• $15,8769
  • €16,8435
  • 942.556
  • 2372.35
13 Ekim 2011 Perşembe

Kasabanın şerifi

Daha önce bazı internet sitelerinde yayınlanmış ama ben ilk kez dünkü Taraf'ta gördüm o buzlanmış fotoğrafı. İki adam paramparça bedenleriyle güpegündüz sokağın ortasında yatıyor. Birinin ayağında uzun bir ip bağlı, diğeri ise yüzükoyun kapaklanmış. Şemdinli saldırısına katılan iki PKK'lı bu insanlar. O saldırıdaki amaçları insanlık dışı ama onların cansız ve paramparça bedenlerini sokağın ortasında sergilemek çok mu insani? Yoldan gelen geçene 'ayağını denk al, yoksa sonun böyle olur' demekten başka ne anlama geliyor böyle bir görüntüyü gizleme gereği duymamak?
***
Bu ülkede bizler avaz avaz 'barış isteriz' diye bağırıp dursak da olmuyor işte. Bu savaşı başlatan ve sürdüren taraflar kan, vahşet, ibret ve intikamdan beslenmekten yılmıyor, sonuca bunlarla varılacağı yanılgısından kurtulamıyorlar.
***
Bomba araması ya da her ne ise yapılır yapılmaz o cesetlerin üzerini örtmek ya da onları oradan almak mümkün değil mi? Kan, vahşet ve şiddeti göze sokmakla elde edilen ne? Daha fazla öfke, daha fazla şiddet daha fazla ayrışma değil mi? O fotoğrafın fonunda görünen 'Vatan bir bütündür parçalanamaz' sözünü korkutucu bir hale getirmiyor mu o görüntü?
***
Bizler, masaları başında, Şemdinli'den çok uzakta oturup ahkam kesenler için çok zor biliyorum ama oradaki insanların yerine kendimizi koymayı bir denesek... Vahşetin günlük hayatın parçası olduğu, şiddetin iki taraftan meşrulaştırıldığı, bir tarafta örgüt baskısı, diğer tarafta devletin 'ibret ve gözdağı' ile soruna çözüm aradığı o 'uzak diyar'daki kardeşlerimizin ruh hallerini anlamaya çalışsak... O zaman Ahmet Altan'ın dün yazdığı şu cümleyi yürekten hissedebiliriz bence: ''Şemdinli'yi basan o çocukların hayattayken yaptıkları bu baskına karşıyım ama ölüleri benim ölülerim.''

Devam et Mutlu!
Mutlu Tönbekici, Vatan Gazetesi'nde kadına karşı şiddete dair iki gündür çok cesur ve damardan yazılar yazıyor. Medyadaki erkeklerden bahsediyor ve onların da kadına ve şiddete bakışının haberlere konu olan erkeklerden farklı olmadığını söylüyor. Valla çok haklı. Herkes değil elbette ama medyada da iş dünyasında da siyasette de kadına karşı şiddet konusunda sabıkası kabarık isim çok. Hatta birkaç yıl öncesine kadar bu ülkenin en tepe noktasında oturan bir ismin karısına sistematik olarak nasıl şiddet uyguladığını Ankara'da bilmeyen yok...
***
Hal böyleyken Mutlu 'kadına karşı şiddetle mücadele edecek olan bu zihniyet mi?' diye soruyor haklı olarak... Mutlu'cuğum, bu zihniyetin tasfiyesi için deşifre ve yüzleşmeye ihtiyaç var, o yüzden herkes eteklerindeki taşları dökmeli... Eren Keskin'e tecavüz etmek isteyen Kardak prensini ya da sosyal güvenlik uzmanını vs biliyoruz ama karısının dişlerini dökmek gibi bir suçu işleyen kim? Medya koridorlarında örtbas edilen şiddet hikayeleri neler? Anlat, anlatalım...

<p> Fonetik  kısaca konuşulan dili oluşturan sözcüklerin ses yapısı bakımından incelenmesi,  ses bil

TÜRKÇE'DE FONETİK

Akıncı Toyu 2022 Uluslararası Atlı Okçuluk Yarışması başladı

Türkiye'nin en pahalı Tofaş'ı! 250 bin liraya satıldı

Türkiye'nin kültürel mirası 35 bin eser dijitalle dünyaya açılacak