• $7,355
  • €8,947
  • 438.842
  • 1535.87
17 Nisan 2012 Salı

Kemal Ilıcak akşamı

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Fonda hafif bir müzik, ayaklarınızın altında şehir ve her köşede medya, iş ve sanat dünyasının tanınmış simaları... Pazar akşamüzeri Ilıcaklar'ın davetine adım atar atmaz karşılaştığımız manzara buydu. Nazlı Hanım aylardır heyecanla anlatıyor. Mehmet Ali ve Aslı da öyle.  'Kemal Ilıcak'la ilgili bir kitap hazırlıyoruz' diyorlardı. Ama başka da sır vermiyorlardı. Nihayet  işte o kitap tamamlandı... Kitabı İrem Barutçu yayına hazırlamış, Doğan Kitap basmış.
***
Kemal Ilıcak'ı ailesi ve dostlarının gözünden anlatmışlar ve birçok da fotoğraf koymuşlar. Renkli, bir dönemin Türkiye'sini gözler önüne seren  bir kitap çıkmış ortaya. Yakın geçmişin medya tarihini hatırlamak için de  çok iyi bir kaynak olmuş. Dünden beri karıştırıyorum. Tercüman gazetesinin başına geçiş, Tahsin Bey yalısındaki 'open house' davetler, Süleyman Demirel ve Ecevit'li yıllar, 12 Eylül dönemi...
***
Bu çarpıcı kitap için bir araya geldiğimiz organizasyonda kimler yoktu ki... Kitaba destek olan Aydın Doğan, eski rakibi Dinç Bilgin, Mehmet-Canan Barlas, çocukları Ela ve Cemil, Güneri Cıvaoğlu, Taha Akyol, Rauf Tamer, Reha Muhtar, Akif Beki- Zara, Oral Çalışlar, İlhan Kesici... Besim Tibuk, Zeynel Abidin Erdem, Faruk Süren gibi iş dünyasından birçok isim... Orhan Gencebay, Erol Evgin... Davetliler toplanıp, hoş beş edildikten sonra Nazlı Hanım mikrofonu aldı eline ve... Birkaç cümleden sonra sesi titremeye, gözyaşları yavaş yavaş yanaklarından akmaya başladı. 20 yılın özlemi bir anda yoğunlaşıverdi. Bir yandan konuştu, bir yandan ağlamaya devam etti. Öyle sahici, öyle kıymetli bir konuşmaydı ki... Yakınını kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bildiğimden benim de yüreğime aktı o gözyaşları...

Kimler rahatsız?
28 Şubat sürecinde dönemin karargahıyla iş tutanlar, darbecilerle yasadışı ilişkiler kurup sistemden nemalananlar, bugün 28 Şubat soruşturmasından son derece rahatsızlar haliyle. İstanbul burjuvazisinin içinde böyle çok işadamı var maalesef. Pazar günkü davette de bir kısmını gördüm bu  grubun...
***
Mesela o dönemde yönetim kurulunda Veli Küçük ve benzeri generallere yer verenler. Şimdi soruşturma onlara da uzanır mı diye korkuyorlar. Aslında bu yaşadığımız günlere de, Başbakan'a da lanet ediyorlar. 2002-2008 döneminde Başbakan'ın darbeyle devrilmesi için ellerinden geleni yapan onlar. 2008'de AK Parti kapatılsın diye aktif kulis yapan da onlar.
***
Buna rağmen bir yandan da Başbakan'ın uçağına binmek için çabalayan, neredeyse Başbakan'a el pençe divan duran da onlar. Bence Başbakan onları çok iyi tanıyor. Ama hiçbir şekilde rövanşist davranıp bunların işini bitirmiyor.
***
Bu ülkede başbakanlar hep kendi aleyhine çalışan sermayeyi yok etmeye çalıştı. Hemen hepsi yaptı bunu. Fakat bu ilkel mücadele yönteminin ülke ekonomisine tek bir yararı olmadı. Tayyip Erdoğan bunu biliyor. Onun  gayesi bu ülkenin zenginleşmesi. Buna rağmen hala kimileri Başbakan'a rövanşist diyor. Kusura bakmayın yaptığınız yasadışı operasyonlar tüm belgeleriyle savcılığın elindeyse, darbeci paşalara gidip 'Şu şirketin batması şart paşam, tüm aile türbanlı, hacı-hoca takımı. Onlar irticacı biz Atatürkçüyüz' demişseniz, bu yaptığınızın somut belgeleri varsa ve sonra gerçekten asker eliyle yazılı talimatlarla o şirketler batırılmışsa aileleriyle beraber binlerce insan aç sefil kalmışsa elbet evrensel hukukun gereği yerine getirilmeli. Daha önce de yazmıştım: Buna rövanşizm değil, adalet denir!

<p>Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, hükümet krizini aşmak için yarından itibaren parlamentoda temsil

İtalya'da hükümet krizi... Conte gitti, şimdi ne olacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ağrı Dağı göçmen kuşlara ev sahipliği yapıyor

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında