• $7,3872
  • €8,9773
  • 442.672
  • 1548.6
11 Ekim 2011 Salı

Maskeli balo

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Ardı arkası kesilmeyen bir yağmur var İstanbul'da. Sıcağa, güneşe, coşkuya 'elveda' dedirten bir yağmur. İnsanı içine kaçırtan, yorganların altında kaybolma isteği uyandıran, dünyayla araya set çekmeye kışkırtan bir kasvet atmosferi...
***
İşte böyle bir atmosferde camın önünde, gökyüzünden boşalan suları izleyip duruyorum saatlerdir. Şehri yıkayan yağmur, içimizdeki kötülükleri ve vicdansızlıkları da silip süpürür mü, diye düşünüyorum. Sonra da 'hayalperest romantik' diye kızıyorum kendi kendime... Ne yağmur, ne kuvvetli rüzgar... Hiçbir şey kötülükleri ve zorbalıkları söküp atamıyor maalesef. Ama yine de inancını yitirmeyip, doğru bildiklerini devamlı ve ne pahasına olursa olsun söylemesi lazım insanın. Kötülükle ve kötülerle hesapsızca mücadele etmesi lazım...
***
Bu inancım doğrultusunda Habertürk'ün cuma günkü insanlık suçu manşetine sert tepki gösterdim. Göstermeye de devam edeceğim, çünkü gazetenin yayın yönetmeni Fatih Altaylı, kendini aklamak için 'sonradan imal edilme' gerekçesini ne kadar kararlı bir havayla söylerse söylesin fark etmez... Ben artık şiddetin medya eli ile köpürtülmesine, pornografik bir malzeme yapılmasına, hayatlara tecavüz edilmesine, inançların çiğnenmesine 'yeter' diyorum! Fatih Altaylı'nın hala kendini aklamasını, bu zihniyetin, bu kadın karşıtı, inanç karşıtı ve bireye saygısız zihniyetin kazanmasını vicdan adına utanç verici buluyorum.
***
Gerçek diye yutturmaya çalıştığı her taraftan görünen eğreti bir maske. Dışarıdaki kuvvetli yağmur o maskeyi de alıp götürsün diye geçiriyorum içimden ama 'kral çıplak' diyen cesur yüreklerin sayısı öyle az, dalkavuklar ve menfaatçilerin sayısı öyle çok ki...

Zaman gazetesine bir eleştiri
Türkİye'de gerçek bir ifade ve inanç özgürlüğüne kavuşmak istiyorsak bize benzemeyenin yaşam hakkını savunmamız şart. Demokratik bir ülke inançlıyla ateist, en solcuyla en sağcı, en kapalıyla en açığın yan yana yaşayabildiği bir ülkedir. Kendi adıma söyleyeyim: Böyle bir Türkiye için mücadele veriyorum. Bunun için uzun yıllar Kemalist rejimin baskıladığı, ifade ve ibadet özgürlüğünü kısıtladığı muhafazakar kesimin hak ve hukukunu her platformda savunuyorum. Yalnızca onların değil, kendini baskı altında, özgürlükleri kısıtlanmış hisseden her topluluğun ya da bireyin yanındayım. Burada amaç yasadışı bir boyutu olmadığı sürece, bütün yaşam tercihlerine açık bir toplum olma yolunda katkı sağlamak.
***
Böyle bir prensipten yola çıkarak Zaman Gazetesi'ne bir eleştirim var. Zaman, yıllardır İstanbul'da düzenlenen Almanların meşhur Oktoberfest'ine (bira festivaline) öyle önyargılı yaklaşmış, o festivali öyle hatalı yansıtmış ki... 'Bira festivali bu kez İstanbul'da, sivil toplum örgütleri tepkili' manşetiyle verdiği haberi okuyunca zannediyorsunuz ki bu festival bütün kötülüklerin anası. Halbuki Oktoberfest İstanbul'da yıllardır yapılır. Eskiden Hilton Otel'de düzenlenirdi bu festival. Her yıl gider, İstanbul'da yaşayan Alman dostlarla akordeon dinler, Bavyera dansları yapıp dönerdik. (Festivalin çıkış yeri Münih'tir).
Nasıl ki laik yaşam tarzına sahip olanlar muhafazakar kesimin yaşam tarzına ve tercihlerine saygılı olmak zorunda ise tersi de geçerli. Ben Zaman Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı'nın Fatih Altaylı'ya yönelttiği eleştirileri ne kadar doğru bulduysam, gazetesinin bira festivalini ele alışını o kadar taraflı ve yanlış buldum. Hele festivalin Antalya'da yapılan ayağının CHP'li belediye tarafından organize edildiğini hatırlatması son derece sakıncalı. Toplumdaki ayrışmalar böyle bir yaklaşım, bu tip bir dil ile keskinleşiyor. Lütfen bakış açımızı değiştirelim.  Demokratik bir Türkiye'de isteyen bira içilen Alman festivaline, isteyen istediği dini cemaat toplantılarına gidebilir.  Mini etekli bankacılar olduğu gibi, baş örtülü hakimler de olabilir. Biri birinin alternatifi değil. İstanbul gibi bir dünya kentinde Alman bira bayramı da kutlanacak, iftar sonrası etkinlikler de yapılacak...

<p>Fiziksel şiddetin kadının bedeni üzerinde geçici ve kalıcı hasarlar bıraktığının altını çizen Der

Kadına şiddete dur de!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Koronavirüs aşılarının 2. partisi Türkiye'ye geldi

Dünyanın en saçma yasakları! Bunları ilk kez duyacaksınız