte Mexico City uçağına bindik. Hedef 3 gece 4 günde Meksika'nın dev başkentinin ana hatlarını keşfetmek. Uçaktan inip şehre ayak basar basmaz hava bir anda değişti. Zaten uyarmışlardı: Güvenliğe dikkat. Önünüze gelen taksiye sakın binmeyin! Etrafımızı saran taksicilerin arasından zar zor sıyrılıp bir 'taxi authorizado' bulduk ve Mexico City'nin manyakça trafiğine daldık. Ben dünyanın birçok şehrinde trafik gördüm ama böylesini görmedim. Aman Yarabbi! Şehrin göbeğindeki otele bol miktarda egzoz soluyarak ve korna seslerinden birbirimizi zor duyarak (havaalanından 10 km) 2 saatte vardık. Şehrin tarihi merkezindeki ana meydan Zocalo'ya ulaştık. Gözkamaştırıcı dev bir alan... Otele girdik de... Girmemizle başımızdan aşağı kaynar sular dökülmesi bir oldu. Biz geldik ayın 12'sinde. Otel rezervasyonumuz ise ayın 15'ine. Günleri karıştırmışım! Üstelik dert sadece otel değil. Bir de kardeşimin Meksikalı bir arkadaşı var. O bizi gezdirecek. O da 15'ine kadar şehir dışında! Kaldık ortada... Ne yapalım, ne edelim derken yine aldık elimize haritayı. Rasim 'Vera Cruz'u ben hep merak etmişimdir, o da İzmir gibi bir liman şehri hadi oraya gidelim' dedi. Vera Cruz'u ikimizin de çok sevdiği şair/yazar Octavio Paz'ın öğrenciyken köylüleri örgütlemek için gittiği şehir olarak biliyoruz ama bir özelliği daha var. Onu çıkaramadık...
Gece yarısı Mexico City'den Vera Cruz'a otobüs bulduk. 5 saatlik bir yolculuğun ardından bilinmezliğe indik. Elimdeki Lonely Planet'ten birkaç otel işaretledik. Sahil civarı olsun dedik ve yola koyulduk. Saat sabah 6. Henüz şehir uyuyor. Tam merkeze geldik ki ne görelim! Ellerinde taramalı tüfeklerle askerler bir tankın üzerinde şehri kol geziyor! Taksi şoförü başladı anlatmaya: 'Uyuşturucu çeteleriyle polis baş edemeyince, daha doğrusu bu gangster çetelerinin bir parçası olunca  şehirde kontrolü asker ele aldı. Polis teşkilatı lağvedildi. Daha önce her gün sokakta onlarca kişi ölüyordu şimdi bu sayı azaldı çok şükür.' Sonra da o günün gazetesini uzattı bize. Kapakta yan yana dizilmiş cesetler. Bir gün önce sokakta vurulmuşlar! Kısacası uyuşturucu mafyasının elinde bir şehir seçmişiz. Zaten Rasim birazdan gülerek bombayı patlattı. 'Şimdi hatırladım. Vera Cruz'u bir de James Bond filmlerinden biliyorum. Uyuşturucu satıcılarını burada kovalardı Bond!' Sonra da şoförle Meksika'daki çeteler ve mafyalar üzerine uzun bir sohbete girdi. Hem de çeteleri isim isim bilerek... Bir ara buradaki Ergenekon'la da mücadeleye girişecek sandım.
Bu arada rehberden işaretlediğimiz Mocambo Oteli'ne vardık. 1900'lerin başından kalma, müthiş görkemli ama acayip de bakımsız bir yapı. Denizin hemen önünde uçsuz bucaksız uzanan koloniyel mimari, dev verandalar, ahşap kapılar. Zaman Meksika Devrimi'nin yaşandığı 1910'larda durmuş, o ihtişam, o sefahat orada bırakılmış sanki.
Yüzde 100 Meksikalı bir dünyaya adım attık böylece.  Gündüzü bu, tarihin durduğu mekanda Meksika'nın iç kesimlerinden tatil için gelenlerle konuşarak ve dünyanın belki de en iyi Guacamole'sini yiyerek (avocado ile yapılan meşhur karışım) geçirdik. Akşam ise şehre indik. Asıl sürpriz buradaydı! Sokaklarda iğne atsan yere düşmüyor ve herkes dans ediyor! Tango, salsa, samba... Mariachiler çalıyor, bütün şehir oynuyor! Sabah geçerken askerin makineli tüfekle kol gezdiği meydanlarda akşam genci yaşlısı herkesin çılgınca eğlenmesini görmek, hayatta yaşadığım en acayip şeylerden biriydi. Bu, hiç bitmeyen askeri darbelerin ülkesi Meksika'da militarist geleneğin nasıl kanıksandığının, yaşamın nasıl her koşulda devam ettiğinin acı bir işaretiydi. Küba için söylenen ama gerçek olmayan o 'şarkı söyleyen ve dans eden sokaklar' fotoğrafını Meksika'nın bu 'turist gelmez' liman kentinde bulmuş olduk...

<p>Bir önceki PPK toplantısında faizler yüzde 15'ten yüzde 17'ye yükseltilmişti. Ekonomistler, Merke

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rusya'dan görenlerin aklını başından alan kareler

Merve Boluğur yalanlamıştı... Işın Karaca açtı ağzını yumdu gözünü